<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967</id><updated>2012-02-20T20:33:33.140+02:00</updated><title type='text'>Naci Koru</title><subtitle type='html'>Hariciyeciden bilişim yazıları...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>24</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-5692762862862190888</id><published>2012-01-22T11:30:00.009+02:00</published><updated>2012-01-24T17:52:31.456+02:00</updated><title type='text'>Dışişleri Bakanlığı'nda kariyer memuru olmak artık daha cazip</title><content type='html'>Üniversitelerimizin uluslararası ilişkiler, kamu yönetimi, hukuk ve iktisat gibi bölümlerinden mezun olan gençlerimize Bakanlığımızı daha iyi tanıtmak amacıyla 2011 yılında bir dizi faaliyet düzenledik. Çeşitli televizyon programlarında diplomasi mesleğini anlattık ve bakanlığa nasıl girilebileceği konusunda bilgiler verdik. Ayrıca kamu diplomasi çalışmaları çerçevesinde iki yıldır sürdürdüğümüz üniversite ziyaretlerine geçtiğimiz yıl da devam ettik. Üniversitelerimizde hem dış politikamızı anlattık, hem de mesleğimize ilgi duyan gençlerimize bakanlığa giriş için nasıl hazırlanabilecekleri konusunda ipuçları verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl bir de bakanlığımızı tanıtan kapsamlı bir broşür hazırladık. Bu broşürlerden temin etmek isteyen gençler İnsan Kaynakları Dairemize kısa bir mesaj göndererek talepte bulunabilirler. Ayrıca broşürün &lt;a href="http://www.mfa.gov.tr/site_media/html/disisleri-tanitim.pdf"&gt;pdf formatındaki örneğini&lt;/a&gt; hafta başında web sitemize de ekledik. İlgi duyanlar sayfalarımızdan indirip inceleyebilir, dostlarına da gönderebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çalışmalarımıza 2012’de de devam edeceğiz. Ancak geçen yıl, bakanlığımıza girişleri yakından ilgilendiren önemli bir gelişme oldu. Önceki yıllarda diğer kamu kurumlarındaki kariyer memurlarına göre daha sınırlı özlük haklarına sahip olan bakanlığımız görevlileri, 2011 yılı son ayında Başbakanlık tarafından başlatılan bir çalışma ile benzer kamu kurumları ile aynı haklara sahip oldu. Örnek vermek gerekirse, 2011 yılında göreve başlayan bir meslek memurunun başlangıç maaşı yaklaşık 1.700 lirayken bu maaş yeni düzenleme ile yüzde 55 artışla 2.730 liraya yükseldi. Bu düzenlemenin önümüzdeki yıllarda bakanlığımıza ilgiyi daha da arttıracağını ümit ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki ayrıntıları ile ilgilenenler olabileceği düşüncesiyle 2011 yılında kariyer memurlarımızın özlük hakları ile ilgili konularda sağlanan yenilikler ve başta bilişim olmak üzere, çeşitli alanlarda gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin bilgileri aşağıda kısaca özetlemek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Özlük hakları &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1.2010 yılında yürürlüğe giren yeni Teşkilat Yasamızda yer alan aile yardımı, teşvik ödeneği, çocukların eğitim giderlerine katkı ve sıla bileti ile ilgili düzenlemeler 2011 yılında tamamlanarak uygulamaya geçirilmiştir. Böylece yurtdışında görev yapan bir memurumuz, çocuk sayısına ve bulunduğu ülkenin ait olduğu bölgeye göre yılda 30 bin Dolara kadar ek ödeme alabilme imkanına kavuşmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Bakanlığımız kariyer memurlarının merkez ve yurtdışı maaş dereceleri uzun yıllardır görevlilerimizin unvanlarına endekslenmişti. 4 Nisan 2011 tarihinde gerçekleştirilen yeni bir düzenleme ile maaş derecelerinin unvan ile bağı kesilmiş, böylece maaşların hesaplanmasında Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan genel esaslar uygulamaya geçirilmiştir. Bu uygulama sayesinde özellikle genç memurlarımızın maaşlarında önemli artışlar sağlanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Afrika’daki temsilciliklerimizde görevlendirilen kariyer memurlarına lojman sağlanması yönünde yaptığımız girişimler ilgili makamlarımız tarafından kabul edilmiş ve Afrika kıtasındaki 30 temsilciliğimizin her birinde ikişer kariyer memuruna kurum tarafından lojman kiralanması imkanı sağlanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Yurtdışı temsilciliklerimizden E ve F bölgesinde yer alanlara yapılan kariyer memuru atamalarında, ataması yapılan memurumuzun eşine de, isteğe bağlı olarak, tayin olunan misyonumuzdaki boş kadro durumuna göre, “sözleşmeli” statüde görevlendirilme imkanı sağlanması uygun görülmüştür. Böylece bir yandan misyonlarımıza nitelikli eleman kazandırılması, diğer yandan da mahrumiyet bölgesinde görev yapan memurlarımıza ek gelir sağlanması amaçlanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Uzun yıllardır, kariyer memurlarımız başta olmak üzere, merkezdeki görevlilerimizin maaşlarında iyileştirme sağlanması ve özlük haklarımızın benzer kamu kurumlarındaki görevlilerinin düzeyine çıkarılması amacıyla gerçekleştirdiğimiz girişimler olumlu sonuçlanmış ve bulunulan kadro dercesine göre merkez maaşlarımızda yüzde 15 ile yüzde 60 arasında artış sağlanmıştır. Özellikle genç memurlarımızın özlük haklarında önemli iyileştirmeler sağlayan yeni düzenleme 15 Ocak 2012 tarihinde uygulamaya girmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. İlk kez 2010 yılında başlatılan, atama kararnamelerinin erken çıkarılması uygulamasına 2011 yılında da devam edilmiştir. Kararnamelerimizin 2011 Şubat ayında yayınlanması, yurtdışına tayin olan memurlarımızın, görev yapacakları ülke için yaklaşık altı ay önceden hazırlık yapmaya başlamaları için bir fırsat oluşturmuştur. Bu uygulamaya 2012 yılı atama kararnamesinde de devam edilmesi öngörülmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Eğitim &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;7. Genç kariyer memurlarımıza yurtdışında yüksek lisans yapma imkanı sağlanması için Yeni Teşkilat Yasamıza eklenen maddenin uygulamasına yönelik olarak gerekli işlemler başlatılmış ve bu amaçla ilgili kuruluşlarımızın onayı alınmıştır. Bakanlar Kurulu’nun da uygun görmesi ile birlikte ilk olarak 2012 yılında 25 kariyer memurumuzun lisansüstü eğitim için yurtdışı üniversitelere gönderilmesi öngörülmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. İngilizce ve Fransızca dilleri dışında, dış temsilciliklerimizin bulunduğu önemli bölge ülkelerinin dillerini öğrenmeyi teşvik etmek amacıyla, başta Arapça, Farsça, Rusça, İspanyolca ve Çince olmak üzere, önemli yabancı dillerin eğitimini almaları için genç kariyer memurlarımıza mali destek sağlanmıştır. Bu amaçla ayrıca, Bakanlığımız ile TÖMER arasında bir işbirliği protokolü imzalanmıştır. Anılan protokolün 2012 yılında da yenilenmesi planlanmaktadır. Bu çerçevede, 2011 yılında dil eğitimi alan memurlarımızın sayısı 42 olmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Ülkemizdeki üniversitelerin uluslararası ilişkiler bölümlerinde okuyan başarılı öğrencilere Bakanlığımızı tanıtmak amacıyla 2011 yılında ilk kez Yaz Okulu düzenlenmiştir. Yaz Okuluna gösterilen büyük ilgi üzerine bu çalışmanın üniversitelerin kış tatili sırasında Kış Okulu biçiminde de tekrarlanması kararlaştırılmıştır. 2012 Kış Okulu Şubat ayında gerçekleştirilecek olup, sözkonusu çalışmalara üniversite öğrencilerinden yoğun bir rağbet olması memnuniyetle gözlemlenmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Arşiv&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;10. Bakanlık yönetiminin arşiv çalışmalarına özel bir önem vermesinden ve yeni Teşkilat Yasamızda arşiv çalışmalarının müstakil bir birim tarafından üstlenilmesinin öngörülmesinden dolayı, 2011 yılı içinde Arşiv binamızın yapımı hızlandırılmış ve Bakanlığımız yeni yerleşkesinin Karakusunlar semtindeki arsasında 10 dönümlük arazi üzerine inşa edilen, 6.200 metrekaresi depolama alanı olmak üzere toplam 18.000 metrekare kapalı alana sahip “Dışişleri Bakanlığı Arşiv Binası” Aralık ayı içinde tamamlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;İnşaat projeleri &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;11. Bakanlığımızın, Karakusunlar semtinde yer alan 132 dönüm büyüklüğündeki arsamız üzerine inşa edilecek müstakbel yerleşkeye taşınmasının kararlaştırılmasının ardından, yeni yerleşkemizin proje çalışmalarına başlanmıştır. Proje çizimi 2012 yılı ilk aylarında tamamlanarak onaya sunulacak; bilahare inşaat ihalesine çıkılacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. New York’ta BM binasının hemen karşısında bulunan, TURKUNO Daimi Temsilciliğimiz ile New York Başkonsolosluğumuzun görev yaptığı Türkevi’nin yıkılarak aynı arsada yeni bir prestij binası inşası için karar alınmış ve bu karar uyarınca ilk aşamada mevcut binamıza bitişik restoran binasının satın alınma işlemi tamamlanmıştır. Yeni Türkevi projesinin 2012 yılında hazırlanması ve inşaat çalışmalarına başlanması öngörülmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Dış temsilciliklerimiz hizmet binalarının yenilenmesi çalışmaları çerçevesinde 2011 yılında Astana ve Bişkek Büyükelçiliklerimiz binalarının inşaatları tamamlanmıştır. Atina Büyükelçiliğimiz için yeni hizmet binası ve Tirana Büyükelçiliğimiz için 7 dönüm büyüklüğünde bir arsa satın alınmıştır. Berlin Büyükelçiliğimiz inşaatının 2012 yılında tamamlanması öngörülmektedir. 2011 yılında ayrıca, Meksika Büyükelçiliğimiz ve NATO Nezdindeki Daimi Temsilciliğimiz ile Boston ve Hannover Başkonsolosluklarımızın yeni ikametgahları; Viyana Başkonsolosluğumuzun yeni kançılaryası satın alınmıştır. Abuja, Doha, Kiev, Madrid, Podgorica, Bağdat, Hartum, Kişinev, İslamabad, Prag, Saraybosna, Dakka, Ulanbator Büyükelçiliklerimiz ve Avrupa Konseyi Nezdindeki Daimi Temsilciliğimiz ile Strazburg, Mainz, Karaçi ve Nahçıvan Başkonsolosluklarımızın mimari ve inşaat projeleri devam etmektedir. Ahiren kurulan Mogadişu Büyükelçiliğimizin müstakbel yerleşkesi için 85 dönüm büyüklüğünde arazi (dış temsilciliklerimizin arazileri arasında en büyüğü olacaktır) temin edilmiş olup, geçici yerleşke ve kalıcı inşaatın 2012 içinde başlatılması planlanmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bilişim &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;14. Bakanlığımızda kullanılmakta olan bilgisayar yazılımlarının, merkezi bir yapıda, standart teknolojiler kullanılarak yeniden derlenmesi amacıyla başlatılan çalışmalar çerçevesinde geliştirilen Dışişleri.Net uygulamaya geçirilmiştir. Güçlü bir bilgi bankası olacak şekilde tasarlanan Dışişleri.Net ile Bakanlığımız görevlilerinin, izin başvurusu, atama tercih formlarının hazırlanması, değerlendirme formlarının doldurulması gibi, kurumla yapacakları tüm iletişimin kısa bir süre içerisinde tamamen elektronik ortama taşınması amaçlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. Bakanlığımız kurumsal kimlik çalışmaları tamamlanmış ve Kurumsal Kimlik Rehberi yayınlanmıştır. Başta kurum logosunun kullanımı olmak üzere, önümüzdeki dönemde tüm basılı malzememizin yeni kurumsal kimlik rehberine göre yapılması öngörülmektedir. Kurumsal Kimlik Rehberi’ne Dışişleri.Net/Bilgi Notları menü başlığından erişilmesi mümkündür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. Bakanlığımız ile yurtdışındaki misyon şeflerimiz arasında daha etkin iletişim sağlanması amacıyla ilk aşamada 23 dış temsilciliğimize görüntülü telefon (video konferans) sistemi kurulmuştur. Bu sistemin kullanımının 2012 yılında yaygınlaştırılması planlanmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 yılının genel bir muhasebesi yapıldığında, kısa sürede oldukça yol aldığımızı görüyorum. Bu yıl özellikle eğitim konusuna özel bir önem vereceğiz. Çok sayıda kariyer memurunu Türkiye'de ve yurt dışı üniversitelerde yüksek lisans programlarına   göndereceğiz. Bu konuyu daha sonra ayrıntıları ile bloğumda sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012 yılında daha çok sayıda gencimizin diplomasi mesleğine ve bakanlığımıza ilgi göstereceğini umuyorum.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-5692762862862190888?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/5692762862862190888/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2012/01/dsisleri-bakanlgnda-kariyer-memuriyeti.html#comment-form' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5692762862862190888'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5692762862862190888'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2012/01/dsisleri-bakanlgnda-kariyer-memuriyeti.html' title='Dışişleri Bakanlığı&apos;nda kariyer memuru olmak artık daha cazip'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-6238712904350355202</id><published>2012-01-21T23:15:00.010+02:00</published><updated>2012-01-22T17:19:09.376+02:00</updated><title type='text'>Kişi ve kuruluşları karalamak bu kadar kolay olmamalı</title><content type='html'>Sabah gazetesinin  ekonomi yazarlarından Sayın Süleyman Yaşar 12 Ocak günü, “&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/yasar/2012/01/12/disislerinin-vesayeti-ne-zaman-kalkacak"&gt;Dışişleri’nin vesayeti ne zaman kalkacak&lt;/a&gt;” başlığıyla bir köşe yazısı yayımladı. Yazıda, bundan seneler önce Şangay’daki bir Dışişleri mensubumuzun, askerlik erteleme işlemi için başvuran bir vatandaşımıza zorla İstiklal Marşımızı okutturduğu ifade ediliyor ve Dışişleri’nin vesayetçi zihniyetinin artık sona ermesi gerektiği vurgulanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının sert üslubu, gerek beni gerek kamu kurumları için bir zamanlar ileri sürülen “halka uzak, vatandaşa mesafeli” inancını yıkmaya çalışan mesai arkadaşlarımı son derece üzdü. Yazıda yer alan, “&lt;span style="font-style:italic;"&gt;halayı siyasetçiye şirin görünmek için çekmişler, vatandaşı hor gören uygulamaya devam ediyorlar&lt;/span&gt;” ifadeleri de oldukça kırıcıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının yayınlandığı gün yazarını aradım; ama Türkiye dışında olduğu için kendisine ulaşamadım. Bunun üzerine hissiyatımı kısa bir mesaj ile kendisine ilettim. Bakanlık olarak, “yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın dış temsilciliklerimizde karşılaştıkları sorunlara ilişkin tüm şikayetleri ciddiyetle araştırdığımızı, hatalı davranış içerisinde olanlar varsa bunların uyarıldığını, bazı görevlilerimizin de yanlış davranışlarından dolayı disiplin cezaları aldıklarını” yazdım. Ancak, “köşe yazısı üzerine dosyalarımızı incelediğimizi, iddia konusu olay hakkında zamanında Bakanlığımıza intikal etmiş bir şikayet bulamadığımızı” belirttim. Ayrıca, “zamanında şikayet konusu yapılmamış bir olayın aradan seneler geçtikten sonra bu şekilde itham edici bir üslupla Sabah gazetesinde yer almasının, mevzuata aykırı böyle bir hadiseden ötürü haksızca ve artık çok gerilerde kalmış bir anlayışla itham edilmemizin de bizi üzdüğünü” kaydettim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sağolsun Süleyman bey, mesajımı kısa sürede cevapladı, “sizi üzdüğüm için ben de üzüldüm” dedi. Ama sonuç olarak iddiasının arkasında da durdu. “Dışişleri Bakanlığının vatandaşa iyi hizmet vermediğini, dosyalarında bunun başka örnekleri de olduğunu” yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani meşhur bir hikaye vardır: &lt;br /&gt;Bir gün bir yeniçeri, yakasına yapıştığı bir Yahudiyi duvara yaslar. &lt;br /&gt;Yahudi sorar: İyi de ben sana ne yaptım?&lt;br /&gt;Yeniçeri yanıtlar: Siz bizim İsa Efendimizi öldürmüşsünüz.&lt;br /&gt;Yahudi şaşırır: “Tamam da" der, "bu benim mi suçum? Üstelik asırlar önce yaşanmış bir hadise!"&lt;br /&gt;“Olabilir ama” der, yeniçeri; “benim yeni haberim oldu.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şangay Başkonsolosluğunda bir vatandaşa uzun yıllar önce zorla istiklal marşı okutulması olayı da işte böyle bir iddia. Zamanı belli değil, faili belli değil, mağduru belli değil. Ama ülkemizdeki önemli bir gazetenin tanınmış bir yazarı yaklaşık 10 yıl sonra “bir zamanlar böyle bir olay yaşanmıştı” diyerek dışişleri gibi bir kurumu suçlayabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldığım bu cevap üzerine yeni bir açıklama gönderdim Süleyman beye. “Yazınızda ‘iki önceki konsolos dönemi’nde diye tanımladığınız zaman birimi 2001 - 2005 yılları arası olmalı. Neredeyse 10 yıl önce yaşandığı ileri sürulen bir olayın, doğruluğu hiç araştırılmadan konu edilmesini anlamakta zorlanıyorum. Biz bu konuda hiç bir şikayet mektubu bulamadık. Keşke yıllar sonra özel bir görüşmede bu konuyu size açan iş adamımız bu muameleye maruz kaldığında durumu kısa bir mesajla bize de iletseydi” dedim. “Takdir edersiniz ki, bu gibi, hiç bir şekilde tasvip edilmeyecek olaylar zaman zaman vuku bulabilir. Ama önemli olan, bunların ögrenildiğinde kurumun mudahale edip etmediği, haksızlıkları giderip gidermediğidir. Biz Dişişleri Bakanlığı olarak benzer şikayetleri aldıgımızda şikayet konularını titizlikle inceleyip gereğini yapıyoruz” diye yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajımın sonunda kendisine bu olayı aktaran iş adamımızdan, aradan bu kadar yıl geçmis olmakla birlikte olayın yaşandığı tarih ve olayın ayrıntıları ile ilgili bilgileri bize iletmesini talep ettiğimizi, ayrıca açıklamalarımıza sütununda yer vermesini beklediğimizi ifade ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu açıklamam ne yazık ki Sabah’ta yer almadı. Süleyman bey, bir mesaj daha göndererek beni “&lt;span style="font-style:italic;"&gt;konunun önemini kavrayamamakla&lt;/span&gt;" suçladı. Bununla da yetinmedi ve bakın bizim çalışmalarımızı güncel gelişmelerle nasıl karşılaştırdı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style:italic;"&gt;On yıl önce yaşanan diyorsunuz. Doğruluğu araştırılıp araştırılmadan diyorsunuz; önce size 32 yıl önce yapılan 12 eylül darbesinin hesabının Ak parti hükümeti döneminde sorulduğunu hemen hatırlatayım. Şikayetçi olan kişi ve kişiler vatandaş. Sizin göreviniz bu şikayetlerin tekrarlanmaması için ilgili devlet memurunun tavrını düzeltmesini sağlamaktır. Benim görevim kamu hizmeti alan vatandaşın şikayetini kamu hizmeti veren birime bildirmektir. Ben süzgeçten geçirmek, sansürlemek ya da size şikayeti var mı yok mu bunu araştırmakla mükellef değilim. Ben görevimi yaptım siz de görevinizi yapmalısınız.&lt;/span&gt;”  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlığımızın basın ile ilişkilerinden de sorumlu olan bir yönetici olarak bu mesajdan sonra değerli Sabah yazarı ile yazışmalarımıza devam etmenin bir anlam taşımayacağı kanaati oluştu bende. İddia ile ilgili açıklamamıza basın ahlakı gereği gazetede yer verilmesini bekliyordum, ama aradan on gün geçmiş olmasına rağmen bu beklentim gerçekleşmedi. Bu şekilde gazetelerdeki ombudsmanlık hizmetinin de iyi çalışmadığını görmüş oldum ve bundan üzüntü duydum. Benim gibi sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanan kişiler için belki bu tür yanlış haber ve yorumlar karşısında görüş yazmak mümkün. Ama bu imkanı olmayan kişi ve kurumlar ne yapmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir dayanağı olmayan iddialar ile kişi ve kuruluşları karalamak bu kadar kolay olmamalı diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-6238712904350355202?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/6238712904350355202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2012/01/kisi-ve-kuruluslar-karalamak-bu-kadar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6238712904350355202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6238712904350355202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2012/01/kisi-ve-kuruluslar-karalamak-bu-kadar.html' title='Kişi ve kuruluşları karalamak bu kadar kolay olmamalı'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-1280997524377391800</id><published>2011-12-11T15:39:00.015+02:00</published><updated>2011-12-11T21:06:45.560+02:00</updated><title type='text'>Almanya’daki Cinayetler: Irkçılıkla Mücadele İnsanlık Görevidir</title><content type='html'>Almanya’nın Solingen şehrinde beş vatandaşımız 1993’te ırkçılar tarafından evlerinde diri diri yakıldığında Bonn Büyükelçiliğimizde görevliydim. Yabancı düşmanlığının dozunu arttırdığı yıllardı 1990’lı yıllar. Solingen’den bir yıl önce de Mölln’de üç vatandaşımız yine benzer bir saldırıda yanarak hayatlarını kaybetmişlerdi. Dünya o zamanlar Almanya’daki bu olaylara kayıtsız kalmadı. Almanya’da siyasiler ve basın yabancı düşmanlığına karşı tavır aldılar. Ama ırkçı söylem maalesef aradan geçen sürede hiç bir zaman tamamen yok olmadı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Almanya’daki yabancı düşmanlığının tek mağduru bu ülkede yaşayan Türkler değil. İkinci dünya savaşından sonra ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayan diğer yabancılar da bu ırkçı saldırıların hedefindeydi. Ancak Almanya’nın en büyük yabancı toplumunu oluşturan Türkler, ne yazık ki bu saldırılardan da en fazla etkilenen ve zarar gören grup oldu. Eldeki kayıtlara göre son yıllarda Almanya’da yabancı düşmanlığı kaynaklı olay sayısında önemli bir artış var. Irkçılar saldırılarını düzenlerken hedeflerinin hangi ülke vatandaşı olduğuna da bakmıyorlar. Bu cinayetlerde ölenlerin önemli bir bölümü aynı zamanda Alman vatandaşı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basına “dönerci cinayetleri” olarak yansıyan, 2000-2006 yılları arasındaki olayların arkasındaki motifin yabancı düşmanlığı olduğunun ortaya çıkması Almanya’yı sarstı. Son bir aydır basın bu konuyu tartışıyor, Alman yöneticiler önceki olaylarda olduğu gibi faillerin yakalanıp yargılanacağını söylüyorlar. Ancak bu olaylar birinci derecede, bu ülkede yaşayan vatandaşlarımızı derinden etkiledi. Güvenlik endişesi Almanya’daki toplumumuzun günlük hayatını bile etkileyebilecek düzeye yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönerci cinayetlerinin aslında ırkçı saldırılar olduğunun “tesadüfen” ortaya çıkmasından hemen sonra Almanya’daki vatandaşlarımızla bir araya gelmek ve endişelerimizi Alman makamlarıyla paylaşmak üzere dışişleri bakanımızla birlikte Almanya’da dört günde beş ayrı eyaleti ziyaret ettik, buralarda hem üst düzey Alman yetkililer, hem de vatandaşlarımız ile bir araya geldik. Ziyaretimizin bizim için en önemli bölümünü ise bu ırkçı cinayetlerde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızın aileleriyle yaptığımız görüşmeler oluşturdu. Doğrusunu söylemek gerekirse, seyahata çıkmadan önce böyle vahim bir insanlık dramı ile karşılaşacağımızı heyetimizdeki kimse tahmin edemezdi. Duyduklarımız, insan olarak hepimizin kanını dondurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cinayetlerde hayatlarını kaybeden biri Yunan vatandaşı dokuz kişiden sekizinin aileleri ile bakanımız uzun görüşmeler yaptı. Yunanlı maktulün yakınları da dahil olmak üzere, aileler tarafından bizlere anlatılanlar tüm cinayetlerde benzer bir davranış biçiminin olduğunu gösterdi. Hunharca bir cinayet, arkasından canilerle ilgili hiçbir ipucu bulunanaması, hemen sonrasında da hayatını kaybeden kişinin yakınlarının muhtemel zanlı oldukları düşüncesiyle soruşturulmaları, defalarca DNA testlerine tabi tutulmaları, suçlanmaları, cinayette uyuşturucu veya mafya bağlantısı şüphesinin dile getirilmesi ve hiç bir dayanağı olmayan bu suçlamaların hayatlarını kaybedenlerin ailelerinin üzerine yamanması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dramı yaşayanlarla bir araya gelip onları dinlemeden insanlarımızın maruz kaldıkları bu durumun ne kadar vahim sonuçlar doğurabileceğini kestirebilmek çok zor. Abdurrahman Özüdoğru’nun eşi Gönül hanım ile babasını 16 yaşındayken kaybeden kızı Tülin, hıçkırıklar içerisinde on yıldır yaşadıklarını anlattığında hepimiz olayların öyküsünü gözyaşları içinde dinledik. Kurdukları küçük bir dükkanda terzilik yapan eşi Abdurrahman, 2001’de ırkçılar tarafından öldürüldükten sonra kendisine ve kızına defalarca DNA testi uygulandığını söyleyen Gönül hanım, katille ilgili soruşturma yapacak yerde, Alman güvenlik makamlarının kendilerine yöneldiğini, akla gelmedik suçlamalarla üzerlerine çamur atıldığını, kızının en önemli yaşlarında, sanki babası uyuşturucu işiyle uğraşan bir kişiymiş gibi toplumdan dışlandığını, insan yüzüne bakamaz duruma getirildiklerini, belki bundan da acısı, Türk toplumunun da kendilerini toplum dışına ittiğini, böylece on yıl anne-kız yalnız bir hayat mücadelesi vermek zorunda kaldıklarını anlattı. Tülin haykırarak şöyle diyordu: “&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Almanlar Solingen’den ders alabilselerdi babam şimdi hayatta olacaktı. Ama korkarım ki, bu yaşananlar da ders olmayacak; bundan sonra da çok sayıda insanımız yabancı düşmanlığı olaylarında can verecek&lt;/span&gt;.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı düşmanlığı tehdidinin Almanya’da görev yaptığım yıllardan bu yana azalmadan devam ettiğini görmek benim için endişe verici oldu. Hamburg, Frankfurt, Münih, Berlin ve Köln’de yaptığımız toplantılarda vatandaşlarımızda gözlemlediğimiz güvenlik kaygısı bu konuyu Türkiye olarak bizim de yakından izlememiz gerektiğini bir kez daha gösterdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanımızın bu ziyaretinin oldukça zamanlı olduğunu hep birlikte gördük. Vatandaşlarımız Türkiye’nin yanlarında olduğunu hissettiler. Bu ziyaret vesilesiyle görüştüğümüz, başta Alman cumhurbaşkanı Sayın Wulf, dışişleri bakanı Sayın Westerwelle ve içişleri bakanı Sayın Friedrich olmak üzere, üst düzey Alman yetkililer de yabancı düşmanlığıyla mücadelede kararlı olduklarını çok açık bir şekilde ifade ettiler. Cumhurbaşkanı Wulf’un son gelişmeler üzerine, bu olaylarda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerini topluca misafir edip yanlarında olduklarını belirtmesinin Almanya’daki Türk toplumu içinde memnuniyetle karşılandığını gözlemledik. Irkçılıkla mücadelede Alman yönetiminin kararlı olması ve ırkçı motifli saldırıların faillerinin yakalanıp adalete teslim edilmesi bu ülkede yaşayan tüm yabancıların ortak isteği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanımız Almanya’dan ayrılmadan hemen önce hissiyatını bir makalede Alman kamuoyuyla da paylaştı. Süddeutsche Zeitung gazetesinin 9 Aralık tarihli sayısında yayınlanan “Kurbanların Aileleri Adalet Bekliyor” başlıklı makalenin Almancasına ilgili gazetenin web sitesinden, Türkçesine de dışişleri bakanlığımızın &lt;a href="http://tr-tr.facebook.com/notes/tc-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1/say%C4%B1n-bakan%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1n-s%C3%BCddeutsche-zeitung-gazetesinin-almanya-bug%C3%BCnk%C3%BC-8-aral%C4%B1k-n%C3%BCsha/266454473403424"&gt;Facebook sayfasından&lt;/a&gt; erişilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı ve ırkçılık kuşkusuz tüm dünya ülkelerinin ortak mücadele etmesi gereken bir olgudur. Bununla birlikte her ülke, kendi sınırları içerisinde bu gibi olayların vuku bulmaması için üzerlerine düşen görevi de yerine getirmelidir. Almanya’ya elli sene önce misafir işçi olarak giden ve bugün bir çoğu bu ülkenin vatandaşı olan Türklerin kendilerini güvende hissetmeleri için  biz de Türkiye olarak gelişmeleri bundan sonra da yakından izleyeceğiz. Yabancı düşmanlığı ile ilgili tehdit alan veya saldırıya uğrayan vatandaşlarımız derhal yerel Alman makamlarını arayıp yardım isteyebilecekleri gibi, yedi gün yirmidört saat görev yapan Konsolosluk Çağrı Merkezimizi (+90 312 292 2929) de arayabilir ve destek talep edebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Solingen dramından 18 sene sonra, hiç bir suçları olmadığı halde, yalnız değişik bir kültürden geldikleri için hunharca öldürülen vatandaşlarımızın aileleriyle bir araya gelmek üzücüydü. Tülin kızımızın dediği gibi, umarım bu defa ilgili makamlar bundan ders alırlar ve Almanya’da bir daha böyle elim olaylar yaşanmaz.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-1280997524377391800?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/1280997524377391800/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/12/almanyadaki-cinayetler-irkclkla.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/1280997524377391800'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/1280997524377391800'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/12/almanyadaki-cinayetler-irkclkla.html' title='Almanya’daki Cinayetler: Irkçılıkla Mücadele İnsanlık Görevidir'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-2131145897984411821</id><published>2011-09-23T23:26:00.011+03:00</published><updated>2011-10-16T20:29:49.200+03:00</updated><title type='text'>Hürriyet ile söyleşi</title><content type='html'>Ne zamandır bloğuma yazamadım. Bakanlıktaki günlük uğraşılar, dış ülkelere seyahatler, son olarak da bakanlığa giriş sınavları ile ilgili hazırlıklar kendime ayırdığım zamanı maalesef daha da azalttı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bütün bu meşguliyetler arasında bilişime her zaman vakit bulmaya çalıştım. Bakanlığımız teknik alt yapısının yenilenmesi amacıyla yaklaşık üç yıl önce başlattığımız çalışmada da oldukça mesafe katettik. Geçenlerde bu konuları Hürriyet'ten Aysel Alp ile görüştüm. Önce Ankara Çayyolu'ndaki evimizde, daha sonra da bakanlıktaki ofisimde yaptığımız bu sohbetten uzunca bir metin ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyleşi 16 Ekim pazar günü Hürriyet Pazar'da yayınlandı. Ancak özellikle kamuda bilişim alt yapısını değerlendirdiğimiz bölümleri gazetede göremedim. Söyleşinin yayınlanmayan bölümleri hurriyet.com.tr'de yer aldı. (http://www.hurriyet.com.tr/pazar/18999474.asp) Metni ben de aşağıda incelemenize sunuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşlerini paylaşmak isteyen okuyucular yorumlarını bloğuma kaydedebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELGELER AFRİKA'YA İKİ SANİYEDE, KARŞI BİNAYA İKİ HAFTADA GİDİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fehmi Koru mesleğin duayenlerinden.&lt;br /&gt;Basında teknolojiyi en iyi izleyen ve en iyi kullanan birkaç isimden biri. Yeni bir bilgisayar mı çıktı, yeni bir telefon ya da yeni bir fotoğraf makinesi, Fehmi Koru’da göreceğinizden emin olabilirsiniz. &lt;br /&gt;Bu teknoloji merakı ailesine de o kadar yansımış ki, beş çocuğundan üçü bilgisayar mühendisi. &lt;br /&gt;Peki, bu tutku nasıl ortaya çıktı?&lt;br /&gt;İşin sırrı, Gazeteci Fehmi Koru’nun kardeşinde.&lt;br /&gt;Tam bir teknoloji tutkunu olan Büyükelçi Naci Koru’da...&lt;br /&gt;Naci Koru, halen Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığını yürütüyor. &lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de iletişimin en kilit olduğu kamu kurumlarının arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;Kriptolar, gizli yazışmalar, uluslararası antlaşmalar, belgeler...&lt;br /&gt;Hepsi Dışişleri Bakanlığı’na emanet. &lt;br /&gt;Koru, diğer görevleri yanında, 114 ülkeye uzanan bu devasa iletişim sisteminin de başındaki kişi. &lt;br /&gt;Siyasal mezunu ama, kendi bilgisayar programlarını kendi yazıyor. E-pasaport, e-konsolosluk, Dışişleri’nin belge yönetim sistemleri onun geliştirdiği çözümler...&lt;br /&gt;Hiç bilgisayar eğitimi almamış olmasına rağmen, kendini yetiştirerek programlar yazmış, bakanlık bilişim alt yapısının mimarisini geliştirmiş. &lt;br /&gt;Tutku o kadar büyük ki, eşi Canan Hanım’ı bile etkilemiş. &lt;br /&gt;“Öylesine düşkündür ki teknolojiye… Bilgisayarlar benim kumam gibidir” diyor Canan Koru.&lt;br /&gt;Ve devam ediyor:&lt;br /&gt;“Gecenin bir yarısı hop fırlar yataktan; ne oldu demeye fırsat bırakmadan, ‘buldum, bunu yazmam lazım’ diyerek koşar bilgisayarın başına. Üzerinde çalıştığı yazılımla ilgilidir buldum, dediği…” &lt;br /&gt;Kurduğu sistemle, Dışişleri merkez teşkilatı ile yurtdışındaki 215 temsilcilik arasındaki iletişim hızı saniyelerle ölçülüyor.&lt;br /&gt;Ama, Ankara’daki Dışişleri Bakanlığı’ndan, yine Ankara’daki bir başka devlet kurumuna belge göndermeye gelince iş değişiyor. İki devlet kurumu arasındaki belge iletişimi, bazen haftalar sürüyor. &lt;br /&gt;Naci Koru’nun şimdiki hedefi bunu değiştirmek;&lt;br /&gt;Hayalinde, Türkiye’de tüm bakanlıkların, tüm devlet kurumlarının aynı iletişim ağından yararlanmaları, işlerin saniyeler içinde sonuçlandırılması var. &lt;br /&gt;İşte “el konulan hediye bir bilgisayar” ile başlayıp, devletin en kilit iletişim sistemlerinin mimarlığına kadar giden o tutkunun öyküsü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“HEDİYENİZE DEVLET EL KOYMUŞTUR…”&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Siyasal Bilgiler mezunusunuz, ama teknolojiye ilginiz ile tanınıyorsunuz. Bu ilgi nasıl başladı… &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: 1984’te Suudi Arabistan’da görev yaparken kişisel bilgisayarlar henü yeni yeni tanınmaya başlanmıştı. Cidde belediye başkanı İstanbul belediye başkanımının oğluna bir bilgisayar hediye etmek istemiş. Bilgisayarı belediye başkanına gönderilmek üzere büyükelçiliğimize yolladılar. Büyükelçimiz Umut Arık’a durumu anlattım; ‘efendim biz bu bilgisayarı büyükelçilikte tutalım, kendimiz kullanalım’ dedim. Büyükelçi, Belediye Başkanını aradı; ‘çok teşekkür ederiz, biz kullanmaya başladık’, dedi. O da, ‘güle güle kullanın, ben İstanbul için yenisini gönderiyorum’ diye karşılık verdi. İkincisini de böylece Sayın Dalan’a gönderdik. ENKA İnşaat’ın sahibi Sayın Şarık Tara da bize ihtiyaçlarımız doğrultusunda program geliştirmesi için bir mühendisini tahsis etti. Onunla oturduk, programlar yapmaya başladık. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;“FEHMİ AĞABEYİM İLK BİLGİSAYARI BENDE GÖRDÜ..”&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ağabeyiniz Fehmi Koru’nun bilgisayar tutkusunu bilmeyen yoktur. Bu tutku sizden ona mı geçti; ondan size mi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: Ailede bilgisayarı ilk kullanmaya başlayan benim. Cidde’den sonra Avusturya Bregenz’e gittim. 3 sene kaldım. O sıralar da kişisel bilgisayarlar yaygınlaşmaya başlıyordu. Bir Comodore aldım. Oyun amaçlı kullanılan Comodore 64 ile karıştırmayın, normal bir bilgisayar. Hard diski yoktu. İki tane disket sürücüsü vardı. Hatırlarsınız, o yıllarda evlerdeki telefonlardan uluslararası görüşme yapılamıyordu. Arada bir ağabeyimle postaneden telefonla görüşüyoruz. “Ağabey bu bilgisayarlar muazzam. Alışabilirsen yazılarını çok daha pratik yazarsın, hayatın değişir” dedim. Getirebilir misin, diye sordu. Ben de yaz tatili için Türkiye’ye giderken bilgisayarımı arabanın arkasına koydum, Ankara’da ağbime verdim. O tarihlerde WordStar adında bir kelime işlem yazılımı vardı. Onun kullanımını ağbime gösterdim. Uzun yıllar yazılarını bu bilgisayarla yazdı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Şimdi durum nasıl, siz mi daha iyisiniz Fehmi Bey mi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: İtiraf etmeliyim ki ağbim benden daha iyi. İlk başlarda sadece günlük yazılarını yazmak için kullanmaya başladı, ama teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgisayar kullanımını çok ilerletti. Bilgisayar kullanımında beni de, diğer bir çok kişiyi de geçti. Şimdi her yeni çıkan cihazı alıyor, telefon, bilgisayar, tablet PC aklınıza gelebilecek her şeyi ilk çıktığında ediniyor. Bir gün geldi; elinde bir tablet PC; keyboard’ı renklerden, ışık huzmesinden oluşuyor. İlk defa görüyorum… Ağırlığı hiç olmayan sadece ışık huzmelerinden oluşan bir keyboard ve onu kullanıyor. Çok şaşırdım. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Biz her bir araya geldiğimizde, Ipadlerimizi bilgisayarlarımızı koyuyoruz ortaya. Sende ne var, bende ne var, program değiş tokuşu yapıyoruz. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Çocuklarının ilgisi nasıl bilgisayara?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: Bizim iki, ağbimin 5 çocuğu var. Çocukların hepsi bilgisayar kullanımı konusunda çok iyi. Ağbimin üç çocuğu bilgisayar mühendisi. Çoğu zaman bilgisayarla ilgili bir sorun yaşadığında beni arıyor; şöyle bir sıkıntı var, sen çözdün mü, diye soruyor. Ben de çözemediysem birilerini arıyorum. Birbirimizi besliyoruz sürekli. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Canan Hanım’ın bilgisayar performansı nasıl?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: Kullanıcı olarak gayet iyi. Ama küçük bir sorunla karşılaşsa bana sesleniyor. Kendi başına sorun çözmek istemiyor. Eşler kolaycılığa kaçıyorlar. O bende de var aslında. Bilgisayarcılar ile çalıştığım için küçük bir sıkıntı olsa kendim ilgilenmiyorum, ben de hemen uzmanlarını çağırıyorum. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Canan Hanım, Naci Bey öğretme konusunda nasıl?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;CANAN KORU: Öğretmekte sabırsız. Az bilene öğretemiyor. Şuna basacaksın, buna basacaksın, diyor. İkinci kez sorduğunuzda kendinizi kötü hissediyorsunuz. Ben de çareyi söylediklerini yazmakta buldum. Ya da çocuklara soruyorum. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bilgisayarı mesleğinizle ilgili işlerde kullanmaya ne zaman başladınız?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: Bregenz’de muavin konsolosken, konsolosluk işlemlerinde bilgisayarı nasıl kullanabilir sorusuna cevap aradım. O tarihlerde çok yoğun kullanılan bir programlama dili vardı; dbase III Plus. Bu programlama dilini öğrendim ve bazı programlar yazdım. Türkiye’ye döndüğümde de dbase III Plus programlama Dili adıyla bir kitap hazırladım. Bu kitap üç baskı yaptı. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bregenz’de geliştirdiğim basit bir programla, konsolosluklarda meşakkatli bir iş olarak bilinen aylık hasılat cetveli düzenlenme işini bilgisayara aktardık. Hasılat cetvellerini bilgisayar ile hazırlayıp yazıcıdan alıyor ve Türkiye’ye gönderiyorduk. Aradan aylar geçti; bir gün bakanlıktan bir yazı aldık. Yazıda, ‘siz neye dayanarak böyle yapıyorsunuz’ diye soruyorlardı. Yıllar sonra benzer bir olayı Şikago’da da yaşadım. 2002’de e-Konsolosluk işlemi başlatmıştık. Önce yalnız Şikago’da başlattığımız bu uygulamayı Büyükelçimiz, tüm ABD’ye yaymamızı istedi. Ardından da o zamanki dışişleri bakanımız Sayın Abdullah Gül, beni Türkiye’ye çağırdı ve bu sistemi tüm temsilciliklerimize uygulaması talimatını verdi. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kamuda internet üzerinden kredi kartı uygulamasını da ilk olarak siz başlattınız değil mi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: Evet, yine Şikago’da vatandaşın konsolosluğumuza gelmeden internet üzerinden kredi kartıyla harç ödeyebilmesi için bir bankayla anlaştık. Ancak banka bunu her işlem için 50 Cent bir kesinti karşılığında kabul etti. Bu komisyonları posta masrafına ekleyince sorun kalmadı, uygulamayı başlattık.  Birkaç ay sonra bir toplantı için Türkiye’ye gittiğimde Konsolosluk Dairesi’nin bir not yazdığını gördüm. Notta “Şikago Başkonsolosluğu tarafından hangi yasal dayanağa göre başlatıldığı anlaşılamayan kredi kartı ödemesi” şeklinde bir ifade vardı. Oysa bu çalışmayı sayın bakanımız destekliyordu. Daha sonra bu uygulama yaygınlaştı. Şimdi diğer kamu kurumları da harç ve vergi ödemelerinde kredi kartı kullanıyorlar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Otuz yıllık bir dönemin tanığısınız… Dışişleri bugün teknoloji kullanımında hangi noktada?&lt;br /&gt;KORU: Oda büyüklüğündeki karmaşık bilgisayarlarla yalnız personelimizin maaş bordrolarını basarken, şimdi ceplerimize sığabilen küçük bilgisayarlarımızla uluslararası gelişmeleri izleyebiliyor, dünyanın farklı bölgelerinde de bulunsak, dakikalar içerisinde dış politika konularında tutum belgeleri hazırlayabiliyor, onaya sunabiliyor ve bakanlık açıklaması olarak belgeleri elektronik ortamda yayınlayabiliyoruz. Önceleri haftalar, hatta aylar süren iletişimimizi şimdi saniyeler içerisinde gerçekleştirebiliyoruz. Çalışma ofislerimizdeki ekranlar üzerinden yurt dışında görev yapan büyükelçilerimiz ile video konferans düzenleyebiliyoruz. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yaklaşık on yıldır tüm resmi belgelerimizi, kendi geliştirdiğimiz bir sistem ile hazırlıyor, onaya sunuyor, ilgili birimlerimize gönderiyor ve yine elektronik ortamda arşivliyoruz. 2001 yılından bu yana yazılan resmi yazılarımız içinde her hangi bir konudaki veya her hangi bir birim ile yapılan yazışmaları sorarsanız, bu yazışmaları saniyeler içerisinde bulup çıkarabilirim. Biz tüm açık yazılarımızı bu sistemle hazırlıyoruz. E-imza ile onayladığımız bu yazılarımız saniyeler içerisinde merkezdeki ve yurt dışındaki ilgili tüm birimlerimizdeki görevlilerimizin ekranlarına düşüyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;BELGELER AFRİKA’YA BEŞ SANİYEDE&lt;br /&gt;KARŞI BİNAYA İKİ HAFTADA GİDİYOR&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Binlerce kilometre uzağa saniyeler içinde ulaşıyorsunuz ama diğer kamu kurumlarıyla iletişimi nasıl kuruyorsunuz?&lt;br /&gt;KORU: Ne yazık ki Türkiye’deki kamu kurumlarına muhatap yazılarımız ilgili birimlere hala geleneksel yöntemlerle ulaştırılıyor. Onlarca, yüzlerce sayfa hacmindeki belgelerimizi, yazılarımızı saniyeler içerisinde dünyanın dört bir tarafındaki temsilciliklerimize iletebiliyoruz. Ama aynı yazıların bakanlığımızın karşısındaki bir diğer bakanlığa ulaşması günler alabiliyor. Teknolojinin bize sağladığı yetenekleri bilen bir kişinin bu durumu izah edebilmesi mümkün değil. Onlarda da bizdekine benzer belge yönetim sistemleri kullanılıyor. Ama bu sistemleri birbirleriyle elektronik ortamda konuşur duruma getirmemiz gerekir. Bir başka ifadeyle ortak dil oluşturmak gerekiyor. Bilişim alt yapısının güçlendirilmesinde oldukça  mesafe kat eden bir kurum olarak, bu konuda üzerimize düşecek görevleri yerine getirmeye hazırız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Son on yılı dijital ortama geçirdiğinize göre güçlü bir veri tabanına sahip olmalısınız? &lt;br /&gt;KORU: Evet, şu anda BelgeArşiv üzerinde 10 milyondan fazla belgemiz bulunuyor. Ekleriyle birlikte hesapladığınızda dijital arşivde kayıtlı toplam sayfa sayısını on milyonlarla tanımlayabilirsiniz. Şimdi Cumhuriyetin ilk yıllarına ait çok sayıda hassas arşiv malzemesini de geliştirdiğimiz yeni bir modülle dijital ortama taşıyoruz. 1919’dan 1958’e kadar olan dönemi tasnif ediyoruz. Bir kısmının üzerindeki ‘gizliliği’ kaldırıyoruz. Bu çalışmamızı da yakın bir zamanda araştırmacıların kullanımına açacağız.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;DIŞİŞLERİ ARŞİVİ AÇILIYOR&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ermeni soykırım belgeleri de sizde mi? Onları da açacak mısınız? &lt;br /&gt;KORU: Bu belgelerin bir bölümü zaten bizdeydi. Fakat bakanlığımızda arşivle ilgili uygun bir yer olmadığı için Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne vermiştik. Şimdi bakanlığın üçte biri büyüklüğünde bir arşiv binası yaptık. Önümüzdeki ay teslim alıyoruz. Arşivlerimizi tamamen oraya alacağız. Ve tasnif başladı. Cumhuriyetten hemen sonraki dönem; 1919’dan 1958’e kadar olan dönemi ülke ülke tasnif ediyor görevlilerimiz. Latin Amerika ülkelerinin tasnifi tamamlanmak üzere. Şimdi bizim için önem taşıyan ülkelerin tasnifine başlıyoruz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Vikileaks belgeleri dünyayı ayağa kaldırdı. Siz neler hissettiniz bu belgeler yayınlandığında? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: Dışişleri için gizli belgelerin istenmeyen ellere geçmesi tam bir kabustur. Bu olaylar gizli belge üreten kurumlar için bir ders oldu, herkes daha bir titizlikle bilişim alt yapısına çekidüzen vermeye başladı. Biz de güvenlikle ilgili önlemlerimizi arttırdık. Ancak dünyada yüzde yüz güvenlik sağlanması maalesef mümkün değil. Yalnız teknolojiye güvenmeniz yeterli olmuyor. İnsan unsurunu da göz önünde bulundurmanız gerekir. Biz de teknolojik gelişmeleri bakanlığımıza uyarlarken güvenliğe azami önem veriyor, gerekli önlemleri alıyoruz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Veri tabanınızda sadece arşiv belgeleri mi var?&lt;br /&gt;KORU: Hayır, değişik amaçlarla geliştirdiğimiz farklı uygulamalar vardı. Şimdi tüm uygulamalarımızı aynı çatı altına taşıdık. Örneğin insan kaynakları, bütçe, dış temsilciliklerimiz ve Türkiye’deki yabancı diplomatlarla ilgili modüller aynı kaynaktan beslenen uygulamalardan birkaçı.  İnsan Kaynakları uygulamamızın çok amaçlı kullanımı var. Maaş bordroları basımından, rutin atama kararnameleri taslaklarının hazırlanmasına, istatistikler çıkartılmasına ve görevlilerimizin en iyi hizmet verebilecekleri birimlerin seçimine kadar bu modülden etkin bir şekilde yararlanıyoruz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kim Kimdir, isimli bir veritabanınız daha var…. &lt;br /&gt;KORU: Bir diğer güçlü veritabanımız da bu. Dış temsilciliklerimizin temas içerisinde olduğu, ülkemiz için önem taşıyan, hükümet görevlileri, siyasiler, akademisyenler, sanatçılar, basın mensupları gibi kişilerin iletişim bilgileri yanında, görevleri, Türkiye ile bağlantıları gibi bilgiler büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız tarafından düzenli olarak bu veritabanına ekleniyor. Dolayısıyla birkaç tuşa basarak dilediğimiz kişilerin verilerine ulaşabiliyor, listeler hazırlayabiliyoruz. Kim Kimdir veritabanını özellikle temsilciliklerimizin yurt dışında düzenledikleri etkinliklerde davet mektupları ve tanıtım mesajları gönderilmesi amacıyla da kullanabiliyoruz. Ülkemizle ticari ilişkiler içerisinde bulunan şirketler, yurt dışındaki Türk dernekleri ve dünyadaki basın yayın kuruluşlarına ilişkin ayrıntılı bilgilerin yer aldığı veritabanları da zengin diğer uygulamalarımız arasında sayılabilir&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bakanlığa sınav başvuruları da elektronik ortamda yapılıyor…&lt;br /&gt;Koru: Bu uygulamayı geçen yıl başlattık. Önceki yıllarda meslek memuru ve idari memur sınavları için başvuruların mutlaka şahsen yapılması isteniyordu. Ayrıca başvuru belgelerinin de mutlaka noterden onaylı örneklerinin ibrazı gerekiyordu. İlk kez geçen yıl başvuruların tamamen internet üzerinden alınacağını ve belgelerin tarayıcıdan alınan örneklerinin elektronik ortamda başvuruya eklenmesinin yeterli olacağını duyurduk. Hiçbir gencimizin başvuru dosyası teslim etmek için yüzlerce kilometre uzaklıktan Ankara’ya gelmesine gerek kalmadı. Ayrıca Notere gidip zaman kaybetmediler; gereksiz yere harç da ödemediler. Bunun sonucunda başvuru sayısında önemli bir artış oldu. Yalnız Ankara, İstanbul ve İzmir’den değil, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden de gençler sınav için başvuruda bulundular.&lt;br /&gt;Bu yıl bin 500’den fazla gencimiz meslek memurluğu, yaklaşık 2 bin gencimiz de konsolosluk ve ihtisas memurluğu için başvurdu. İnsan Kaynakları birimimizden 4-5 kişilik bir grup başvuruları değerlendirdi ve sınava katılabilecek durumda olan gençlerimizi elektronik ortamda bilgilendirdi. &lt;br /&gt;Bu uygulamanın ne kadarlık tasarruf sağladığını hesapladınız mı?&lt;br /&gt;Koru: Arkadaşlarımız geçen yıl basit bir hesap yaptılar. Şahsen başvuru ve belge onayı için Noter’e gitme zorunluluğunun kaldırılmasından dolayı sağlanan zaman kazanımı yanında, işlemlerin yalınlaştırılmasının bakanlığımız ve katılımcılar açısından yaklaşık 350 bin liralık tasarruf sağladığını belirlediler. Bu yıl başvuru sayısı arttı; dolayısıyla tasarruf da buna paralel olarak artmıştır.&lt;br /&gt;Teknoloji kullanımında geldiğiniz bu seviye, personelinize nasıl yansıyor?&lt;br /&gt;Koru: Son zamanlarda üzerinde çalıştığımız projenin en önemli ve bence en heyecanlı modülünü ‘Kurumiçi Başvurular’ olarak tanımladığımız, kendi memurlarımızın bakanlık birimleriyle iletişiminin tamamen elektronik ortama aktarıldığı uygulama oluşturuyor. &lt;br /&gt;Nasıl tüm resmi yazışmalarımızı kağıtsız ofis ortamında yapabiliyorsak, memurlarımızın her türlü taleplerini de sistem üzerinden kabul edebilelim, istedik. İzin başvuruları, atama kararnameleri öncesi tercih formlarının düzenlenmesi işlemleri de elektronik ortamda yapılsın. Hatta personel değerlendirme raporları da yine sistem üzerinden hazırlansın istedik. Çıtayı oldukça yukarıda belirledik. Uygulama başladığında bizim tahminlerimizden de az sıkıntı yaşadık. Şimdi pek çok başvuru kağıt kullanmadan, ıslak imza atmadan, form doldurmadan yapılabiliyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İzin konusu teşkilatınızın en sıkıntılı işlerinden biriydi. Bu sorunu sorununu aşmayı başardınız mı?&lt;br /&gt;Koru: İzin modülü özellikle yurt dışındaki büyükelçilerimizin başvuruları için muazzam kolaylıklar sağladı. Geçen aya kadar büyükelçilerimiz izin taleplerini resmi yazıyla merkeze bildirir, biz de bu talebi onaya sunmadan önce ilgili dairesinin ön onayını isterdik. Daha sonra da insan kaynakları izin formlarını doldurup üst düzey onayına sunardı. Onay işlemi tamamlandıktan sonra da izin başvurusunun kabul edildiği resmi yazışma yoluyla ilgili büyükelçiliğimize bildirilirdi. Şimdi büyükelçilerimiz izne ayrılmak istedikleri tarihler ile birlikte iznin geçirileceği yer ve telefon numaralarını da kaydettiklerinde bu talepleri sistemde ilgili birimlere ve onay makamlarına iletiliyor ve talep süratle sonuçlandırılıyor. Şimdi sicil modülü üzerinde çalışıyoruz. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;SİCİL AMİRİNE İTİRAZ HAKKI &lt;br /&gt;657 sayılı Devlet Memurları Yasasında yapılan değişiklikle sicil uygulaması kaldırılmamış mıydı? &lt;br /&gt;KORU: Evet kaldırıldı. Kurumlar artık personel değerlendirme sistemlerini kendileri oluşturacaklar. Biz bir çalışma yaptık; çalışmamızın ana esaslarını belirledik. Oldukça yalın, ama şeffaf bir değerlendirme sistemi getiriyoruz. Amirler, birlikte çalıştıkları görevliler hakkında değerlendirmelerini yapıyor, görüşlerini çeşitli başlıklar altında sisteme kaydediyorlar. Sonra bu değerlendirme raporu, hakkında değerlendirme yapılan görevlinin incelemesine sunuluyor. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yani bir memur, amirinin kendisi hakkında yaptığı değerlendirmeyi görebilecek. Üstüne üstlük bir de itiraz edebilecek. Doğru mu anladık?&lt;br /&gt;KORU: Evet. Görevli, performansı ile ilgili olarak amirinin yazdığı notlarla ilgili yorum yazmak isterse bunu rapora ekleyebilecek. İtiraz ettiği hususlar olursa değerlendirme raporunun bir üst amir tarafından daha incelenmesini talep edebilecek. &lt;br /&gt;Bu yapıyı sistem üzerinde kurduk. Şimdi denemeler yapıyoruz. Kısa bir süre içerisinde uygulamayı kullanıma sunacağız. Sanırım izin modülü gibi, değerlendirme raporu hazırlanması uygulaması da Türkiye’deki kamu kurumlarında bir ilk olacak.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bakanlık olarak sosyal paylaşım ağlarıyla aranız nasıl? Çalışanlarınız, mesai saatleri içinde bu sitelere girmesi mümkün mü?&lt;br /&gt;KORU: Tabii ki hiçbir kısıtımız yok. Sosyal paylaşım sitelerinin çalışmalarına önem veriyoruz. Biz de dışişleri bakanlığı olarak uzun bir süredir Facebook ve Twitter hesaplarımız üzerinden dış politikaya ilgi duyan vatandaşlarımıza ve yabancılara yönelik bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz. Sayın bakanımızın dış temaslarını da yine çok süratli bir şekilde Twitter ve Facebook'taki izleyenlerimizle paylaşıyoruz. Ayrıca çok sayıda meslektaşımızın da kendi sosyal paylaşım siteleri var. Büyükelçilerimiz, başkonsoloslarımız kendi adreslerinden görüşlerini ve çalışmalarını kendi izleyicileriyle paylaşıyorlar.Benim de uzun bir süredir Facebook ve Twitter hesaplarım var. Ayrıca bir bloğum var. Burada da genellikle bilişim dünyasındaki gelişmeler hakkında yazıyorum. Düzenli yazmam mümkün olamıyor, ama şu an itibarıyle 15-20 yazıma blog adresimden (http://nkoru.blogspot.com/) erişilmesi mümkün. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Geleceğe yönelik yeni projeleriniz var mı?&lt;br /&gt;KORU: Yeni arayışlar içerisindeyiz. Hangi alanda bilişim alt yapımızı geliştirerek işlerimizi kolaylaştırabileceğimiz konusunda ön çalışmalar yapıyoruz. Ama bence bunların hepsinden önemlisi, bu çalışmaları ve geliştirdiğimiz bu modülleri diğer kamu kurumlarıyla da paylaşabilecek eşgüdümü sağlamak. Benzer kamu kurumları da alt yapılarını ve ortak kullanıma sunulabilecek veritabanlarını diğer kurumların da kullanımına açarlarsa o zaman daha da güçleneceğimizi düşünüyorum. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bir yanda diplomatik görevleriniz bir yanda teknolojiyi izlemek, nasıl zaman buluyorsunuz?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KORU: Sağolsun, Canan’ın anlayışı sonucunda, biraz da onun vaktinden alarak buna imkan bulabiliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-2131145897984411821?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/2131145897984411821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/09/hurriyet-ile-soylesi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/2131145897984411821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/2131145897984411821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/09/hurriyet-ile-soylesi.html' title='Hürriyet ile söyleşi'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-5359238997154764610</id><published>2011-02-28T20:41:00.005+02:00</published><updated>2011-03-01T13:36:58.498+02:00</updated><title type='text'>Libya'daki gelişmeler</title><content type='html'>Ordadoğu'daki son gelişmeler ve Libya'dan yapılmakta olan tahliyelerle ilgili olarak Kanal7 Başkent Kulisi programında Mehmet Acet ile yaptığımız sohbete üç ayrı dosya halinde aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.facebook.com/video/video.php?v=10150108205763463"&gt;Birinci Bölüm&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.facebook.com/video/video.php?v=10150108209848463"&gt;İkinci Bölüm&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.facebook.com/video/video.php?v=10150108215283463"&gt;Üçüncü Bölüm&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-5359238997154764610?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/5359238997154764610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/02/libyadaki-gelismeler.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5359238997154764610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5359238997154764610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/02/libyadaki-gelismeler.html' title='Libya&apos;daki gelişmeler'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-7431469118179328062</id><published>2011-02-02T13:55:00.007+02:00</published><updated>2011-02-07T22:08:58.880+02:00</updated><title type='text'>Dijital Diplomasi</title><content type='html'>Samanyolu televizyonundan Emre Karagülle ile 1 Şubat günü "dijital diplomasi" konusunda bir sohbet yaptık. Bu vesileyle program sırasında, 1980'li yılların başındaki dışişleri bakanlığı geldi aklıma. Sohbette de belirttiğim gibi, o günlerdeki çalışma şartlarımız bugüne kıyasla çok farklıydı. hemen her işimizi geleneksel yöntemlerle yapardık. Telefon sistemleri bile düzgün çalışmazdı. Bir kişiyi telefonla aramak istediğimizde ahizeyi kaldırdıktan sonra uzun süre "çevir sesi"ni duymak için beklerdik. Şehirler arası görüşmeler otomatik yapılamaz, şehir dışındaki kişilerle PTT'deki santral memurları aracılığıyla bağlantı kurulabilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o yıllarda bilgisayarlar da henüz hayatımıza girmemişti. Tüm yazışmalarımız, notlarımız, şimdi ancak müzelerde görebileceğimiz daktilolarla yazılırdı. Uluslararası gelişmeler ile ilgili olarak hazırladığımız notları sık aralıklarla değiştirmemiz gerektiği için, her defasında yeniden daktilo etmek çok zahmetli olduğundan, raporun geçerli bölümlerini paragraflar halinde kesip yeni bölümlerine yapışkanla ekler, sonra da fotokopi ile bu notlarımızı kullanıma sunulacak duruma getirirdik. Sonra elektrikli daktilolar çıktı. Yazı yazmak bu aletlerle kolaylaştığı için neredeyse elektriğin icadı gibi çok önemli bir gelişme ile karşı karşıya kaldığımızı zannettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otuz yılda nereden nereye gelindi. Artık çipli bir hayat yaşıyoruz. Teknoloji hem özel, hem de çalışma hayatımızın vazgeçilmez bir bileşeni oldu. Neredeyse telefonu, bilgisayarı olmayan kimse kalmadı. Bilgisayarlarla yazı yazmak kolaylaştı. Kurumlar kağıtsız ofis alt yapısı kurarak belge iletişimi ve arşivlemyi tamamen dijital ortama taşımaya başladı. Biz de dışişleri bakanlığı olarak yaklaşık otuz yıldır günlük çalışmalarımızda bilişim teknolojisinden yararlanıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Karagülle ile dijital diplomasi alanına giren konulardaki sohbetimizde e-pasaporttan yeni kimlik kartlarımıza ve Wikileaks belgelerine kadar bir çok konuyu ele alma fırsatı bulduk. İlgilenenler için programın video dosyasını aşağıda sunuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.mfa.gov.tr/common/mediaplayer/player.swf" width="400" height="320" id="d" name="d"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.mfa.gov.tr/common/mediaplayer/player.swf" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="flashvars" value="file=http://www.mfa.gov.tr/media/video/nkorustv01022011/dunyanin-gundemi.mp4&amp;image=http://www.mfa.gov.tr/media/video/nkorustv01022011/dunyanin-gundemi.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-7431469118179328062?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/7431469118179328062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/02/dijital-diplomasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/7431469118179328062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/7431469118179328062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/02/dijital-diplomasi.html' title='Dijital Diplomasi'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-4970351192494591953</id><published>2011-01-22T23:38:00.033+02:00</published><updated>2011-01-24T12:45:24.542+02:00</updated><title type='text'>Akıllı kimlik kartlarımız hayatımızı kolaylaştıracak</title><content type='html'>Yaşı yarım asrı aşanlar hatırlarlar; eskiden nüfus hüviyet cüzdanlarımız pasaport gibi çok sayfalıydı. Zaten cüzdan denmesinin nedeni de buydu. Sonra çok sayfalı cüzdanlar önlü arkalı karta dönüştürüldü, ama nedense adı hep nüfus cüzdanı olarak kaldı. Şimdi e-kimlik çalışmaları son aşamaya geliyor. Yakında dünya standartlarında, günlük hayatımızda da pek çok işe yarayacak yeni kimliklerimiz olacak.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TT1GALZXBfI/AAAAAAAAAHI/TKWMrZrtqlk/s1600/eski_102.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 106px; height: 153px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TT1GALZXBfI/AAAAAAAAAHI/TKWMrZrtqlk/s200/eski_102.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565681683372901874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Babamın kuşağının nüfus hüviyet cüzdanlarında, kişinin nüfus kayıt bilgileri dışında da bazı bilgiler olurdu. Ekmeğin, kömürün vesika ile alındığı o dönemlerde nüfus cüzdanlarına “ekmek karnesi verildi”, “kömür verildi” şeklinde kaşeler vurulur, nüfus cüzdanları çok amaçlı belge olarak kullanılırdı. İlk nüfus cüzdanımı hala saklarım. Güzel bir el yazısı ile düzenlenmiş nüfus cüzdanımdaki bazı başlıklar şunlar: "Medeni ve şahsi ahvalindeki tebeddülat", "yer değiştirme vak'aları", "ilk ve son yoklama sütunu", "muvazzaflık devri", "zat maaşı kaydı". Şimdi ne anlama geldiğini bir çok kişinin bilemeyeceği bu bölümlerin neredeyse hiç biri bizim kuşağımızdakilerin nüfus cüzdanlarında kullanılmadı, bu bölümler boş kaldı. Bu eski nüfus cüzdanıma ilk fotoğrafım da üniversitedeki ilk yılımda yapıştırılmıştı. Bu tarihi belgenin, şimdi tanımakta güçlük çektiğim, lepiska saçlarımla çektirdiğim siyah beyaz fotoğrafımın bulunduğu sayfalarını tarayıcıdan alıp yazıma ekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TT1BUobxEgI/AAAAAAAAAGY/g0zV8EVV1Wo/s1600/i%25C3%25A701.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 314px; height: 216px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TT1BUobxEgI/AAAAAAAAAGY/g0zV8EVV1Wo/s320/i%25C3%25A701.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565676537206870530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Nüfus Hüviyet Cüzdanları tarihe karışıyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde biyometrik pasaport alt yapısının kurulmasında son bir yıldır aktif bir şekilde görev aldığım için kimlik belgeleri ile yakından ilgileniyorum. Dünyanın bir çok ülkesinde kimlik belgelerinin nasıl hazırlandığını birinci elden görme imkanım oldu. Teknolojinin de sağladığı imkanlarla, artık kimlik belgeleri taklit edilemeyecek güvenlik özellikleriyle kullanıma sunuluyor. Bizim yeni pasaportlarımızın da hem görünüm ve kullanılan malzeme, hem de güvenlik özellikleri bakımında artık dünya standardında olduğunu söylemek isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı ülkelerinin çoğunda kimlik kartları da makinada okunabilme özelliğine sahip. Her bir kartın içinde kart sahibinin temel kimlik verilerini içeren bir de yonga (çip) var. Bu yonganın içine istenirse parmak izi ile diğer bazı bilgileri kopyalamak da mümkün. Bizim nüfus cüzdanlarımız henüz değiştirilmeye başlanmadı ama, bu konudaki çalışmalar hızla devam ediyor. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün Tübitak’ın desteği ile 4-5 yıl önce başlattığı, son iki yıldır Bolu’da pilot uygulaması yapılan çalışmaların kısa bir süre içerisinde sonuçlanmasını umuyorum. Gerçek uygulama başladığında akıllı kartlar da hayatımıza girmiş olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında teknolojideki gelişmeleri sonradan kullanıma sunduğumuz alanlarda biz diğer bir çok ülkeden daha şanslı oluyoruz. Çipli pasaportlarda da böyle oldu; umarım nüfus cüzdanından akıllı kimlik kart kullanımına geçerken de öyle olur. Ben yeni kimlik kartlarının zaman içerisinde, günlük hayatımızı çok kolaylaştıracak bir alt yapıyı da beraberinde getireceğini düşünüyorum. Önümüzdeki yıllarda bu kartlar yalnız kim olduğumuzu kanıtlayacağımız basit belgeler olmakla kalmayacak, aynı zamanda resmi ve özel bir çok işimizde de anahtar görevi üstlenecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden para cüzdanlarımızda yalnız para olurdu. Şimdi çok sayıda kartı da cüzdanlarımızda taşıyoruz. Nüfusumuz, ehliyetimiz, kurum kimliğimiz, banka kartlarımız, kredi kartlarımız bunlardan yalnız bazıları. Bir çoğumuz benzin alırken, market alışverişi yaparken de avantajlardan yararlanmak için ayrı kartları yanımızda bulunduruyoruz. Bu konuda yapılmış bir istatistik var mıdır bilmiyorum, ama eminim kişilerin taşıdıkları ortalama kart sayısı ondan az değildir. Bir de kartların bazıları için farklı şifreleri hafızada tutma zorunluluğunu hesaba katarsanız kartlarla yaşamanın ne kadar zor olduğu daha iyi anlaşılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mernis altyapısı hayatımızı daha da kolaylaştıracak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Türkiye merkezi nüfus sistemi Mernis ile uzun yıllar önce tanıştı. Yıllardır hepimiz bir çok işlemimizi vatandaşlık numaramızı kullanarak yapıyoruz. Amerika’daki sosyal güvenlik numarasına benzeyen bir uygulama bu. Geçen ay Vaşington’da Amerikan biyometrik pasaportları üzerinde inceleme yaparken heyetimizdeki arkadaşlarla birlikte, bizim Mernis uygulamasının Amerikan nüfus  kayıt sisteminden ne kadar gelişmiş olduğunu memnuniyetle gördük. Yeni kimlik kartlarımız da işte bu vatandaşlık numarası üzerine inşa edilecek. Ayrıca belli bir yaştan itibaren her vatandaşın parmak izi bilgisi de güvenlik amacıyla kartın üzerindeki yongaya kaydedilecek. Bu işlem sırasında her bir karta ayrı bir sertifika tahsis edilecek ve kartın üzerindeki verilerin yasal olarak da geçerliliği garanti altına alınacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ilgili bazı kamu kuruluşlarımız yeni kimliklere sağlıkla ilgili verilerin de yüklenmesini arzu ediyor. Ancak böyle bir uygulamanın pratikte sorunlara yol açacağını düşünüyorum. Ayrıca, kartlara kimlik bilgileri dışında veri yüklemenin yolunu bir kere açarsanız bunun arkası gelir. Diğer bazı kurumlar da gerekçelerini ortaya koyarak benzer taleplerde bulunabilirler. Oysa kimlik kartları yalnız kimlikle ilgili temel verileri içermeli, güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde alınmış olmasına öncelik vermeli, kullanım alanı genişletilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TT1X6_w71_I/AAAAAAAAAHQ/LM74qJMCXEk/s1600/%25C3%25B6n01.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 122px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TT1X6_w71_I/AAAAAAAAAHQ/LM74qJMCXEk/s200/%25C3%25B6n01.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565701385560512498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yeni kimlik kartlarımız kullanıma sunulduğu anda belki hemen gerçekleşmeyebilir, ancak benim hayalim, akıllı kimliklerimizin hayatımızı kolaylaştıracak yönde bir dizi yenilikleri de beraberinde getirmesidir. Bu yenilikler neler olabilir, cüzdanlarımızdaki kartlar nasıl azaltılabilir, dilerseniz bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Akıllı kartlarımızı hangi amaçlarla kullanabiliriz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir kere üzerinde yonga bulunan akıllı kartımız ile ehliyetlerin kullanımına son verilmelidir. Kişi ehliyet sınavına girip kazandıysa kimlik kartının arka sayfasındaki bir alana ve yongaya bu bilginin kaydedilmesi yeterli olmalıdır. Zaten emniyet makamlarımız bilişim alt yapısından azami düzeyde yararlandıkları ve kişilerin vatandaşlık numarası ile tüm ehliyet bilgilerine erişebildikleri için artık yeni kimlik kartlarımızın kullanıma sunulması ile ayrı bir ehliyet belgesi taşıma zorunluluğu ortadan kalkacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıllı kimlik kartlarımız, hastanelere gittiğimizde de bizim elimiz, kolumuz olmalıdır. Hastanedeki başvuru görevlileri kimliğimizi bir kart okuyucusuna okuttuklarında, öncelikle Mernis üzerinden kimlik doğrulama işlemi yapabilmeli, hemen arkasından bizim hangi sigorta sistemine dahil olduğumuzu belirlemeli ve bu bilgiler ışığında bizi istediğimiz kliniğe yönlendirebilmelidir. Tabii bununla da yetinilmemeli, muayenemizi yapacak olan doktor da, kart üzerinden, merkezi sağlık veritabanında bize ait sağlık verilerini de ekranına taşıyabilmelidir. Bu şekilde Türkiye’nin neresine gidersek gidelim, bir hastane veya bir kliniğe başvurduğumuzda, izin verdiğimiz takdirde, doktorlar önceki tarihlerde yaptığımız sağlık kontrollerine ilişkin tüm tahlil sonuçlarına ve röntgen filmlerine erişebilmeli, aldığımız ilaçlar hakkında bilgi sahibi olabilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz yıllarda gerekli yasal düzenleme yapıldığı için artık resmi işlemlerde de e-imza kullanılabiliyor. Bunun için sertifika kurumundan bir sertifika alınması gerekiyor. Benim şimdi ayrı bir e-imza kartım var. Yeni sistemde böyle ayrı bir karta da gerek kalmayacağını düşünüyorum. Yalnız e-imza uygulaması için değil, internet üzerinden yaptığımız işlemlerde, tüm e-devlet uygulamalarında da akıllı kimlik kartlarımız kullanılabilmelidir. Kart üzerinde parmak izi de bulunduğundan, ayrıca her kart için banka kartlarında olduğu gibi şifre de alınabildiği için internet üzerinde yapılan işlemlerde yeni kimliklerimiz yeterli olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslına bakarsanız, yeni uygulama ile tüm banka kartları da yeni kimliklerimizle tarihe karışabilir. Nitekim Bolu'daki pilot uygulama sırasında bir banka ile benzer bir çalışma yapıldı ve akıllı kimlik kartları ile banka önlerindeki para çekme cihazlarından para çekme işlemi de yapılabileceği görüldü. Ayrı banka kartları ve kredi kartları kullanarak, şifrelerimizi hatırlama zahmetine gireceğimiz yerde, tek bir kimlik kartıyla tüm banka işlemlerimizi de yapabiliyor olmanın bize önemli kolaylıklar sağlayacağını düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gelecek seçimlerde oy kullanmak daha pratik olacak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Akıllı kimlik kartlarının bize yarar sağlayacağı alanlardan bir diğeri de seçimler olmalıdır. Bilindiği gibi, her seçim öncesinde Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü ile Yüksek Seçim Kurulu hummalı bir çalışma yapıp seçmen kütükleri hazırlar ve bu kütükler değişik yöntemlerle seçmenlere duyurulur. Seçim günü de, nerede olursak olalım, mutlaka seçim bölgemize gidip, bizim için öngörülen sandıkta oy kullanırız. Özellikle yaz aylarına denk geldiğinde seçimlerde oy kullanmak bir çoğumuz için zahmet olur; çok kişi de tatillerini yarıda keserek ikamet ettikleri şehirlere dönerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa e-kimlik sistemi adrese dayalı olduğu için yeni uygulamada seçmen kütükleri de sistem tarafından otomatik olarak hazırlanabilecektir. Bazı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, sandığa oy pusulası atma yöntemine paralel olarak elektronik oy verme alt yapısı da kurulabildiği takdirde, ileride Türkiye'nin neresinde olursak olalım, bize en yakın seçim sandık bölgesine gittiğimizde kimlik kartımızla oy kullanmamız mümkün olabilecektir. Kartlar adrese dayalı olduğu için, kullandığımız oy da adresimizin bulunduğu seçim bölgesi için kullanılmış oy olarak sisteme kaydedilebilecektir. Bir sonraki aşamada, bu sistemin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın elektronik ortamda oy kullanabilmesini sağlayacak şekilde yaygınlaşmasının da mümkün olabileceğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni kimliklerimiz kullanıma sunulduğunda hayatımızın bir anda değişeceğini ve kolaylaşacağını beklemiyorum elbette. Ancak bir vatandaş ve bu konuda zihin jimnastiği yapan bir kamu görevlisi olarak bu proje üzerinde çalışan görevlilerimize  beklentilerimizi iletmek istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım dikkate alırlar.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-4970351192494591953?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/4970351192494591953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/01/akll-kimlik-kartlarmz-hayatmz.html#comment-form' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/4970351192494591953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/4970351192494591953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2011/01/akll-kimlik-kartlarmz-hayatmz.html' title='Akıllı kimlik kartlarımız hayatımızı kolaylaştıracak'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TT1GALZXBfI/AAAAAAAAAHI/TKWMrZrtqlk/s72-c/eski_102.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-434058205153715107</id><published>2010-12-21T18:17:00.004+02:00</published><updated>2011-01-21T09:51:28.955+02:00</updated><title type='text'>Dışişleri giriş sınavı sonuçları açıklandı</title><content type='html'>Diğer kurumlar gibi biz de, Dışişleri Bakanlığı olarak her yıl memuriyet sınavı açıp bakanlığımıza genç diplomatlar alıyoruz. Son üç yıl içinde başta Afrika ülkeleri olmak üzere, dünyanın dört bir yanında yeni büyükelçilikler ve başkonsolosluklar açtığımız için personel ihtiyacımız da geçmiş yıllara göre arttı. Bu nedenle ilk kez bu yıl daha çok sayıda memur almayı planlıyorduk. Açtığımız sınavlara ilgi de yüksek olunca sınav maratonu yorucu, ama yorucu olduğu kadar bizler için heyecan verici geçti. Çoktan seçmeli ve yazılı sınavların ardından üç yüzden fazla gencimizin katıldığı sözlü sınavları da geride bıraktık. Bugün sınav sonuçlarını hem İnternet sayfamızda yayınladık, hem de sınava katılan gençlerimize e-postalar göndererek kendilerini bilgilendirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meslek Memurluğu sınavında 100 aday, Konsolosluk ve İhtisas Memurluğu (KİM)  sınavında ise 101 aday başarılı elde etti. Bu yılki sınavlar, daha çağdaş, adil ve kapsayıcı bir sınav sistemi oluşturmak için hazırlanan Sınav Yönetmeliği’nin getirdiği yeni unsurların olumlu sonuçlarının görüldüğü bir süreç oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle, tüm adayların “online” olarak sınava başvurması sağlandı; böylelikle özellikle başvuran adaylar açısından büyük bir emek ve maliyet tasarrufu elde edildi. Başka şehirlerden sınava başvuran adayların sınava başvuru evraklarını getirmek için Ankara veya İstanbul’a gelmesi gerekliliği de ortadan kaldırıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQyb6jPc8oI/AAAAAAAAAFU/qs9ckO-FqSg/s1600/personel.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 158px; height: 156px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQyb6jPc8oI/AAAAAAAAAFU/qs9ckO-FqSg/s320/personel.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551983870835749506" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni yönetmeliğin getirdiği unsurlar, Bakanlığa olan sınav başvurularının önceki yıllara oranla rekor bir düzeye ulaşmasıyla olumlu etkilerini gösterdi. Ülkemizin hemen her köşesinden, yine neredeyse hemen her üniversitesinden sınavlara başvuru oldu. Meslek Memurluğu için toplam başvuru sayısı 1.835 iken KİM’de bu sayı 3.645’e kadar çıktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla birlikte, Meslek Memurluğu sınavının ilk aşamasını oluşturan çoktan seçmeli sınavı geçen ilk 300 aday içerisinde Sosyoloji, Tarih, Psikoloji veya Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunu yalnızca 1 aday bulunduğu, diğer adayların çoğunlukla Uluslararası İlişkiler, Siyaset Bilimi, Kamu Yönetimi, İktisat gibi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bölümlerinden geldiği görüldü. Bu durum, diğer bölümlere sınava başvuru hakkı verilmesine rağmen, bu bölümlerden  Bakanlığımıza girebilmek için bir adayın çok ciddi bir şekilde “alan bilgisi” (uluslararası ilişkiler, diplomasi, uluslararası hukuk ve iktisat gibi) konularına hakim olması gerektiğini bir kez daha ortaya çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQycKlaG0DI/AAAAAAAAAFc/_lr7AZJyhvs/s1600/meslekbasari.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 260px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQycKlaG0DI/AAAAAAAAAFc/_lr7AZJyhvs/s320/meslekbasari.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551984146295214130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Meslek Memurluğu sınavının çoktan seçmeli aşamasını geçenler içerisinde 45 adayla en başarılı olan üniversite Boğaziçi Üniversitesi olurken, onu 37 adayla İstanbul, 34 adayla Ankara, 25 adayla ODTÜ ve 21’er adayla Marmara ve Gazi Üniversiteleri izledi. 284 adayın birinci dili İngilizce iken, 16 adayınki Fransızca’ydı. İkinci dili Almanca olan ise 4 aday bulunuyordu. Çoktan seçmeli sınavı kazanan 300 adayın KPSS ortalaması 90,5; çoktan seçmeli sınavdaki ortalama net puanı (100 soruda) 81,7; yaş ortalaması ise 26,2 idi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta, Meslek Memurluğu sınavının son aşaması olan sözlü sınavı da geçerek başarılı olan 100 adayın genel profiline baktığımızda, sınav sisteminin hedeflediği neticeleri büyük ölçüde verdiği görülmektedir. Öncelikle 23 farklı üniversiteden aday başarılı oldu, bunların içerisinde Boğaziçi 24, Bilkent 12, İstanbul 10, ODTÜ 9, Marmara 8 ve Ankara 7 adayla en başarılı üniversiteler oldu. Esasen bu üniversiteler Bakanlığımıza yıllardır öğrenci veren ana eğitim kurumlarımızdır. Kimi sınavlarda üniversitelerin kazanan aday bakımından başarı sıralaması değişmekle birlikte, üniversiteler değişmemektedir. Bununla birlikte, pek çok farklı üniversiteden bir veya iki aday olsa da sınavı kazanmıştır. Bu üniversitelerin bir bölümünün ilk defa Dışişleri Bakanlığı’na meslek memuru olarak bir mezununu kazandırdığı anlaşılmaktadır. Bu durumun bu üniversitelerdeki öğrencilerin Bakanlığımız sınavlarına ilgisini arttıracak olması muhakkaktır. TOBB, Süleyman Demirel, Sakarya, Karadeniz Teknik Üniversitesi, yeditepe Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesini bakanlığımıza ilk kez meslek memuru gönderen üniversiteler arasında sayabiliriz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Fakülte dağılımına baktığımızda ise İktisadi ve İdari Bilimler, Siyasal Bilgiler, İktisadi-İdari ve Sosyal Bilimler, Beşeri ve Sosyal Bilimler gibi bölümlerin 77 adayla büyük oranı teşkil ettiği görülüyor. İşletme Fakültesi’nden 8, Hukuk Fakültesi’nden 5, Sanat ve Sosyal Bilimler’den 5, İktisat Fakültesi’nden 3, Uygulamalı Bilimler’den 3’er aday başarılı oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavın Dışişleri Bakanlığı açısından bir başka olumlu boyutu ise pek çok başka devlet kurumundan adayın sınavı başarıyla geçtiğinin anlaşılmasıyla ortaya çıktı. Bu durum, Bakanlığımızın devlet bürokrasisi içerisindeki önemli konumunu bir kez daha gösterdi. Bakanlığımızı tercih ederek, sınavda başarılı olan adaylar arasında, İçişleri Bakanlığı, Sayıştay, Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, TRT gibi kurumlarda çalışan memurlar bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQycc4embuI/AAAAAAAAAFk/YMxCoScPxn4/s1600/kimbasari.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 238px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQycc4embuI/AAAAAAAAAFk/YMxCoScPxn4/s320/kimbasari.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5551984460651982562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;KİM sınavında ise çoktan seçmeli sınav düzenlenmeyip başvurular içerisinde KPSS puanı en yüksek ilk 500 aday yazılı aşamaya çağrıldı. 500. adayın KPSS puanı 87,8 adayların tümünün KPSS ortalaması ise 90,5 idi. İlk 500 aday içerisinde 90’ı ODTÜ, 65’i Hacettepe, 50’si Ankara, 39’u Boğaziçi, 36’sı İstanbul Üniversitesindendi. 122 adayın bölümü Uluslararası İlişkiler, 57’si İşletme, 45’i İktisat, 27’si İngiliz Dili ve Edebiyatı, 25’i Mütercim Tercümanlıktı.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta başarılı olan 101 adaya baktığımızda şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: En fazla başarılı olan üniversite 24 adayla Hacettepe olurken onu, 15 ile ODTÜ, 8 ile Boğaziçi, 7 ile Gazi, 5 ile Bilkent ve 4’er adayla Ankara ve Marmara Üniversiteleri izledi. Mezun olunan bölümler açısından Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümleri 31 adayla ilk sırada yer alırken, Mütercim-Tercümanlık 12, İngiliz Dili ve Edebiyatı 9 adayla önde yer aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİM sınavında, sınav sisteminde getirilen değişikliklerle elde ettiğimiz sevindirici bir diğer sonuç ise Mühendislik-Mimarlık Fakültelerinden adayların da Bakanlığımıza kazandırılması oldu. 3 Elektrik-Elektronik Mühendisi, 2 Matematikçi, 2 Kimya Mühendisi, 1 Endüstri Mühendisi, 1 Bilgisayar Mühendisi, 1 Havacılık ve Uzay Mühendisi, 1 İnşaat Mühendisi kazanan adaylar arasında.  Bu gelişmeyi, Bakanlığımızda karar alım ve iş oluşum süreçlerinin farklı birikimlerin etkisiyle zenginleşmesi sonucuna yol açması açısından önemli buluyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bir diğer olumlu unsur, “KİM-Diğer Diller” sınavında 4’ü Arapça, 3’ü Rusça ve 1’i Çinceden olmak üzere 8 adayın başarılı olmasıdır. Öte yandan, 101 adayın 13’ü Fransızca, 6’sı ise Almanca biliyor. Bakanlığımızın şiddetle ihtiyaç duyduğu az bilinen-konuşulan dillere vakıf memur sayımızın artmasıyla özellikle bu ülkelerle ilişkilerden sorumlu siyasi ve ekonomik dairelerimize pozitif katkıları daha fazla gözle görülür hale gelecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak, Bakanlığımıza ülkemizin pek çok farklı üniversitesi ve bölümünden, yine farklı eğitsel birikim ve iş tecrübelerine sahip adayın kazandırıldığına, Bakanlığımızın ihtiyaç duyduğu kalifiye insan gücünün bir nebze de olsa karşılandığına inandığımız bir sınav dönemini de geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde, yukarıda değindiğim gibi alan bilgisi ile özellikle yabancı dil bilgisi düzeyi Bakanlık sınavında başarılı olmak açısından çok ciddi öneme sahip olmaya devam edecek. Diplomat olmayı gaye edinen bütün öğrencilere yeni sınavlar açılmadan şimdiden yukarıdaki istatistikleri de dikkatle inceleyerek kendilerini hazırlamaya başlamalarını öneriyorum. &lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Not: &lt;/strong&gt;Bakanlığımızda yeni açılacak sınavlarla ilgili bazı yorumlar alıyorum. Yorumlarda ad ve e-posta adresi olmadığı için bu soruları cevaplamak maalesef mümkün olamıyor. Her türlü sorularınızı &lt;em&gt;perd@mfa.gov.tr &lt;/em&gt;adresine iletebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-434058205153715107?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/434058205153715107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/12/dsisleri-giris-snav-sonuclar-ackland.html#comment-form' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/434058205153715107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/434058205153715107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/12/dsisleri-giris-snav-sonuclar-ackland.html' title='Dışişleri giriş sınavı sonuçları açıklandı'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQyb6jPc8oI/AAAAAAAAAFU/qs9ckO-FqSg/s72-c/personel.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-6582971333802031214</id><published>2010-12-12T23:47:00.003+02:00</published><updated>2010-12-12T23:57:29.619+02:00</updated><title type='text'>"Wikileaks ders oldu, kendimize çekidüzen veriyoruz" / Nuriye Akman ile röportaj</title><content type='html'>Wikileaks uzun süre daha gündemimizde olacak gibi görünüyor. Bu konuda Zaman Gazetesinde 3 Aralık 2010 tarihinde yayınlanan, Nuriye Akman ile yaptığım söyleşinin metnini aşağıda sunuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Nuriye Akman&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQVE-cIoDII/AAAAAAAAAFE/ESjsCaDcpys/s1600/nacikoru.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 160px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQVE-cIoDII/AAAAAAAAAFE/ESjsCaDcpys/s400/nacikoru.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549917955298954370" /&gt;&lt;/a&gt;Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru 30 yıllık diplomat. Dışişleri mensubu olduğundan bu yana bakanlığın bilişim altyapısına çok değerli katkıları oldu. Halen de personel işlerinin yanı sıra bakanlığın teknik altyapısı ve iletişim konuları ondan soruluyor. Koru ile Wikileaks depremi kapsamında bizim diplomatik haberleşmemizin esaslarını konuştuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Siz siyasal bilgiler mezunusunuz. Ama daha çok bilişime duyduğunuz ilgi, bu hobiyi uzmanlığa dönüştürmeniz konuşuluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezde olduğum her dönemde mutlaka bilişim ile ilgilendim. 1983'te Cidde'de ikinci katip olarak görev yaparken kişisel bilgisayarlar yeni çıkıyordu ortaya. Cidde belediye başkanı bir bilgisayar hediye etti büyükelçiliğe. Ben de ilk kez bilgisayarı orada gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kim öğretti size kullanmayı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cidde'deki bir Türk firmasında çalışan bir bilgisayar mühendisimiz bana bu konuda çok yardımcı oldu. Öncelikle bilgisayarlarla ne yapılabileceğini gösterdi. Daha sonra tayin olduğum Avusturya'nın Bregenz şehrinde konsolosluk yaparken de, "acaba vatandaşlarımıza bilgisayarla nasıl hizmet edebiliriz" sorusuna cevap aradım. 1988'de merkeze döndüğümde bilgi işlemde görev aldım. O dönem, bakanlığın bilgisayarları etkin kullanmaya başladığı dönemdir. İlk bilişim projelerimizi o tarihlerde başlattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu işleri yaparken belgelerin güvenliğiyle ilgili de programlar geliştirdiniz mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii. Belge iletişimi dışişleri bakanlıkları için çok önemlidir. Çünkü dünyanın dört bir yanındaki temsilciliklerinizle yazışırsınız. Hazırladığınız belgelerin bu birimlere zamanında ulaşması büyük önem taşır. Dışişleri Bakanlığı olarak iki tür belge iletişimimiz var. Biri açık yaptığımız yazışmalar, ikincisi de gizli yazışmalarımız. Bunun her ikisiyle ilgili de bilişimden uzun yıllardır yararlanıyoruz. Açık yazışmaların aslında diğer kişi ve kurumların eline geçmesi çok vahim sonuçlar doğurmayabilir. Çünkü iletişim konusu bilgiler gizli değildir. Bununla birlikte biz açık yazışmalarımızı da şifreliyoruz. İkinci yazışma türümüz ise gizli yazışmalarımızdır. Gizli yazışmalarda kullanılan yöntemler ile gizli olmayan yazışmalarda kullanılan yöntemler birbirinden farklıdır. Bu otuz yıl önce de böyleydi, şimdi de böyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bilgisayardan öncesi ve sonrasında hiç mi fark yok?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradaki fark şu: Eskiden gelişmiş teknolojilerden yararlanamıyorduk. Nasıl yapılıyordu? Kriptolama cihazları vardır. Bu cihazlarda yazdığınız metni şifrelersiniz; ilgili birimlere o şekilde gönderirsiniz. Bu belgeler kâğıt olarak muhafaza edilir. Şimdi ise yüz binlerce belgeyi, gizli ve açık yazışmalarınızı bilgisayar ortamında tutabilecek kapasiteye sahipsiniz. Eskiden ancak bu tür gizli belgelerin kâğıt olarak çalınması söz konusu olabilirdi. Ama şimdi bu tür ihlaller elektronik ortamda yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Çok gizli belgeler için, eski usul kâğıtla haberleşmeye devam ediyor muyuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, kurye sistemi devam ediyor. Bütün dünya ülkelerinde böyledir. Biz de dünyadaki pek çok ülkedeki temsilciliğimize, büyükelçiliklerimize, başkonsolosluklarımıza her ay düzenli kuryeler gönderiyoruz. Kurye çantaları vardır. O kurye çantalarıyla memurlarımız seyahat ederler. O kurye çantaları x-ray cihazlarından da geçmezler. Dolayısıyla en üst düzeydeki gizli belgeler mutlaka kurye aracılığıyla gönderilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Amerika da çok gizli belgeler için kurye sistemini kullanıyorsa, Wikileaks'in bundan sonraki belgelerinde çok gizli bir şey bulmayacağız. Yine dedikodu mahiyetinde olacak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları dedikodu mahiyetinde bilgiler olarak değerlendirmek ne derece doğru bilmiyorum. Çünkü şu ana kadar yayınlananlar yayınlanacakların çok azı biliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu olay size göre Amerikan diplomasisinin bilişim sisteminin büyük zaaflarla dolu olduğunu ortaya çıkardı mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu gelişmelerden o sonucu çıkarmıyorum. Bunun bilişim sistemiyle pek ilgisi yok. İnsan faktörü burada çok daha önemli. Sistemin "hack" edilmesi yok. Ne var? Birileri geliyor, çok gizli belgelerin ve bilgilerin bulunduğu bir yerde bütün bu verileri yasa dışı yollarla kopyalıyor, başka insanlara devrediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sistemin içinden bunca belge çekilirken en azından bir sinyal vermesi gerekmez mi? Bu sadece basit bir word dosyası değil ki. Binlerce dosya. Bu da mı zaaf değil?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bakımdan bir zaaf olabilir. Türkiye de dahil olmak üzere, diğer ülkelerin de bundan alması gereken dersler var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQVFMfdGczI/AAAAAAAAAFM/473oYAQP8YA/s1600/nacikoru1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 319px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQVFMfdGczI/AAAAAAAAAFM/473oYAQP8YA/s320/nacikoru1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5549918196708307762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;O belgelere ulaşma yetkisini haiz, şifresi olan binlerce-milyonlarca insandan söz ediliyor. Bu da bir zaaf değil mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrudur. Bütün bu verilerin bulunduğu yerlere girişle ilgili sınırlamaları siz ne kadar sıkı tutarsanız, o kadar güvenlik içindesiniz. Bizde on, on beşi geçmez bu bilgilere erişebilecek insan sayısı. Ama o bilgilere erişim tek başına olmaz. Ancak birden fazla görevli birlikte erişebilir. Bazen bankalarda da oluyor. Kasanızı ancak iki kişi birlikte gittiğinizde açabiliyorsunuz. Her ülke kendi sistemlerini geliştiriyor ve güvenlik tedbirlerini ona göre alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bilgisayardaki belgelere kaç türlü ulaşılabilir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu belgelere birkaç tür erişim imkânı olabilir. Bir, bu çok gizli belgeler yazılır, basılır, bir yerlerde onay görür. Onay gören, basılan nüshası birileri tarafından bir tarafa sızdırılabilir. Birinci yöntem bu. Tek tek de yapılabilir, birden fazla belgenin birim dışına çıkarılması suretiyle de olabilir. İkincisi, bir gizli belge yazılır. Sonra elektronik ortamda şifrelenir. Diyelim ki belge Washington'da şifrelendi ve dünyadaki on Amerikan temsilciliğine gönderildi. Bu belge elektronik ortamda gönderilirken üçüncü kişiler tarafından ele geçirilebilir. Eğer kullandığınız şifreleme teknolojisi güçlü değilse şifreli belgeniz istenmeyen kişi ve kuruluşlar tarafından açılıp okunabilir. Üçüncü yöntem ise tüm verilerin saklandığı merkezlerden bu verilerin ele geçirilmesidir. Tahmin edeceğiniz gibi, en dramatik olanı da budur. Bugünlerde bütün dünyada konuşulan olay da bu gruba giriyor. Bütün gizli yazışmalar elektronik ortamda tutulduğu merkezden alınmış. Bu işi yapan birimler için çok üzüntü verici bir durum bu tabii ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu son olayda belgeleri çalan Bradley Manning diye bir er. Pek çok insan gibi benim de zihnimde, bir kişinin tek başına bu kadar belgeyi çekemeyeceğine dair bir şüphe var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer sisteminizde güvenlik zafiyetiniz varsa bir kişi on beş dakikada çeker, bütün belgeleri alır götürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Biraz önce de konuştuk gerçi, bir çalıntı olduğunda sistem alarm vermez mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'da görülen gizli belgelerin sızması olayı farklı. Orada teknolojik bir maharet, kapalı belgelerin açılması gibi bir çalışma yok. Verilerin tutulduğu, güvenlikli bir sunucudan tüm verilerin basit bir yöntemle kopyalanıp dışarı çıkartılması işlemi söz konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse böyle bir zaafı Amerika'ya yakıştıramıyor. Amerika'nın derin devleti şu anda bizim bilemeyeceğimiz amaçlarla böyle bir şeyin sızmasına yardımcı olmuş olamaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii her olayda olduğu gibi bunda da komplo teorileri üretmek mümkün. Bundan kim zarar gördü? Ona bakmak gerekir. En büyük zararı Amerika gördüğü için komplo teorileri üzerinde zihin jimnastiği yaparken bu hususu da hep göz önünde tutmamız iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bence herkes zarar gördü, her ülke...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olaydan sonra bizler de kendi kendimize sorduk: Bizim durumumuz nedir, güvenliğimiz yeterli midir? Ona göre kendimize çekidüzen vermeye çalışıyoruz. Çünkü bunlar her ülkede her zaman olabilecek şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Biz belgelerin ortaya çıkmasından sonra kendimize nasıl çekidüzen verdik?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekidüzen vermek dediğim güvenliğimizle ilgili, sistemimizdeki boşluklar nelerdir, var mıdır boşluklar? Haberin duyulmasından itibaren bir dizi toplantı yaptık. Güvenliği geliştirmeye yönelik ne gibi tedbirler alınabilir, güvenliği nasıl yükseltebiliriz konularında çalışmalarımız devam ediyor. Ama bugün için önemli bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya değiliz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bizim başımıza asla böyle bir şey gelmez diyebilir misiniz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir ülke, hiçbir görevli söyleyemez böyle bir şey. Bu her zaman, her yerde olabilir. Önemli olan, bunun ihtimalini çok aza indirmektir. Bir kere gizli sisteminizi dışarıya açmayacaksınız. Dışarıya açtığınız anda, her zaman güvenlikle ilgili sorunlarla karşılaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Dışarıdan kastınız?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bu verilerin bulunduğu bilgisayarlara erişim, değil internetteki kullanıcılar, o birimdeki veya o binadaki başka odalardan bile yapılamaması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu olayın Türk diplomasisi için de bir milat olduğu söylenilebilir mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar iddialı konuşmak istemem. Çünkü her ülke zaten iletişimde güvenliği sağlamak konusunda çok hassastır. Biz de çok hassasız. Ve sürekli kendimizi yeniliyoruz. Biz örneğin son on senedir açık yazışmalarımızda tamamen "kâğıtsız ofis"te çalışıyoruz. Bunu kullanan Türkiye'de bir başka kurum yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;O GECE SABAHLADIK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Wikileaks depremi, diplomaside bambaşka döneme geçişin, şeffaflığın başlangıcı olabilir mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zannetmiyorum. Bizler bulunduğumuz ülkede, yaptığımız bütün temasları rapor ederiz ülkemizde. Bunların bir kısmı rutin raporlardır. Bir kısmı da gizli raporlardır. Bundan sonra da böyle olmaya devam edecek. Bunun şeffaflaşması diye bir şey söz konusu olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Amerikan diplomatların üslubuyla da ilgili bir tartışma var. Emekli Türk diplomatlara sorulduğunda 'Bizim devlet terbiyemizde asla böyle kulp takma, aşağılayıcı ifadeler yoktur.' deniyor. Acaba öyle mi? Onların bu üslupları tamamen kişisel olarak mı değerlendirilir yoksa Amerikan kültürel yapısı içinde normal midir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan kültürü içerisinde bu yazışma formatı bizim beklediğimiz, gördüğümüz, bildiğimiz formattır. Aslında bu yazışma formatının çok da pratik olduğunu söyleyebilirim. Başta bir özet bölümü yer alır. Ondan sonra konuyla ilgili bütün ayrıntılar o mesajın içerisine derc edilir. Bizim de sistemimiz bu aslında. Yazdığımız zaman özlü yazmak isteriz. Yani ne yapılmak, ne söylenmek isteniyorsa o mesajda bu, mümkün olan en az kelime ile ifade edilmelidir. Konu fazla uzatılmamalı, kısa cümlelerle söylenmelidir. Biz de bunu yaparız. Amerikalılar da bunu yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Biz de lakap takar mıyız?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz lakap takmayız. Amerikalılar için de bunun çok istisna olduğunu düşünüyorum. Biz gelişmeleri bire bir rapor etmek isteriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Peki, nasıl bir dönem bekliyor dünyayı bundan sonra?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika için çok zor bir dönem. Bunların ancak bir kısmı yayınlandı. Büyük bir kısmı yayınlanacak. Her ülke kendisiyle ilgili mesajları inceliyor, değerlendiriyor. Biz de bakanlık olarak bunu yapıyoruz. Bunu kendi sistemimize de indirdik. Bu verilere ulaşıyoruz. Amerikalılar acaba ne düşünüyorlar, niçin bunu yaptılar bu tabii cevaplanması gereken önemli bir soru. Biz bu sorulara cevap aramaya çalışıyoruz. Her belge bakanlık tarafından değerlendiriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu belgeleri incelemek için özel bir birim mi kuruldu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır. İlgili daireler kendilerini ilgilendiren konularla ilgili belgeleri inceliyorlar, değerlendiriyorlar ve üst makama sunuyorlar. Kendilerinin bağlı olduğu müsteşar, müsteşar yardımcısına, bakan beye sunmak üzere hazırlık yapıyorlar. Bunların yayınlandığı gece başladı bu çalışma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sabahladınız yani o gece?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet. Sabaha kadar çalışıldı, bugün de çalışmalarımız devam ediyor. Bana bağlı olarak görev yapan teknik birimimiz konunun teknik boyutuyla ilgileniyor. İlgili dairelere teknik altyapıyı biz sağlıyoruz. O verilere süratli erişimi biz sağlıyoruz. O veriler üzerinde daha kolay, daha pratik arama yapacakları bir altyapıyı kurduk.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-6582971333802031214?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/6582971333802031214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/12/wikileaks-ders-oldu-kendimize-cekiduzen.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6582971333802031214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6582971333802031214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/12/wikileaks-ders-oldu-kendimize-cekiduzen.html' title='&quot;Wikileaks ders oldu, kendimize çekidüzen veriyoruz&quot; / Nuriye Akman ile röportaj'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TQVE-cIoDII/AAAAAAAAAFE/ESjsCaDcpys/s72-c/nacikoru.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-6455510459109668340</id><published>2010-10-20T10:13:00.000+03:00</published><updated>2010-10-20T23:21:11.247+03:00</updated><title type='text'>Konsolosluk İşlemleri Artık Otomatlarda da Yapılabilecek</title><content type='html'>Yurt dışında yaklaşık beş milyon vatandaşımız yaşıyor. Bu vatandaşlarımızın doğumdan ölüme, askerlikten noterliğe kadar tüm işlemleri konsolosluklarımız tarafından yapılıyor. Diğer bir anlatımla, ülkemizdeki nüfus müdürlükleri, askerlik şubeleri ve noterlerin görevlerini yurt dışında konsolosluklarımız üstleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarların henüz hayatımıza girmediği yıllarda konsolosluklarımızda işlemler geleneksel yöntemlerle yapılırdı. Türkiye'deki kurumların ön izninin alınması gereken işlemlerle ilgili yazışmaların sonuçlanması için haftalarca, hatta aylarca beklemek gerekirdi. Her konsoloslukta işlemlerin kaydedildiği onlarca defter olur, gün içinde tahsil edilen harçların sayımı bile bir görevlinin bütün gününü alırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlk konsolosluk otomasyonu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığı olarak ilk konsolosluk otomasyonunu 1989 yılında hayata geçirdik. Almanya'daki üç başkonsolosluğumuzda deneme amaçlı başlattığımız proje çok kısa süre içerisinde tüm konsolosluklarımızı kapsayacak şekilde genişletildi.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TK8dwIcDdEI/AAAAAAAAADY/CiLzekx5tp0/s1600/card.png"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 147px; height: 131px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TK8dwIcDdEI/AAAAAAAAADY/CiLzekx5tp0/s400/card.png" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525667980542964802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teknolojinin nimetlerinden yararlanmaya sonraki yıllarda da devam ettik. İletişim ağlarının güçlenmesine paralel olarak biz de merkezi veritabanımızı oluşturduk ve konsolosluk otomasyonumuzu merkezi yapıda kurguladık. Böylece hem sistem güvenliği yükseldi, hem de işlemler süratlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;e-Konsolosluk ve Çağrı Merkezi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;e-Konsolosluk uygulaması ise konsolosluk işlemlerinde yeni bir başlangıç oldu. Belki tüm işlemler için olmasa bile, bir çok konsolosluk işleminin günün 24 saatinde evlerden ve iş yerlerinden yapılabilmesine imkan sağlandı. e-Konsolosluk'un bir önemli özelliği de, kredi kartı ile işlem harcı ödemesi yapılabilmesiydi. e-Konsolosluk şimdi başta Amerika olmak üzere, dünyanın değişik ülkelerinde yaşayan çok sayıda vatandaşımıza hizmet sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TK8dbMx2ZII/AAAAAAAAADI/irc5a5KzoFs/s1600/k%C3%A7m.JPG"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 121px; height: 124px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TK8dbMx2ZII/AAAAAAAAADI/irc5a5KzoFs/s400/k%C3%A7m.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525667620930872450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Konsolosluk Çağrı Merkezi de e-Konsolosluk gibi, konsolosluk işlemlerinin kalitesini yükseltmeye yönelik önemli bir hizmet oldu. Amerika'daki tüm vatandaşlarımıza yönelik olarak 2005 yılında Şikago Başkonsolosluğumuz bünyesinde kullanıma sunulan Konsolosluk Çağrı Merkezi'nin bir benzeri aynı yılın sonunda Ankara'da devreye alındı. Vatandaşlarımızdan aldığımız geridönüşler, Çağrı Merkezi'nin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırmak yönünden ne kadar önemli bir hizmet olduğunu gösterdi. Çağrı Merkezi uygulamasından alınan olumlu sonuçlar üzerine, bu çalışmanın kapsamını genişletmeyi planladık ve bu yılın Nisan ayında Ankara'daki Çağrı Merkezimizi profesyonel destek de alarak 7x24 hizmet sunan bir birime dönüştürdük. Haziran ayında Şikago Çağrı Merkezimizi de Ankara'ya bağlayarak hizmeti bir merkezden yönlendirecek alt yapıyı kurduk. (312) 292 2929 telefon numarası üzerinden hizmet sunan Çağrı Merkezimizin bakanlığın gurur kaynağı olmasından memnuniyet duyuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İşlem Otomatları&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şimdi konsolosluk hizmetlerinde yeni bir uygulamayı hayata geçirmek için çalışmalara başladık. Yeni geliştirdiğimiz konsolosluk modelinde, vatandaşlarımızın konsolosluklarımıza gelerek yaptıkları başvurularda kendilerine değişik seçenekleri sunmayı amaçlıyoruz. e-Konsolosluk üzerinden de yapılabilen işlemler başta gelmek üzere, bazı işlemler artık konsolosluklarımıza kuracağımız "&lt;em&gt;konsolosluk işlem otomatları&lt;/em&gt;"nda da yapılabilecek, ödemelerde banka ve kredi kartları da kullanılabilecek. &lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TK8dls-MGWI/AAAAAAAAADQ/QCU_vVQFhLw/s1600/kiosk.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 170px; height: 302px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TK8dls-MGWI/AAAAAAAAADQ/QCU_vVQFhLw/s400/kiosk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5525667801371253090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Örneğin, nüfus cüzdan sureti almak üzere başvuran bir vatandaşımız, dilediği takdirde, bankalarda olduğu gibi, sıramatikten bir numara alıp biraz bekledikten sonra görevliye talebini iletebileceği gibi, bir işlem otomatında, Konsolosluk Kartını kullanarak işlemi kendisi de yapabilecek ve nüfus cüzdan örneğini otomattan çıkartabilecek. Aynı şekilde, kasadaki görevliye uğramadan işlem harcını kişisel banka kartı veya kredi kartını kullanarak yine aynı otomatta ödeyebilecek. Kart kullanmayanlar da ödemelerini nakit olarak "&lt;em&gt;nakit ödeme otomatları&lt;/em&gt;"na yapabilecekler. Vize başvurusunda bulunan yabancılar da, pasaportlarını pasaport okuyucularından geçirdiklerinde kimlik bilgileri otomatik olarak sistemimize aktarılacak, talep ettikleri vize türünü ve diğer bilgileri girdiklerinde, işlemin tamamlanması için vize başvurularına bakan görevlimize yalnız bir kaç dakikalık iş kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;em&gt;İşlem Otomatları&lt;/em&gt;" ile konsolosluklarımıza başvurularda beklemeleri ortadan kaldırmayı ve işlemleri süratlendirmeyi arzu ediyoruz. Bu yeni uygulamada harç ödemeleri de kolaylaşmış olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlk uygulama Almanya'da başlayacak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yurt dışındaki vatandaşlarımızın yarıdan fazlası Almanya'da yaşıyor. Geçtiğimiz yıl içinde tüm konsolosluklarımızda yapılan işlem sayısı 1,2 milyondu. Bu işlemlerin yaklaşık yüzde yetmişbeşi Almanya'daki konsolosluklarımızda yapıldı. Bu istatistiklerden yola çıkarak biz de kurguladığımız bu konsolosluk modeli uygulamasına, en çok vatandaşımızın yaşadığı Almanya'daki konsolosluklarımızdan başlamayı kararlaştırdık. İlk aşamayı başarıyla tamamladıktan sonra, ikinci aşamada Avrupa'daki diğer konsolosluklarımız ile Amerika'daki konsolosluklarımızı devreye almayı planlıyoruz. İkinci aşama sonucunda uygulamanın kapsama alanı da yüzde doksanlara çıkmış olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konsolosluk hizmetlerinde teknolojik imkanlardan yararlanmaya başlayalı yirmi yılı geçti. Yerel bilgisayar ağlarında Dos işletim sistemi altında uygulamaya koyduğumuz konsolosluk otomasyonumuzu geçtiğimiz yıllarda merkezi veritabanı, e-Konsolosluk uygulaması ve Çağrı Merkezi ile güçlendirmiştik. Şimdi kurmayı öngördüğümüz "konsolosluk otomatları" ile yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza sunmakta olduğumuz hizmetin kalitesini de arttıracağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ve konuya ilgi duyan bilişimcilerimizin başlattığımız bu çalışmaya ilişkin görüş ve yorumlarını öğrenmekten memnuniyet duyacağımı belirtmek isterim.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-6455510459109668340?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/6455510459109668340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/10/yeni-konsolosluk-modeli.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6455510459109668340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6455510459109668340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/10/yeni-konsolosluk-modeli.html' title='Konsolosluk İşlemleri Artık Otomatlarda da Yapılabilecek'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TK8dwIcDdEI/AAAAAAAAADY/CiLzekx5tp0/s72-c/card.png' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-5562141330496356910</id><published>2010-08-02T13:55:00.000+03:00</published><updated>2010-08-02T08:09:02.354+03:00</updated><title type='text'>Dışişleri memuru olmak için başvurular bundan böyle yalnız elektronik ortamda yapılacak</title><content type='html'>Diğer kurumlarda olduğu gibi, dışişleri bakanlığında da, kariyer memuriyetine girmek için açılan sınavlara başvurular bugüne kadar geleneksel yöntemlerle yapılıyordu. Her adayın, başta nüfus cüzdanı sureti ve üniversite diploması olmak üzere, tüm başvuru belgelerini Noterde onaylatmalarını, sonra da gerekli belgeler ve dilekçeyle birlikte başvurularını bakanlığa bizzat yapmalarını istiyorduk. Bundan dolayı yüzlerce genç, toplam binlerce belgeyi onaylatmak için Noterlerde saatlerini geçirirler ve yüksek harçlar ödeyerek başvuru belgelerini toplamaya çalışırlardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıldan itibaren bu uygulamayı tamamen değiştiriyoruz. Artık hiç bir adaydan belgelerini başvuru aşamasında onaylatmalarını istemeyeceğiz; ayrıca başvuru için bakanlığa gelmelerini de şart koşmayacağız. Sınava girmek isteyen adaylar, gerekli alan bilgilerini Bakanlık web sitesine eklenen bir modüle kaydedecekler, duyuruda belirtilen belgeleri de aynı sayfaya yüklediklerinde başvuru işlemi tamamlanmış olacak. Dolayısıyla hem belge toplamak kolaylaşacak, hem de Türkiye'nin dört bir yanından gençler bu belgeleri elden teslim etmek için Ankara'ya gelmek zorunda kalmayacaklar. Giriş sınavına başvuruyu kolaylaştırarak aday kabul aşamasında uyguladığımız KPSS puanı alt sınırını da aşağıya çekme imkanımız olabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer kamu kurumlarında benzer bir uygulama var mı, bilmiyorum. Ancak biz dışişleri bakanlığı olarak geçtiğimiz yıl açtığımız sınavlardan birinde gelişmiş bilişim alt yapımızdan yararlanmış ve bundan oldukça olumlu sonuçlar almıştık. Şimdi geçen yılki denememizi yaygınlaştırmayı ve 2010 yılından itibaren tüm sınav başvurularını tamamen elektronik ortama taşımayı amaçlıyoruz. Bu uygulama, yalnız başvuran gençlerimize büyük bir kolaylık sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda adayların sınava davet edilmesinde ve başvuruların değerlendirilmesinde de bakanlığın işini büyük ölçüde hafifletecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temmuz ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ve 12 Ağustos'ta yürürlüğe girecek olan yeni Teşkilat Yasamız ile artık dışişleri bakanlığında kariyer memurluğu sınavlarına girebilecek aday yelpazesi de genişledi. Siyasal bilgiler, hukuk, işletme ve iktisat gibi dallar dışında tarih, psikoloji ve halkla ilişkiler gibi bölüm mezunları da artık meslek memurluğu sınavına girebilecekler. Ayrıca, sosyal bilimlerin her hangi bir dalında dört yıllık üniversite eğitimi alan gençler de, eğer uluslararası ilişkiler, hukuk veya ekonomi gibi dallarda yüksek lisans eğitimi yaptılarsa meslek memurluğu sınavı için başvuruda bulunabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıldan itibaren sınavlara katılacak aday sayısını da arttırmayı planlıyoruz. İki yıl önce 300, geçtiğimiz yıl da 400 adayı meslek memurluğu sınavına davet etmiştik. Bu yıldan itibaren yazılı sınav öncesinde çoktan seçmeli bir eleme sınavı da düzenlemeyi öngördüğümüz için bundan böyle daha çok sayıda gencimize sınava katılma imkanı sağlamış olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz eğitim döneminde çeşitli üniversitelerde diplomasiye ilgi duyan çok sayıda gencimizle bir araya gelmiş, kendileriyle diplomasi mesleği, bakanlığa giriş ve meslekte ilerleme konularında sohbet etmiştim. Özellikle son yıllarda yürütülen aktif dış politikamızın bakanlığımıza ilgiyi arttırdığını ve daha çok sayıda gencin diplomat olmak istediğini görmek beni mutlu etmişti. Bu toplantılarda dışişleri sınavlarına hazırlık konusunda bazı tavsiyelerde bulunmuş, gençlere sınavlar için çalışmaya mümkün olduğunca erken başlamalarını önermiştim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşkilat Yasası 12 Ağustosta yürürlüğe girdikten sonra aynı ayın sonuna doğru, meslek memurluğu ile konsolosluk ve ihtisas memurluğu sınavlarının duyurularını yayınlamayı düşünüyoruz. Eleme sınavı niteliğinde gerçekleştirilecek olan çoktan seçmeli sınavı da eylül ayında yapabileceğimizi umuyorum. Dolayısıyla, mesleğimize ilgi duyan gençlerimize şimdiden, başta siyasi tarih, hukuk ve ekonomi olmak üzere sınav konularında çalışmaya başlamalarını tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama lütfen unutmayın; e-Devlet çalışmalarına katkı sağlamak ve başvuları daha süratli değerlendirebilmek amacıyla artık dışişleri bakanlığına sınav başvuruları yalnız elektronik ortamda yapılabilecek. Eğer bilgisayar kullanımında kendinizi iyi hissetmiyorsanız, biraz gayret göstermenizi ve sınav duyurusu yapılıncaya kadar bu konuda deneyim kazanmanızı öneririm.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-5562141330496356910?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/5562141330496356910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/07/diplomat-olmak-isteyenler-simdiden.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5562141330496356910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5562141330496356910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/07/diplomat-olmak-isteyenler-simdiden.html' title='Dışişleri memuru olmak için başvurular bundan böyle yalnız elektronik ortamda yapılacak'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-8138933172031575489</id><published>2010-07-15T19:01:00.000+03:00</published><updated>2010-07-14T23:44:16.035+03:00</updated><title type='text'>Yeni Teşkilat Kanunu ile daha dinamik bir Dışişleri Bakanlığı hedefleniyor</title><content type='html'>Dışişleri Bakanlığı ülkemizin en köklü kuruluşlarının başında geliyor. Osmanlı döneminde "Reis-ül küttaplık" olarak bilinirdi, Cumhuriyetle birlikte adı "Hariciye Vekaleti" oldu. Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmelere göre dışişleri de değişti, çağın gereklerine cevap verecek şekilde yapısal değişikliklere uğradı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son 1994 yılında üzerinde tadilat yapılan Teşkilat Yasamız, aktif dış politikamızın ihtiyaçlarına cevap vermede zorlanıyordu. Bu ihtiyacı karşılayabilmek amacıyla yaklaşık bir yıl önce reform çalışması başlattık. Önce merkez ve dış teşkilatımızdaki görevlilerimizin görüşlerini alarak üzerinde çalıştığımız metni geliştirdik; daha sonra tasarının özlük haklarına ilişkin bölümlerini başta maliye bakanlığımız olmak üzere, ilgili kurumlarımızın bilgisine getirdik ve metne son şeklini verdik. Bir yıllık emeğimizin sonunda Meclise sunulan yasa tasarımız onaylanmasını takiben 13 temmuzda Resmi Gazetede yayınlanarak yasalaştı. Böylece dışişleri bakanlığımız, uzun yıllardan sonra, günün şartlarına göre yeni teşkilat kanununa kavuşmuş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogumu izleyen çok sayıda internet kullanıcısı, yeni yasanın temel özelliklerini sordular. Bu talepleri karşılamak üzere yeni Teşkilat Yasamız hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yasayla diplomasinin değişen parametreleri çerçevesinde öne çıkan konulara paralel olarak yeni genel müdürlükler oluşturuldu. Küresel ve İnsani Konular Genel Müdürlüğü, Çatışmayı Önleme ve Kriz Yönetimi Genel Müdürlüğü, Komşu Ülkelerle Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü gibi bu yeni birimlerin çok yönlü dış politikamızın ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynayacağını düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşkilat kanunu diplomatlarımızın çağın gerektirdiği mesleki donanıma sahip olabilmeleri için bazı yeni düzenlemeler yapılmasını öngörüyor. Bu doğrultuda mevcut eğitim merkezimizi Diplomasi Akademisi’ne dönüştürüyoruz. Artık değişik üniversitelerden, düşünce kuruluşlarından ve medyadan katılımcıların da aday memurlarımıza ders verebilmelerini sağlayacağız. Diplomasi Akademisi zaman içerisinde yüksek lisans programı da olan çok daha kapsamlı bir eğitim kurumuna dönüştürülecek. Ayrıca, diğer ülkelerin dışişleri bakanlıklarında olduğu gibi, bizim dışişleri memurlarımıza da, ülkemiz için önem taşıyan yabancı dillerin eğitiminin verilmesi konusunda güçlü bir alt yapı kurulacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim bakanlığa girdiğim 80'li yıllarda diplomatlarımız genellikle Mülkiye mezunu olurdu. Ama zaman içerisinde, ülkemizin dört bir yanında yeni üniversitelerin eğitime başlamasıyla birlikte diplomatlık mesleğini tercih eden gençlerimizin okullara göre dağılımı da farklılaştı. Şimdi daha çok Boğaziçi, ODTÜ, Galatasaray, KOÇ, Bilkent gibi değişik üniversitelerden gençler bakanlığımıza giriyor. Yeni yasayla yelpazayi daha da genişletiyoruz. Artık tarih, halkla ilişkiler, sosyoloji ve psikoloji mezunları da meslek memurluğu sınavına katılabilecekler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetenekli genç diplomatlarımızı daha genç yaşlarda önemli görevlere getirebilmek için yeni Teşkilat Yasası ile bir dizi yenilik öngördük. Bakanlık hiyerarşisinde önemli bir adım olan başkatiplik sınavına artık dokuz değil, altı yıl içinde girilebilecek. Yeni yasayla genç yaşlarda Büyükelçi olmanın yolu da açıldı. Ben üniversiteden mezun olur olmaz hariciyeye katılmıştım; genç büyükelçiler arasında anıldığım halde ancak 49 yaşımda Büyükelçi olabildim. Şimdi ise 35-40 yaşlarında Büyükelçi olunabilecek. Ayrıca, henüz elçi unvanı almamış, birinci, ikinci ve üçüncü derecedeki meslek memurları da dış temsilcilikler sıralamasında son iki grupta yer alan misyonlara Büyükelçi olarak atanabilecekler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meslek memurlarımızla birlikte dışişleri bakanlığının yükünü omuzlayan, ancak statülerinden dolayı mutsuzluk yaşayan idari memurlarımız da yeni kanunla birlikte kariyer memurluğuna geçiyorlar. Konsolosluk ve İhtisas Memurluğu’na dönüştürülen idari memurluk artık önümüzdeki yıllarda tamamen tarihe karışmış olacak, konsolosluk ve ihtisas memurlarımız başkonsolosluğa kadar yükselebilecekleri yeni kariyer kulvarında daha etkin hizmet sunma imkanına sahip olacak ve buna göre daha iyi özlük haklarına kavuşacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yasayla, şimdiye kadar yalnız hukuk müşavirlerince yerine getirilen uluslararası hukukla bağlantılı görevlerin bundan böyle meslek memurları tarafından da üstlenilmesi öngörülüyor. Bakanlığa artık hukuk eğitimi alan meslek memurları da alınacak ve hukukçuların görev tanımları ağırlıklı olarak devletler özel hukuku, kamu hukuku, medeni hukuk ve borçlar hukuku ile bağlantılı konuları kapsayacak. Yurtdışına atanacak hukukçularımız, başkonsolosluklarda da görevlendirilerek yurt dışındaki vatandaşlarımızın hukuki sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacaklar, böylece vatandaşlarımıza hukuki danışmanlık hizmeti de dış temsilciliklerimiz aracılığıyla sunulabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceki teşkilat kanunumuz bizleri daha çok batı ülkelerindeki temsilciliklerimize tayine yönlendirirdi. Buna karşılık yeni kanun, başta sınır ülkeleri olmak üzere, ülkemiz için önem taşıyan ülkelere tayini de cazip hale getiriyor. Artık diplomatlarımız yalnız Londra'ya, Berlin'e, New York'a değil, Tahran'a, Şam'a Cezayir'e de atanmayı tercih edecekler. Çocuklarının eğitimine devlet katkısı alacak, mahrumiyet bölgelerinde görev yaparken iki yılda bir sıla bileti hakkına sahip olacaklar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pekin Büyükelçiliğimizde gün batarken, Kinşasa Büyükelçiliğimizde öğlen oluyor, Los Angeles Başkonsolosluğumuzda ise gün yeni doğuyor. Güneşin üzerine batmadığı dışişleri bakanlığı, yeni teşkilat kanunu ve modern kurumsal alt yapısıyla yeni uluslararası düzende ülkemizin uluslararası arenadaki gücünü, görünürlüğünü ve etkisini daha da artıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-8138933172031575489?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/8138933172031575489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/06/dsisleri-yeni-teskilat-kanunu-ile-daha.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/8138933172031575489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/8138933172031575489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/06/dsisleri-yeni-teskilat-kanunu-ile-daha.html' title='Yeni Teşkilat Kanunu ile daha dinamik bir Dışişleri Bakanlığı hedefleniyor'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-9129074970814775967</id><published>2010-07-12T22:57:00.024+03:00</published><updated>2010-07-14T11:50:20.320+03:00</updated><title type='text'>İnsanları karalamak bu kadar kolay mı?</title><content type='html'>Mesleğimiz gereği biz hariciyecilerin hayatı büyük ölçüde yurt dışında geçiyor. Dışişleri bakanlığında geçirdiğim otuz yılın tam yirmi yılını değişik ülkelerde yaşadım. Son turum iki merkezde geçti. Dört buçuk yıl Şikago'da başkonsolos,sonraki iki buçuk yıl da Riyad'da büyükelçi olarak görev yaptım. Yedi yıl sonra ülkemize dönmekten de büyük mutluluk duydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın işine her sabah heyecanla gidiyor olması çok güzel bir duygu. Özellikle geleceğe yönelik projeleriniz varsa çalışmak sizin için adeta bir zevk oluyor. Dışişleri'nde yönetici konumunda olmak da işte böyle güzel bir his benim için. Geçtiğimiz yıl içerisinde başlattığımız projelerin önemli bir bölümünü sonuçlandırdık. Uzun yıllardır el atılamayan Teşkilat Kanunu, uzun bir maraton sonucunda Meclis'te kabul edildi ve ne zamandır hayal ettiğimiz reformları hayata geçirme imkanına kavuştuk. Bilişim alanında gerçekleştirdiğimiz bir çok çalışmada önemli adımlar atılması da ayrı bir mutluluk kaynağı oldu benim için. Bu bağlamda, e-Pasaport projesini üstlenmekten de büyük bir heyecan duydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nisan ayında açtığım blogumda daha çok bilişim yazıları yazmayı amaçlıyordum. Ancak uzun yıllar bir türlü gerçekleşemeyen e-Pasaport projesinde yönetici olarak görev alınca blogumda da biyometrik pasaportların kullanıma sunulması için yapmakta olduğumuz çalışmalara çok sık yer verdim. Çalışmanın neredeyse her aşamasını blog okuyucularımla paylaştım. Yazılarıma eklenen yorumları tek tek inceledim ve bir bölümüne ayrı ayrı cevap verdim. 1 Haziran'da başlayan yeni pasaport uygulaması aradan bir ay geçtikten sonra tam olarak rayına girdi ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan tanzim merkezi her gün on bin biyometrik pasaport basımını yapıp sahiplerine gönderebilecek teknik alt yapıya kavuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ICAO'nun pasaport standartalarını ülkemizin zamanında yerine getirmiş olmasından memnuniyet duyacağımız yerde bazı gazete köşelerinde çipli pasaport projesi ile ilgili ilginç haberler yayınlanmaya başlandı. Önce pasaportların aslında çipsiz olduğu iddia edildi. Ben bu konuda blogumda bir yazı yazdım; yazım çeşitli internet sitelerinde yayınlandı. Pasaportların çipsiz olduğu iddiasından bir sonuç alınamayınca bu defa yıllar önce açılan ve halen mahkemede olan bazı ihalelerin hesabı sorulmaya başlandı. Bu konu dışişleri bakanlığını ilgilendirmiyor diye bakanlık olarak biz tartışmaların içine girmedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu projeyi karalamak için başlatılan kampanya zamanla hedefini de genişletmeye başladı. 12 temmuz tarihli bir gazetede yıllar önceki e-Pasaport ihaleleri ile ilgili yolsuzluk iddiaları gündeme getirilmekle kalınmadı, bu ihalelerde adı geçen Malezya firmasının seçimi konusunda benim "&lt;em&gt;görev ve sorumluluk üstlendiğim&lt;/em&gt;" de ileri sürüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde kalem tutan, gazete ve internet sitelerinde de köşeleri olan kişilerin yazdıkları metinlerin sorumluluğunu taşımaları gerekir. Özellikle yazılarınızda başka kişileri suçluyorsanız iki kere düşünmeniz, yazdıklarınızın doğru olup olmadığını çeşitli kaynaklardan kontrol etmeniz beklenir. Ama gördüğüm kadarıyla herkes bu sorumluluk duygusuna sahip değil. Bu iddiayı ileri süren yazar da, benim iletişim bilgilerime erişmek için en azından gazetesinin sekreterinden yardım isteyebilir ve bana ulaşabilirdi. Bunu yapmadı; ben onu aradım. Projeyi anlattım; yazısında adı geçen Malezya firmasının seçimi konusunda benim hiç bir bilgim ve dahlim olmadığını, sözkonusu tarihlerde yurt dışında görev yaptığımı, bu konuyu gazetelerden bile izlememiş olduğumu kendisine anlattım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bilinçsizce yazılan bir yazının zararı kısa sürede katlanarak artıyor. Hele kendinizi ifade edecek bir araca sahip değilseniz bu gibi karalamalar sizin üzerinizde uzun süre kalabiliyor. Nitekim yazının yayınlandığı akşam Google'da yaptığım küçük bir aramada bu yazının bir çok siteye taşındığını gördüm. Yani, elinde kalem olan biri, bir başka kişiye çamur atacak, buna karşılık iddialarla hiç ilgisi olmayan, ama haberlerde ismi geçen kişi olarak siz, bu çamuru temizlemeye çalışacaksınız, öyle mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazarın iddiaları konusunda kendisine ve gazetesine bir açıklama metni gönderdim. Umarım özür diler ve açıklamayı gazetesinde yayınlar. &lt;br /&gt;--------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mfa.gov.tr/trt-mulakat-13072010.tr.mfa"&gt;TRT Medya Müfettişi'nde yaptığım açıklamanın video dosyası için tıklayınız&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-9129074970814775967?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/9129074970814775967/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/07/insanlar-karalamak-bu-kadar-kolay-m.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/9129074970814775967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/9129074970814775967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/07/insanlar-karalamak-bu-kadar-kolay-m.html' title='İnsanları karalamak bu kadar kolay mı?'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-6977997569717661422</id><published>2010-06-24T23:30:00.001+03:00</published><updated>2010-06-24T16:49:51.203+03:00</updated><title type='text'>e-Pasaport başvurularının akıbeti artık web sitesinden de izlenebiliyor</title><content type='html'>Aslında blogumda yazmak istediğim değişik konular var. Bunlardan biri de Dışişleri Bakanlığı'nın Mecliste görüşülmekte olan ve önümüzdeki günlerde yasalaşması beklenen yeni Teşkilat Kanunu. Özellikle genç hariciyeci adaylarına yeni yasanın neler getirdiğini, başlatılan reform çalışmalarıyla gelecek on yıllarda nasıl bir dışişleri bakanlığı kurgulandığını anlatmayı planlıyordum. Ancak e-Pasaport konusunun henüz gündemden düşmediğini görünce, belki de son bir kez e-Pasaport projesindeki gelişmeleri sizlerle paylaşmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu projede görev aldığımda, yeni pasaportlarımızın onca yıldan sonra nihayet hayata geçeceği düşüncesinin, konuyla ilgilenen kişilerde bir heyecan yaratacağını sanıyordum. Oysa öyle olmadı. Kimileri, önceki yıllarda yaşanan denemeler gibi, bu çalışmanın da sonuçsuz kalacağını düşünüyordu. Kısa sürede önemli bir mesafe alınınca ve duyuruları yapılan hizmetler öngörülen zamanlarda devreye girince bir çok kişi bu defa başarılı olunabileceğine inanmaya başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Haziran tarihi yaklaştığında ise pasaportların teknik özelliklerinden çok, belki de haklı olarak, pasaport harçlarının yüksekliğine vurgu yapıldı. "&lt;em&gt;Seyahat özgürlüğü&lt;/em&gt;"ne yönelik siteler açılarak bu konuda başlatılan bir kampanya İnternet üzerinden etkili olmaya başladı. Bu arada, "&lt;em&gt;e-Pasaportlar yoksa sahiden çipsiz mi?&lt;/em&gt;" başlıklı yazımda da belirttiğim gibi, pasaportların içinde aslında çip de olmadığı, devlet tarafından kandırıldığımız dedikodusu bile kulaktan kulağa zihinlere kaydedilmeye çalışıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pasaport harçlarının diğer ülkelere göre bizde yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama kısa bir süre önce önemli bir adım atıldı ve Bakanlar Kurulu kararı ile pasaport cüzdan bedeli ve harç miktarları çok önemli oranlarda azaltıldı. Önceleri 138 Liraya aldığımız cüzdanların bedeli hem Türkiye'de, hem de yurt dışında 50 Liraya düşürüldü. Süreyle ilgili harç miktarlarında da yaklaşık yüzde elli civarında bir indirim sağlandı ve böylece pasaport almak mali yönden de kolaylaşmış oldu. Ama pasaport harçlarındaki indirimler konusunda belli başlı gazetelerimizin İnternet kullanıcıları tarafından yazılan yorumları okumanızı öneririm. Bir olumlu görüş varsa, buna karşılık on görüş de "&lt;em&gt;aslında bunun gerçek bir indirim olmadığı&lt;/em&gt;" yönündeydi. Hatta bazı yorumcular bu değişikliğin kamuoyu tarafından yanlış anlaşıldığını, gerçekte böyle bir indirimin yapılmadığını bile yazdılar. Ama, her şeye rağmen harç indirimi kararı hafta başından itibaren uygulamaya geçti ve bu tür yorumların da sonu geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haziran ayı başında e-Pasaport başvurularında bazı sorunlar yaşandı. Sorunların önemli bir bölümü başvuru belgeleriyle birlikte talep edilen fotoğrafların biyometrik özelliklerde olmamasından kaynaklanıyordu. Bunun sonucunda çok sayıda yeni pasaport başvurusu sistem tarafından reddedildi. Fotoğrafları kabul edilmeyen vatandaşlarımız da bir kere daha emniyet müdürlüklerine ve konsolosluklara gitmek zorunda kaldılar. Bu durumun hem vatandaşlarımız, hem de başvuruyu kabul eden birimlerimiz için ek güçlüklere neden olduğunu gözlemledik. Aradan henüz bir ay geçmeden bu sorun büyük ölçüde giderildi. Fotoğraflarda yaşanan sorunların oranı toplam başvuru sayısına göre oldukça azaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Pasaport teknik alt yapısını, başvuruların randevu sistemiyle alınması üzerine kurgulamıştık. Aslında bu sistem bugün de bu şekilde devam ediyor. Ancak özellikle yeni pasaporta acilen ihtiyaç duyan bazı vatandaşlarımız zamanında randevu almadıkları için güç durumda kaldılar. Bunun üzerine randevu ile başvuru alan emniyet müdürlüklerinde, randevu düzenine ek olarak gün içinde randevusuz gelen kişiler için de başvuru imkanı sağlandı. Bu uygulama her ne kadar tüm başvuruların randevu ile yapılmasının sağlayacağı rahatlık  konusunda geri adım atmamıza neden olsa da, pratikte günlük başvuruları kolaylaştırdı. Bununla birlikte yurt dışındaki tüm başvuruları tamamen randevu sistemi ile yapmaya devam ediyoruz. Bu uygulamanın zaman içerisinde diğer konsolosluk işlemlerini de tamamen randevu sistemi ile karşılamak için oldukça verimli çalışan bir teknik alt yapı oluşturacağını düşünüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TCKHPMMpdQI/AAAAAAAAACw/U8_eOPFXU1c/s1600/izleme.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 173px; height: 98px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TCKHPMMpdQI/AAAAAAAAACw/U8_eOPFXU1c/s400/izleme.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486095991132747010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;e-Pasaport web sayfalarından ve Çağrı Merkezi üzerinden alınan randevu taleplerinin yönetimini bilişim alt yapımızdan yararlanarak güçlü bir şekilde sürdürmeyi planlıyoruz. Halihazırdaki uygulamamız ile Türkiye'den randevu talebinde bulunan vatandaşlarımıza randevu aldıkları gün, randevularından belirli bir süre önce SMS mesajı gönderilerek randevuları hatırlatılıyor. Başvuru sonrasında da başvurunun hangi aşamada olduğu yine web sitesi üzerinden ve Çağrı Merkezi aracılığıyla izlenebiliyor. Başvuru İzleme Sistemi özellikle Türkiye'den yapılan başvuranlar için gereğince etkin kullanılamıyordu. Ancak son yapılan teknik düzenlemelerle artık yalnız yurt dışından yapılan başvurular değil, Türkiye'den yapılan başvurular da hem web sitesi üzerinden hem de Çağrı Merkezi aracılığıyla kolaylıkla takip edilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer pasaport başvurusu Türkiye'den yapıldıysa tanzim merkezinde basılan pasaportlar sahiplerine iletilmek üzere PTT'ye teslim edildiğinde sisteme otomatik olarak PTT gönderi izleme numarası da kaydediliyor. Böylece epasaport.gov.tr adresi üzerinden bağlanılıp "Başvuru İzleme Sistemi" tıklandığında gönderilen zarfın, o anda PTT'nin hangi ofisinde veya aracında olduğu bilgisi de ekranda görüntülenebiliyor. Bu hizmet 0216 444 3020 numaralı Çağrı Merkezi'nden de alınabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulamanın hayata geçmesinden bu yana Türkiye'den ve yurt dışından başvuruda bulunan on binlerce vatandaşımız yeni pasaportlarını aldılar. Biz de dışişleri bakanlığı olarak diplomatik e-Pasaport düzenlemeye devam ediyoruz. Başvurularda yaşanan sorunların her geçen gün azalması, proje grubuna, hizmetin kalitesinin daha da arttırılması konusunda yeni çalışmalar yapma imkanı da veriyor. Yakında, başvurular sırasında yaşanan sıkıntıları mümkün olduğunca ortadan kaldırmayı ve günün başvurularını, aynı gün içerisinde karşılayıp postaya vermek için gerekli çalışma düzenine geçmiş olacağız. Bunun hemen sonrasında da yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da pasaportlarını daha kısa süre içerisinde teslim edebilecek alt yapıyı kurmak için yeni çalışmalar yapacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gündemimizde pasaport geçerlik sürelerinin 10 yıla çıkarılacağı Pasaport Kanunu tasarısının Meclisimizde kabul edilmesi var. İçişleri Bakanlığımız tarafından yapılan hazırlıkların son aşamada olduğunu, yeni kanun tasarısının bu yasama döneminde uygulamaya geçirilmesi ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu bilginize sunmak isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Pasaport ile ilgili bu bilgilerden sonra yine bir hatırlatma yapayım: Siz veya yakınlarınız yakın bir zamanda e-Pasaport başvurusunda bulunacaksanız, aman fotoğraflarınızın biyometrik özellikte olduğuna ve diğer başvuru belgelerinizin yanınızda bulunduğuna dikkat ediniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Not:&lt;/strong&gt; 1. e-Pasaport talebinde bulunan bazı kişiler yazdıkları yorumlarda, harç indiriminden önce yeni pasaport başvurusu yaptıklarını söyleyerek yeni uygulamaya nazaran fazla harç ödediklerini belirtiyor ve bu farkların kendilerine ödenmesini talep ediyorlar. Maalesef Harçlar Kanunu böyle bir geri ödemeye imkan vermiyor. Ben de ilk e-Pasaport sahiplerinden olmak amacıyla ilk gün başvurmuş ve pasaport cüzdanı için 138 TL ödemiştim. Eşim daha geç başvurdu ve 50 TL ödedi. Maalesef bu uygulama konusunda yapılabilecek bir işlem bulunmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Blogdaki yazılarıma aldığım bazı yorumlarda, böyle teknik bir konuda neden bir diplomatın görev aldığı soruluyor. Bu vesileyle bu tür endişeleri de gidermek isterim. İçişleri ve dışişleri bakanlıkları görevlilerinden oluşan ekibimizde değişik mesleklerden yöneticiler yanında çok güçlü bir teknik ekip de bulunuyor. Bilgisayar mühendislerimizin ve programcılarımızın gece-gündüz demeden bu projeyi daha başarılı düzeylere taşımak için çalıştığından, dolayısıyla projenin güvenli ellerde olduğundan emin olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-6977997569717661422?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/6977997569717661422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/06/pasaport-harclar-dustu-basvuru-izleme.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6977997569717661422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6977997569717661422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/06/pasaport-harclar-dustu-basvuru-izleme.html' title='e-Pasaport başvurularının akıbeti artık web sitesinden de izlenebiliyor'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/TCKHPMMpdQI/AAAAAAAAACw/U8_eOPFXU1c/s72-c/izleme.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-3491845818832104604</id><published>2010-06-10T05:08:00.003+03:00</published><updated>2010-06-10T11:50:32.635+03:00</updated><title type='text'>e-Pasaportlar yoksa sahiden çipsiz mi?</title><content type='html'>Yeni pasaportlarımız 1 Haziranda kullanıma sunuldu. e-Pasaportunu teslim ederken Sayın Cumhurbaşkanımız pasaportun teknik özellikleri hakkında umduğumdan çok soru sordu bize. İlk gözüne çarpan değişiklik, önceki pasaportlarımıza göre yeni pasaportların boyutlarının küçüklüğü oldu. "&lt;em&gt;Artık cebe daha kolay sığar, taşıması da kolay olur&lt;/em&gt;" dedi. Hemen arkasından da kimlik bilgilerinin bulunduğu sayfanın özelliklerini öğrenmek istedi. Projede görev alan kişiler olarak bizler de yeni pasaportların makinada okunabilirlik özelliğinden, kapak sayfasında saklı çipte yer alan bilgilere erişime kadar tüm ayrıntıları Sayın Cumhurbaşkanımıza anlattık. Ertesi gün de, Bilkent Otel'de düzenlenen tanıtım toplantısında Sayın İçişleri Bakanımız bu bilgileri davetliler ve basın mensupları ile paylaştı. Böylece o günden itibaren yeni pasaportlarımız hayatımızın bir parçası oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni pasaportların kullanıma sunulduğu ilk günlerde proje ekibi olarak çeşitli güçlüklerle karşılaşabileceğimizi öngörmüş ve çıkabilecek sorunlara göre bazı hazırlık çalışmaları yapmıştık. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, kamuoyuna çipli pasaport olarak da tanıtılan yeni e-Pasaportlarımızın aslında "&lt;em&gt;çipsiz&lt;/em&gt;" olduğunun ileri sürüleceği hiç aklımıza gelmemişti. Ama bu da oldu, bazı gazetelerde ve İnternet sayfalarında, e-Pasaportlarda çip bulunmadığı, "&lt;em&gt;çipli pasaport&lt;/em&gt;" haberlerinin bir kandırmaca olduğu yönünde haberler yer aldı. Bizler bürokrat olarak gerçek dışı bilgilerle toplumu yanıltmayı hiç aklımızdan geçirmediğimiz ve hiç kimsenin kötü niyetle böyle haberler yayabileceğini de düşünemeyeceğimiz için bu haberleri gördüğümüzde şaşırdık. Hatta blogumu ziyaret eden bir kişi, e-Pasaport hazırlıkları ile ilgili bir yazıma, "&lt;em&gt;bizi kandırdınız; mesleği büyükelçi olan bir kişi böyle teknik bir çalışmayı yürütürse sonucu da böyle olur&lt;/em&gt;" anlamına gelen bir yorum yazınca bu tür asılsız haberlerin nasıl da kısa bir sürede yayılabildiğini ve çok sayıda insanı inandırabildiğini hayretler içinde gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse kaygılanmasın; e-Pasaportlarımızın tümü çipli. Kabı hangi renkte olursa olsun, pasaportlarımızın tamamının teknik alt yapısı bir birinden farklı değil. Kapağın üzerindeki yonga işareti de zaten uluslararası bir taahhüt anlamına geliyor. Bu pasaportlardan biri her hangi bir ülkeye giriş yaparken sınır makamları tarafından çip okuyucu cihazlara gösterildiğinde, çipin içine kopyalanan kişi ile ilgili veriler ve pasaport sahibinin fotoğrafı hemen ekranda görüntüleniyor. Dolayısıyla bu konuda hiç kimsenin kuşku duymaması gerektiğini özellikle belirtmek isterim. Ama yine de tereddüdü olanlar varsa kendilerine örnek pasaportlarımızdan birini bir çip okuyucusuna göstererek çipin mevcudiyetini kanıtlayabiliriz. Bu da tam olarak tatmin edici olmaz ise, yine örnek pasaportlardan birinin kapağını keserek içindeki çipi parmaklarımızla hissetmemizi sağlayabiliriz diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çipin mevcudiyeti konusunda bu bilgiyi verdikten sonra, projeye başladığımız günden bu yana geçen zaman içerisindeki bazı gelişmeleri anlatmak, ayrıca bu vesileyle, projenin uygulama aşamasında yaşanan bazı sorunlarla ilgili bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle sistemin teknik alt yapısının sorunsuz bir şekilde çalıştığını belirtmeliyiz. Başvuru kabul modülü hem yurt dışındaki konsolosluklarımızda, hem de ülkemizdeki emniyet müdürlüklerinde sorunsuz bir şekilde kullanılıyor. Ama bugüne kadar başvuru yapılan yerde hazırlanıp pasaportun aynı gün vatandaşa verilmesi uygulamasının artık geride kaldığını bilmemiz gerekiyor. Hiç bir Avrupa ülkesinde de böyle bir uygulama yok zaten. Diğer pek çok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de haziran başından itibaren, başvuru alındıktan sonra pasaportlar bir tanzim merkezinde hazırlanıyor ve sahiplerine posta ile gönderiliyor. 10 haziran tarihi itibariyle yurt içi ve yurt dışından yaklaşık yirmi bin pasaport başvurusu alındı. Bunların çoğunun basım ve gönderme işlemi tamamlandı. Bir bölümü ise işlem aşamasında. Tanzim Merkezinde 7x24 mesai yapıldığı için pasaportlar uzun süre beklemeden basılıp gönderme işlemine tabi tutuluyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak özellikle ilk günlerde, başvuru belgelerinin en önemlisi olan fotoğraflarda önemli sorunlar yaşandı. e-Pasaport web sitesinde ve basına yapılan açıklamalarda üzerinde özellikle durulduğu halde, konsolosluklarımıza ve emniyet müdürlüklerine yapılan başvuruların önemli bir bölümünde başvuru formuna iliştirilen fotoğraflar biyometrik özellikte olmadığı için çok sayıda başvuru sistem tarafından işleme alınmadı ve ilgili vatandaşlarımız bu konuda bilgilendirildi. Bu başvuruların yeni fotoğraflar ile değiştirilmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılaşılan bir diğer sorun da randevu yönetimi oldu. Uygulama yeni olduğu için ilk günlerde yığılmaları önlemek amacıyla başvuru sayısını sınırlamanın uygun olacağını düşünmüştük. Bunun için de başvuru merkezlerinin büyüklüklerine göre her birim için günlük başvuru kontenjanı belirlendi ve bu sayılar sisteme girildi. Ancak ilginin çokluğundan dolayı özellikle Türkiye içinden yapılan başvurularda kısa süre içinde bu kontenjanlar doldu ve bu nedenden dolayı bir, iki, hatta üç hafta sonraya randevu verilmeye başlandı. Bu uygulamanın da bazı basın organlarında eleştiri konusu yapıldığını ve konuyla ilgili haberlerin "&lt;em&gt;çipli işkence&lt;/em&gt;" türü başlıklarla gazetelerimizde yer aldığını gördük. Oysa randevu vererek yapılan başvurulara ek olarak her başvuru merkezinde acil durumlarda da başvuru kabul ediliyordu. Emniyet Genel Müdürlüğümüzde gerçekleştirdiğimiz bir toplantıda, randevu tarihini bekleyemeyecek durumdaki vatandaşlarımızın hiç bir sınırlama olmaksınız ilgili emniyet müdürlüklerine giderek, randevu uygulamasına paralel olarak, belki biraz beklemek suretiyle, önceden olduğu gibi sıra alarak başvuruda bulunması imkanının da tanınması kararlaştırıldı. Bu uygulama değişikliğini de bu vesileyle ilgilenenlerin bilgisine sunmak isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Pasaport başvurularında vatandaşlarımıza hizmet sunan Çağrı Merkezi'nin önemli bir görevi yerine getirdiğini düşünüyoruz. Çağrı Merkezi güçlü ve bilgili kadrosuyla etkin bir şekilde hizmet sunuyor. Ancak buna paralel olarak, e-pasaport başvurusu yapan vatandaşlarımızın, başvuruları ile ilgili işlemin hangi aşamada olduğunu elektronik ortamda izleyebilecekleri bir alt yapının da bir an önce devreye girmesi önem taşıyor. Halihazırda, web üzerinden veya Çağrı Merkezi aracılığıyla randevu alan vatandaşlarımıza randevu tarihlerinden bir gün önce bir SMS gönderilerek hatırlatma yapılıyor. Aslında başvuru sonrasında da, başvurunun tanzim merkezine iletildiği, daha sonra, basıldığı ve postaya verildiği gibi, işlemlerle ilgili ayrı bilgilendirme mesajları gönderilmesi uygulamasını da yakın bir zamanda devreye almayı planlıyoruz. Bununla ilgili web servisleri teknik görevlilerimiz tarafından tamamlanmak üzere; kısa bir süre içerisinde "&lt;em&gt;Online Başvuru İzleme&lt;/em&gt;" modülünün bugünkünden daha kapsamlı bir yapıda kullanıma sunulabileceğini söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında yıllardır kullandığımız pasaportlar 2015 yılına kadar geçerli olduğu için çipli pasaport için bekleyemeyecek durumda olan vatandaşlarımız konsolosluklarda ve emniyet müdürlüklerinde bu pasaportlarının sürelerini uzatabiliyorlar. Bu nedenle çipli pasaport başvurusu yapmalarına gerek bulunmuyor. Son alınan uygulama kararından sonra, randevu sistemine ek olarak dileyen vatandaşlarımız randevu almadan da bağlı bulundukları emniyet müdürülüklerine başvuruda bulunabilecekler. Dolayısıyla "bekleme çilesi" olarak sunulan bu sorunun da giderileceğini düşünüyoruz. Ancak, bu konuyla ilgili tüm tanıtım programlarında hatırlatıldığı halde, hala pek çok başvuruda biyometrik özellikte olmayan fotoğrafların kullanıldığını görüyoruz. Buradan bu hususu bir kere daha yurt dışındaki ve ülkemizdeki vatandaşlarımızın bilgisine sunmak istiyorum. e-Pasaport başvurusunda bulunmak istiyorsanız, web sitesinde (&lt;a href="http://www.epasaport.gov.tr"&gt;www.epasaport.gov.tr&lt;/a&gt;) açıklandığı şekilde, zemini beyaz, cepheden çekilmiş ve talep edilen boyutta fotoğraf çektirmeyi sakın unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Pasaportlarımız çipli mi, yoksa çipsiz mi derken sizlere son gelişmeleri aktarmış oldum. Umarım pasaportların çipi konusunda zihinlerimizde artık bir kuşku kalmamıştır. Eğer başvurularda sorun yaşadığınızı düşünüyorsanız, bu sorunların da kısa bir süre içerisinde geride kalacağından emin olabilirsiniz.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-3491845818832104604?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/3491845818832104604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/06/e-pasaportlar-yoksa-sahiden-cipsiz-mi.html#comment-form' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/3491845818832104604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/3491845818832104604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/06/e-pasaportlar-yoksa-sahiden-cipsiz-mi.html' title='e-Pasaportlar yoksa sahiden çipsiz mi?'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-5969089649825998674</id><published>2010-05-21T10:35:00.003+03:00</published><updated>2010-05-22T12:54:01.661+03:00</updated><title type='text'>Siyasal Bilgiler'de Dışişleri Bakanlığı'nı tanıtım toplantısı</title><content type='html'>Geçen hafta Ankara'da Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde, uluslararası ilişkiler bölümü öğrencileriyle bir araya geldik. Bölüm başkanı Profesör Ersin Onulduran başta gelmek üzere, bazı öğretim görevlileri de sohbet toplantısına katıldılar. Biz de bakanlıktan üç Siyasal mezunu hariciyeci, mezun olduğumuz okulu yıllar sonra ziyaret etmenin ve meslek hayatına atılmanın eşiğindeki gençlere dışişleri bakanlığını tanıtmanın mutluluğunu yaşadık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar sonra da olsa, mezun olduğunuz okulu ziyaret etmek kuşkusuz hoş bir duygu. Ben ve Personel Dairesinden meslektaşlarım Siyasal'ın kapısından girerken bu heyecanı yaşadık. Prof. Ersin Onulduran otuz yıl önce genç bir asistandı. Şimdi Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanı olarak görev yapıyor. Aradan geçen yıllar Ersin hocamızı da değiştirmiş. Ama Mülkiyelilik bilincinin, aradan geçen yıllara rağmen hiç değişmemiş, hatta daha da pekişmiş olduğunu hissettim. Fakülte yıllarımda "Mülkiyeliler Arapkirli gibidir; bir birlerine çok bağlıdırlar" denirdi. Hatta, "önce Mülkiye, sonra Türkiye" deyişiyle, biraz da alaylı ve eleştirel bir şekilde bu bağlılığı abartanlar da olurdu. Sanırım "Mülkiyeli dayanışması" bugün de devam ediyor. Kamu kurumlarındaki Mülkiyeli yöneticilerimizde görmeye alıştığımız SBF rozetini sohbet toplantısına katılan gençlerin bir çoğu gururla yakalarında taşıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim bakanlığa girdiğim yıllarda dışişleri mesleğine girenlerin büyük bir bölümü SBF Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden gelirdi. O yıllarda fakülteye girişte ayrı bölümler olmaz, bölüm ayrımı üçüncü sınıfta yapılırdı. Diğer bölümlere seçim ile girmek mümkünken, uluslararası ilişkiler bölümüne kabul edilebilmek için ayrı bir yabancı dil sınavına girip başarılı olmak gerekiyordu. Uluslararası İlişkiler'in ders programı da büyük ölçüde dışişleri bakanlığı meslek memurluğu sınavlarına yönelik olarak hazırlanırdı. Dolayısıyla sınavlarda Siyasal mezunlarının başarı şansı her zaman daha yüksek oluyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yıllar içinde üniversite sayısında gözlenen artışa ve özellikle özel üniversitelerin her alanda başarılı eğitim sunmaya başlamasıyla birlikte Siyasal'ın dışişleri bakanlığındaki ağırlığı da azaldı. Benim girdiğim dönemde bakanlığa alınan onbir adayın sekizi Siyasallı iken 2000'li yıllarda birinci ve ikinci sıraları Ortadoğu Teknik Üniversitesi ile Boğaziçi Üniversiteleri aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S_cBVYZ9myI/AAAAAAAAACo/YQ0pQ8LKh9k/s1600/grafik.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 253px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S_cBVYZ9myI/AAAAAAAAACo/YQ0pQ8LKh9k/s400/grafik.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5473845338932353826" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Siyasal'daki sohbet toplantısında önce dış politikamızı ana hatları ile anlattım. Son yıllarda yalnız bölgemizde değil, çeşitli uluslararası gelişmelerde de aktif bir rol üstlenen ülkemizin dış politikada artık önemli bir aktör olduğunu çeşitli örnekler üzerinde vurgulamaya çalıştım. Hemen arkasından da dışişleri bakanlığındaki yapılanmayı anlatarak kuruma girmek için geçilmesi gereken aşamalar ve memur alımı için açılan sınavlar hakkında gençleri bilgilendirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlık olarak bir süredir üzerinde çalıştığımız reform çalışmaları gençlerin ilgisini çeken konuların başında geldi. Meslek memurlarına daha genç yaşta büyükelçi olma imkanı tanınması, Türkiye için önem taşıyan ülkelere atamaların daha cazip hale getirilmesi için yeni düzenlemeler yapılması, idari memurluğun ayrı bir kariyer memuriyetine dönüştürülmesi de ilgi ile dinlenen ve üzerinde sorular sorulan konular arasındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri bakanlığı aday meslek memurları, bakanlığa ilk girdiklerinde diğer bazı kamu kurumlarında benzer görevlerde çalışan memurlardan daha düşük ücret alıyorlar. Ancak buna rağmen dışişleri meslek memurluğu kamuda en çok tercih edilen kurum olma özelliğini bugün de sürdürüyor. Siyasal'daki toplantıya katılan gençlerin sorularından da bu anlaşılıyordu. Buna karşılık gençlerin bir bölümünde bazı kaygılar olduğunu gözlemledik. Bir kaç genç bakanlığa girişte bazı kişilere ayrıcalık tanınıp tanınmadığını sordu. Bazıları ise uzun sürelerle yurt dışına çıkma zorunda kalmanın aile hayatına olumsuz etkileri olup olmayacağını merak ediyordu. Meslek içi evliliklerin, eşleri uzun yıllar bir birlerinden ayrı yaşamak zorunda bırakabileceği endişesini taşıyan gençlerin sayısı da az değildi. Bütün bu soruları, bakanlık görevlileri olarak kendimizden de örnekler vererek cevaplamaya çalıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Ersin Onulduran ve sohbet toplantısı sonrasında ziyaret ettiğimiz SBF Dekanı Profesör Celal Göle fakültede bu tür bir programın ilk kez düzenlendiğini söylediler. Aslında kamu diplomasisi çalışmaları çerçevesinde bakanlık yönetimi olarak Türkiye'nin dört bir yanında programlar düzenlerken görev yaptığımız Ankara'yı ihmal ettiğimizi anladım. benzer bir talep Ortadoğu Teknik Üniversitesinden de gelince bu programın bir benzerini, bu defa ODTÜ mezunu Personelcilerimizle birlikte ODTÜ Kamu Yönetimi bölümünde gerçekleştirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyasal ve ODTÜ'de gençlerle bir araya gelip sohbet etmekten büyük bir mutluluk duydum. Toplantıya katılan veya katılmadığı halde dışişleri bakanlığı ile ilgilenen gençlerimize bakanlığımızın web sayfasını incelemelerini öneririm. Biz her yıl memur almaya devam edeceğiz. Mesleğimize ilgi duyan gençlerin olabilecek her türlü bilgi taleplerini de karşılamaya hazır olduğumuzu bu vesile ile belirtmek isterim.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-5969089649825998674?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/5969089649825998674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/genclerin-dsislerini-tercih-etmesi-icin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5969089649825998674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/5969089649825998674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/genclerin-dsislerini-tercih-etmesi-icin.html' title='Siyasal Bilgiler&apos;de Dışişleri Bakanlığı&apos;nı tanıtım toplantısı'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S_cBVYZ9myI/AAAAAAAAACo/YQ0pQ8LKh9k/s72-c/grafik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-8715197110778008085</id><published>2010-05-03T01:20:00.005+03:00</published><updated>2010-05-11T23:00:16.386+03:00</updated><title type='text'>e-Pasaport web sitesi kullanıma sunuldu</title><content type='html'>Geçen ay kaleme aldığım "&lt;em&gt;Sonunda bizim de biyometrik pasaportumuz olacak&lt;/em&gt;" başlıklı yazıma çok sayıda yorum kaydedildi. Pasaportların renginden, biyometrik pasaportlar için tahsil edilecek harçlara kadar, değişik konularda yazılan yorumlara cevap olarak yazının sonunda maddeler halinde bazı açıklamalar ekledim. Ancak o günden sonra da sorular, yorumlar devam etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçişleri Bakanımızın geçtiğimiz ay Konya'da gerçekleştirdiği basın toplantısında duyurduğu gibi, bugün de e-Pasaport web sitesini kullanıma sunduk. Yeni pasaportlarımızın hayatımızın bir parçası olacağı 1 Haziran tarihine artık bir aydan kısa bir süre kaldığı için bu konudaki gelişmeler bundan sonra daha sık aralıklarla gündemimizde olacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.epasaport.gov.tr"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S93g-qm2VdI/AAAAAAAAACY/8vjz89iGkUU/s1600/5.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 209px; height: 61px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S93g-qm2VdI/AAAAAAAAACY/8vjz89iGkUU/s320/5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466772889891395026" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/a&gt;Türkiye'deki ve yurt dışındaki vatandaşlarımız Haziran ayından itibaren e-pasaport için başvuruda bulunabilecekler. İl ve ilçelerde yeni pasaport başvurularını kabul edecek Emniyet Müdürlükleri görevlilerinin eğitimleri devam ediyor. Aynı şekilde biz de dışişleri bakanlığı olarak, pasaport başvurusu işlemi yapacak konsolosluk görevlilerimizin eğitimi için hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Yeni cihazlarımız da teslim edilmeye başlandı. Türkiye'de ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın pasaportlarının düzenleneceği merkezi tanzim binasının alt yapısı da Mayıs ayı ortalarında tamamlanmış olacak ve sistem devreye girecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz hafta TRT Haber'de, 4 Mayıs günü de TRT-1 Ana Haber programında İçişleri Bakanlığımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz e-Pasaport çalışmaları hakkında bilgi verdim. Yeni pasaportlarımızın güvenliğinden, teslim sürelerine bir çok konuda sorulan sorulara cevapları da içeren bu programları aşağıdaki linkleri tıklayarak izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakanligi-mustesar-yardimcisi-buyukelci-naci-koru_nun-e-pasaportlar-hakkinda-trt_ye-verdigi-mulakat.tr.mfa"&gt;30 Nisan 2010 - TRT - Haber programı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakanligi-mustesar-yardimcisi-buyukelci-naci-koru-e-pasaportlara-iliskin-sorulari-yanitladi.tr.mfa"&gt;4 Mayıs 2010 - TRT-1 Ana Haber programı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mfa.gov.tr/mustesar-yardimcimiz-buyukelci-naci-koru_nun-e-pasaportlarla-ilgili-yaptigi-konusmanin-videosu.tr.mfa"&gt;10 Mayıs 2010 - TRT - TÜRK Masa Programı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Pasaport başvurularının vatandaşlarımız tarafından zahmetsizce yapılabilmesine özel bir önem verdiğimizi özellikle belirtmek isterim. İçişleri Bakanlığımızla birlikte geliştirdiğimiz web sitesi bu konudaki çalışmalarımızın ilk adımı olarak bugün devreye girdi. &lt;a href="http://www.epasaport.gov.tr"&gt;www.epasaport.gov.tr&lt;/a&gt; adresine bağlanarak yeni pasaportlarımızla ilgili her konuda bilgi edinebilirsiniz. Web sitesinde biyometrik pasaportun özelliklerinden, başvurularla ilgili olarak bilinmesi gereken hususlara kadar tüm ayrıntılara erişilmesi mümkündür. Ayrıca Online Bilgi talebi başlığını tıklayarak İnternet kullanıcısı vatandaşlarımız da her türlü sorularını bize iletebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çalışmanın bir sonraki aşamasında e-Pasaport Çağrı Merkezi'ni hizmete sunacağız. Çağrı Merkezi'nin numarası 0216 444 3020. Bilgi taleplerini 7 gün 24 saat aralıksız karşılamayı hedefleyen Çağrı Merkezi yalnız ülkemizdeki değil, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın da çağrılarını kabul edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Pasaport başvurularını süratli bir şekilde karşılayabilmek ve yığılmaları önleyebilmek amacıyla çok sayıda vatandaşımızın yaşadığı merkezlerde başvuruları randevu sistemiyle kabul etmeyi öngörüyoruz. Başvuru için randevular e-Pasaport web sitesi üzerinden veya Çağrı Merkezi aranarak alınabilir. Ayrıca hangi merkezlerde randevu ile başvuru yapıldığına ilişkin bilgilere de web sitesinden erişilmesi mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S93hoJBwQ1I/AAAAAAAAACg/gQBe9WoNlz8/s1600/passport01_page.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 230px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S93hoJBwQ1I/AAAAAAAAACg/gQBe9WoNlz8/s320/passport01_page.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466773602431943506" /&gt;&lt;/a&gt; e-Pasaport ile ilgili çeşitli İnternet sitelerinde yer alan haberlerde özellikle bir kaç husus üzerinde odaklanıldığını görüyoruz. Vatandaşlarımızın zihinlerindeki soruları cevaplayacağı düşüncesiyle bazı temel konuları kısaca aşağıda bilginize sunmak istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Yeni pasaportlar için daha yüksek miktarda bir harç alınması sözkonusu değildir. Harç miktarları Maliye Bakanlığımızca her yılın başında belirleniyor ve pasaport bedelleri yıl boyunca bu miktarlar üzerinden tahsil ediliyor. Dolayısıyla bu harçların arttırılması konusunda bir çalışma yapılmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Pasaportları geçerli olan vatandaşlarımızın mutlaka e-Pasaport almaları gerekmiyor. Mevcut pasaportlarımız 2015 yılına kadar kullanımda olacak. Ama pasaportunu yenilemek isteyen vatandaşlarımız olursa bu talepleri karşılanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Geçerlik süreleri henüz sona ermemiş pasaportlar yenileri ile değiştirilmek istendiğinde, önceki pasaportun geçerlik süresi yeni pasaporta eklenecek. Dolayısıyla bu durumdaki vatandaşlarımız daha düşük harç ödeyerek yeni pasaport alabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Yeni pasaport başvurusu sırasında başvuru belgelerinin eksik olmaması durumunda işlemler bir kaç dakika içinde tamamlanabilecektir. Başvuru için vatandaşlarımızın biyometrik fotoğraf çektirmeleri gerekiyor. Biyometrik fotoğrafın özellikleri ile ilgili bilgilere de web sitemizden erişilmesi mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorular gibi, daha pek çok konuda hazırlanmış sorulara e-pasaport internet sitesi &lt;em&gt;Sık Sorulan Sorular&lt;/em&gt; başlığı üzerinden erişilmesi mümkündür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya standartlarında hazırlanan ve üst düzey güvenlik sağlayacak olan yeni pasaportlarımızı beğeneceğinizi umuyorum. Başvuru öncesinde mutlaka &lt;a href="http://www.epasaport.gov.tr"&gt;www.epasaport.gov.tr&lt;/a&gt; sayfalarını ziyaret ederek bu konuda ayrıntılı bilgi sahibi olmanızı öneririm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-8715197110778008085?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/8715197110778008085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/05/e-pasaport-web-sitesi-kullanma-sunuldu.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/8715197110778008085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/8715197110778008085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/05/e-pasaport-web-sitesi-kullanma-sunuldu.html' title='e-Pasaport web sitesi kullanıma sunuldu'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S93g-qm2VdI/AAAAAAAAACY/8vjz89iGkUU/s72-c/5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-2267442920842047289</id><published>2010-04-26T09:19:00.001+03:00</published><updated>2010-04-26T21:15:20.699+03:00</updated><title type='text'>İnternet üzerinden oy kullanabilir miyiz?</title><content type='html'>Çok değil, bir kaç dönem öncesine kadar, mükerrer oy kullanmayı önlemek için seçimlerde parmaklarımız boyanırdı. Yine aynı endişeyle, beş yılda bir gün, evlerimize hapsolur, sayım için sayım memurunun gelmesini beklerdik. Sayım memuru yalnız evde kaç kişi olduğunu "saymak"la yetinmez, bir de sayımla hiç ilgisi olmayan onlarca soru sorardı. Neyse ki, bu günler geride kaldı. Artık oy kullanırken parmağımızı boyamıyorlar, sayım için de evlerimizde beklememiz gerekmiyor. Bir tuşa basıldığında seçmen listeleri düzenleniyor, başka bir tuşa basıldığında da ülkemizde kaç kişinin yaşadığı belirleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz biliyoruz, bu gelişmeyi Mernis'e borçluyuz. Her ne kadar nüfus kayıtları otomasyonunun hayata geçmesi için uzun yıllar beklememiz gerekmiş olsa da, sonunda tüm engeller aşılarak bugün ülke olarak gurur duyduğumuz bir nüfus sistemine sahip olduk. Artık yalnız kamu kurumlarında değil, her hangi bir kuruluşta bir işlem yaptırırken de vatandaşlık numarası temel alınıyor. Noterde vekaletname çıkartırken, bankada hesap açarken, bir kuruma sınav için başvururken veya tedavi için hastaneye yatarken hep bu numarayı kullanıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatandaşlık kimlik numarası, kamu kurumlarında tek kanaldan işlem yapılmasını öngören e-Devlet Kapısı için de önem taşıyor. Daha şimdiden turkiye.gov.tr üzerinden kimlik numaranızı vererek alacağınız e-imza ile bazı vatandaşlık işlemlerini evinizden, ofisinizden yapabiliyorsunuz. Benzer bir hizmeti biz de dışişleri bakanlığı olarak yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza e-konsolosluk sitemiz üzerinden sunuyoruz. Ayrıca Mernis sayesinde, önceleri aylar süren nüfus cüzdanı yenileme başvuruları konsolosluklarımız tarafından şimdi dakikalar içerisinde karşılanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak teknolojideki bu gelişmelere ve ülke olarak bilişim alt yapısından bu kadar etkin yararlanmamıza rağmen, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ülkemizdeki seçimler için oy kullanabilmelerini sağlayacak bir çözümü maalesef henüz bulamadık. Eskiden seçimlerden bir ay önce başlamak suretiyle Türkiye'ye giriş yapan vatandaşlarımız gümrük kapılarında kurulan sandıklarda pasaportlarını göstererek oy kullanabilirdi. Şimdi bu da mümkün değil. Her seçim için yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı kapsayan bir seçmen kütüğü hazırlanıyor. Adınız kütükte yer alıyorsa sınır kapısında oy kullanabiliyorsunuz. Birden fazla oy kullanmanın önüne geçmek için geliştirilen bu sistem, sonuç olarak sınır kapılarında oy kullanan vatandaşlarımızın sayısını da düşürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer ülkelerin uygulamaları incelendiğinde bazı ülkelerin yurt dışında yaşayan vatandaşları için konsolosluklarında seçim sandığı kurduklarını, bir çok ülkenin ise daha pratik bir yöntemle mektupla oy kullandırdıklarını görüyoruz. Türkiye olarak biz de bu iki seçenek üzerinde çalışma yaptık. Aslında uygulamanın birörnek olması bakımından belki en emin yöntem yurt dışındaki konsolosluklarımızda da seçim kurulları oluşturarak sandıklarda oy kullanmak gibi görünüyor. Ancak özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın sayısı göz önünde bulundurulduğunda bunun fiziksel olarak mümkün olmadığı anlaşılıyor. Bu konuda diğer bir engel ise bazı batı Avrupa ülkelerinin seçim kampanyası faaliyetlerini de beraberinde getireceği endişesiyle ülkelerindeki Türk temsilciliklerinde seçim sandıkları kurulmasına izin vermemesi. Yalnız bir ülke bile konsoloslukta oy kullanma için izin vermediği takdirde, eşitlik ilkesine karşı olacağı için bu yöntemin kabul edilmesi zorlaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlanacağı üzere, bu güçlük göz önünde bulundurularak 2008 yılında mektupla oy vermeyi düzenleyen yeni bir kanun çıkartılmıştı. Ancak bu kanun 2008 yılında Anayasa’nın 67. Maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Dolayısıyla şimdi bu konuyu yeniden değerlendirmemiz ve çözüm yolları aramamız gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'deki seçimlerde oy kullanmanın yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Sınır kapılarında oy kullanıldığı dönemlerde, seçim öncesinde, Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan çok sayıda vatandaşımız otobüs ve uçak kiralayarak topluca sınıra gelir, oy kullandıktan sonra yaşadıkları ülkelere dönerlerdi. Ben de bir veya iki kere havaalanında oy kullanma deneyimi yaşadım. Ancak teknoloji bu kadar gelişmişken ve diğer ülkelerin büyük bir bölümü bu konuda çözüm üretmişken bizim hala geleneksel yöntemleri kullanmamızı anlamakta, daha da önemlisi, yurt dışındaki vatandaşlarımıza anlatmakta zorlanıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel seçimlere az bir süre kaldı. Önümüzdeki seçimde yurt dışındaki vatandaşlarımızın oy kullanabilmeleri için bir an önce seçenekler üzerinde çalışmamız gerekiyor. Uzun yıllardır bilişim çalışmalarının içinde olan bir kamu görevlisi olarak gönlüm teknolojiden yararlanarak pratik bir çözüm bulunmasından yana. Konuya böyle baktığımızda, İnternet iletişim alt yapısını kullanarak, güvenliği ve her türlü kötüye kullanımı da engelleyecek elektronik ortamda oy kullanma sistemini kurabiliriz diye düşünüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Devlet çalışmalarında önemli mesafeler katettiği bilinen İsviçre ile Baltık ülkesi Estonya'da bir süredir İnternet üzerinden oy kullanılabiliyor. Her ne kadar bu iki ülkenin nüfusları Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar az olsa da, teknolojiyi bu kadar yakından izleyen ve her geçen gün yeni e-Devlet uygulamalarını hayata geçiren bir ülke olarak Türkiye de bu alanda önemli bir başarıya imza atabilir kanaatindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurt dışındaki vatandaşlarımıza konsolosluk hizmetlerini sunmakla görevli dışişleri bakanlığımız bu amaçla başlatılabilecek çalışmalara önemli katkılar sağlayabilir. Konunun teknik boyutları düşünüldüğünde ise e-Devlet kapısı ile ilgili çalışmaları yürüten kuruluşlarımız ile Tübitak'ın da içinde bulunacağı bir grup oluşturulabilir ve bu grup, İnternet üzerinden güvenli oy kullanma konusunda bir fizibilite çalışması yaparak bu alanda kısa süre içerisinde önemli adımlar atılabilir. Elektronik ortamda oy kullanılmasının olabilirliğinin ortaya çıkması durumunda ise hazırlanacak önerilere göre yasal düzenleme yapılması sözkonusu olabilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halen çok sayıda vatandaşımız turkiye.gov.tr adresinden e-imza alt yapısını kullanarak pek çok resmi işlemini İnternet üzerinden yapabiliyor. Biz de dışişleri bakanlığı olarak neredeyse konsolosluk işlemlerinin tümünü elektronik ortamda sunabiliyoruz. Benzer bir yapılanmayla yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza İnternet üzerinden oy kullanma imkanı da sağlanırsa, bu uygulama yalnız seçimlerde oy vermeyi pratikleştirmekle kalmayacak, aynı zamanda vatandaşlarımızı bir çok resmi işlemi İnternet üzerinden gerçekleştirme konusunda da teşvik edecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet üzerinden oy verme veya yurt dışındaki vatandaşlarımızın bilişim alt yapısından yararlanarak oy kullanması konusunda alternatif görüşleriniz varsa bunu Yorumlar bölümüne kaydedebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-2267442920842047289?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/2267442920842047289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/yurt-dsndaki-vatandaslarmz-internet.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/2267442920842047289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/2267442920842047289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/yurt-dsndaki-vatandaslarmz-internet.html' title='İnternet üzerinden oy kullanabilir miyiz?'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-1865279775505393121</id><published>2010-04-17T17:34:00.018+03:00</published><updated>2010-04-19T09:19:03.834+03:00</updated><title type='text'>Şanlıurfa'da kamu diplomasisi</title><content type='html'>Kamuoyumuz da yakından izlediği için hatırlanacaktır; yurt dışındaki büyükelçilerimizin katılımıyla geçtiğimiz Ocak ayında Ankara'da bir büyükelçiler konferansı düzenlenmişti. Daha sonra sayın bakanımızın başkanlığında, bakanlık üst düzey görevlileri olarak Mardin'de bu konferansın değerlendirme toplantısını yaptık. Bu toplantı vesilesiyle Mardin'de yerel kuruluşlarla gerçekleştirdiğimiz temaslar, dış politika konularının ülke sathında değişik kesimlerle ele alınmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Mardin deneyiminin, uzun bir süredir kendini yoğun bir dış temas trafiği içinde bulan bakanımız için ilham kaynağı olacağını tahmin ediyorduk. Nitekim öyle de oldu; Ankara'ya döner dönmez, müsteşar yardımcılarının, değişik dairelerden meslektaşlarını da yanlarına alarak, Türkiye'nin dört bir yanında dış politika konularında bilgilendirme toplantıları düzenlemeleri kararlaştırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesleğimizin gereği olarak bizim hayatımızın önemli bir bölümü dış ülkelerde geçiyor. Aslında merkez hizmeti için Türkiye'ye döndüğümüzde de uluslararası toplantılar için sık sık geçici sürelerle yurt dışına gidiyoruz. Dolayısıyla dış politika ile ilgili çalışmaları daha çok yabancı muhataplarımızla konuşuyoruz. Oysa bir diplomatın mesleğinde başarılı olabilmesi için öncelikle kendi ülkesini iyi tanıması gerekir. Güneydoğu'yu, Doğu Anadolu'yu, Trakya'yı gezip görmeden, oradaki yerel yöneticilerden bölgeye ilişkin konularda bilgi almadan Halep'te, Şam'da, Tahran'da, Batum'da, Filibe'de, Sofya'da görev yapmanız zordur. Bu nedenle sayın bakanımızın kamu diplomasisi boyutuyla verdiği talimat aslında bizleri memnun etti. Müsteşar yardımcıları olarak şehirleri aramızda paylaştık ve bir program dahilinde illerimizi ziyarete başladık. Benim ilk ziyaret için seçtiğim il Şanlıurfa oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlıkta genç memurken bir GAP bilgilendirme gezisi çerçevesinde Şanlıurfa'yı ziyaret etmiştim. Ama aradan en az 20 sene geçti. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar süre sonra nasıl bir Urfa göreceğimi merak ediyordum. Heyetimizde benden başka dört meslektaşım daha vardı. Bir dönem Halep'te başkonsolosluk yaptıktan sonra geçtiğimiz yaz merkez görevine dönen genel müdür yardımcısı Ali Kemal Aydın'ın özellikle bölgeyle ilgili konulara vakıf olduğu için temaslarımıza önemli katkılar sağlayacağını düşünmüştüm. Öyle de oldu, eşlerimizle birlikte gittiğimiz Şanlıurfa'da iki günümüz dolu dolu geçti; tahminlerimizin ötesinde verimli bir program gerçekleştirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa peygamberler şehri olarak da biliniyor. Toprağı mümbit, şehrin her bir köşesi tarihin değişik dönemlerinden eserlerle dolu. Belki de en önemlisi insanları içten ve canayakın. Bilmem söylememe gerek var mı, Şanlıurfa'ya gittiğinizde beslenmenize özen göstermeniz gerekiyor. Eğer kontrolü kaybederseniz yörenin kebaplarının cazibesine kapılıp kısa süre içerisinde arzu etmeyeceğiniz kadar kilo alabiliyorsunuz. İkinci günümüzün akşamında vali beyin ev sahipliğinde, şehrin diğer bazı yöneticilerinin de katıldığı "&lt;em&gt;sıra gecesi&lt;/em&gt;"nde hem bölgenin kültürüyle daha yakından tanıştık, hem de başta çiğ köfte olmak üzere Şanlıurfa'nın leziz yemeklerini tattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa'nın son yıllarda ne kadar geliştiğini görmek için özel bir çaba sarfetmenize gerek kalmıyor. Şehirde modern yapılar ile tarihi güzellikler ahenk içinde bir bütünlük oluşturmuş. Yollar ve kaldırımlar temiz ve bakımlı. Beş yıldızlı otel sayısı ise bir veya ikiyi geçmiyor. Şanlıurfa ziyaretimiz sırasında bize ev sahipliği yapan dostlarımızdan Dr. Eyyüp Şelli, dünya çapında ünlü iki büyük otel zincirinin Şanlıurfa'da otel inşaatına başladığını söyledi. Dolayısıyla, bir kaç sene içerisinde Şanlıurfa dışarıdan gelecek misafirlerini daha kolay ağırlayabilecek bir alt yapıya da kavuşmuş olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GAP projesinin etkisi yalnız Urfa'da değil, tüm bölgede hissediliyor. Özellikle son 2 yıldır uygulanan eylem plani ile GAP bölgesine aktarılan kaynaklar sayesinde başta sulama kanalları, duble yollar, okullar, hastaneler ve üniversiteler olmak üzere alt yapı yatırımlarında önemli bir artış olmuş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trabzon'dan yaklaşık bir yıl önce Şanlıurfa'ya atanan vali Nuri Okutan Urfalıların da sevgisini kazanmış genç ve dinamik bir yönetici. Başta eğitim konuları olmak üzere Şanlıurfa'ya artı değerler katabilmek amacıyla çeşitli projeler üzerinde çalışan Vali bey ile görüştüğümüzde dışişleri bakanlığı olarak şehrin gelişmesine sağlayabileceğimiz katkılar üzerinde durduk. Yeni otellerin de hizmete girmesiyle Şanlıurfa hem ulusal, hem de uluslararası konferanslara bundan sonra daha çok ev sahipliği yapabilecek duruma geliyor. Güney sınırındaki komşularımız başta gelmek üzere, çeşitli ülkelerle ikili temasların ve bazı bölgesel toplantı ve konferansların Şanlıyufa'da düzenlenmesi için ortak bir çalışma yapılması hususunda görüş birliğine vardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa programımızın en önemli gündem maddesi Harran Üniversitesinde öğrenci ve öğretim görevlileriyle bir araya gelmekti. Önce rektör Prof. İbrahim Halil Mutlu'yu heyet üyelerimizle birlikte ziyaret ettik. Kendisi de Urfalı olan rektörümüz uzun yıllarını bu üniversitenin gelişmesine ve kalkınmasına vermiş. Şehrin yaklaşık 20 kilometre dışında kurulan üniversite yerleşkesine giderken nasıl bir manzarayla karşılaşacağımızı merak ediyorduk. Doğrusunu söylemek gerekirse, Harran Üniversitesi hepimizi büyüledi. Uçsuz bucaksız sınırlar içerisinde, Atatürk barajından bölgeye yayılan sulama kanallarının arasında, yemyeşil, doğa ile içiçe yaşayan, modern, güzel bir eser ortaya çıkmış Şanlıurfa'da. Birlikte öğle yemeği yerken öğretim görevlilerine de aktardığım görüşlerimi buraya kaydetmek isterim. Şikago'da görev yaparken Amerika'da çok sayıda üniversite gezdim. Harran üniversitesi yerleşkesinin, binaları, fiziksel alt yapısı ve doğal çevresi bakımından bir çok uluslararası üniversiteden daha iyi konumda olduğunu söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak eğitim imkanları yönünden benzer ifadeleri kullanmak bir hayli güç. Rektör bey öğretim elemanlarını ellerinde tutamadıklarını, güneydoğudaki üniversitelere göre batıdaki üniversitelerin hocalarını ellerinden aldıklarını belirtti. Özellikle ilk, orta ve lise eğitiminde çocukları olan öğretim görevlileri Şanlıurfa'da kalmayı tercih etmiyorlarmış. Anladığım kadarıyla, bu durum da ister istemez üniversitedeki eğitimi olumsuz yönde etkiliyor. Bununla birlikte, görüştüğümüz tüm hocalarımızın üniversitelerini daha da geliştirmek için üstün bir çaba gösterdiklerini gözlemledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında kamu diplomasisi çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz ziyaretimizin en önemli bölümü dış politikamızı anlattığımız ve bakanlığımız hakkında bilgi verdiğimiz konferans oluyor. Konferansı iki genç meslektaşım ile birlikte gerçekleştirdik. Harran üniversiteli öğrenciler konuşmalarımızı ilgi ile dinlediler ve bize çok sayıda sorular sordular. Bu bilgilendirme toplantısının ne kadar önemli olduğunu, öğrenci ve hocalarla bir araya geldiğiniz sohbetlerde daha iyi anlıyorsunuz. Türkiye İsrail ilişkilerinden Ermenistan ile imzalanan protokollere, konsolosluk işlemlerinden sınırdaş ülkelerle vizelerin kaldırılmasına kadar, pek çok konuyu değişik yönleriyle gençler ve hocalarla konuşma imkanı bulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu toplantımızın bir amacı da bakanlığımızı tanıtmak ve Harran üniversitesinde okuyan dış politikaya ilgili gençleri dışişleri bakanlığına girmeye teşvik etmekti. Bu konuda çok ilginç sorular aldık. Dışişleri bakanlığının adeta kapalı bir kutu olduğu, hariciyeci anne babaları olmayan veya yurt dışında eğitim almayan gençlerin diplomat olma konusunda pek şansları olmadığı yönündeki görüşlerin, kendilerimizden de örnekler vererek doğru olmadığını anlatmaya çalıştık. Konferans oldukça verimli geçti. Sağolsunlar, öğrenciler ve öğretim görevlilerimiz çok ilgi gösterdiler. Harranlı gençlerin yalnız dış politikada değil, diğer pek çok alanda da benzer programlar düzenlemelerinin çok yararlı olacağını düşünüyorum. Eğer arzu ederlerse daha sonraki tarihlerde bir kere daha benzer bir toplantıda bir araya gelebileceğimizi belirtmek isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa'da Valiliğimiz bizi Polis Evi'nde misafir etti. Kimileri polis evlerinin yalnız polislerin kullanımı için inşa edilmiş bir misafirhane olduğunu zannederler. Oysa Polis evleri 81 ilimizde, bizler gibi kamu görevlilerine de hizmet sunuyor. Ziyaretçi defterine not düşerken gördüm; sayın Başbakanımız, bakanlarımız ve çok saydıda diğer bürokratımız da Şanlıurfa'yı ziyaretlerinde hep polis evini tercih etmişler. Üst düzeyde hizmet sunan ciddi, çalışkan ve güleryüzlü polis evi yöneticileri ve çalışanlarına bu vesileyle teşekkürlerimizi sunmak isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harran üniversitesinden ayrılmadan önce heyetimizdeki arkadaşlarımızla birlikte yerleşkeye hatıra ağaçları diktik. Umarım, önümüzdeki yıllarda bir vesile ile Şanlıurfamızı bir kere daha ziyaret edip ağaçlarımızın büyüdüklerini görür, dostlarımızla bir kez daha bir araya geliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanlıurfa'dan sonra şimdi sırada Kahramanmaraş, Kayseri ve Ağrı var. Aynı ekibimizle bu ziyaretlerimizi de bir an önce gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-1865279775505393121?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/1865279775505393121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/sanlurfada-kamu-diplomasisi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/1865279775505393121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/1865279775505393121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/sanlurfada-kamu-diplomasisi.html' title='Şanlıurfa&apos;da kamu diplomasisi'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-2095564268423775622</id><published>2010-04-17T14:37:00.000+03:00</published><updated>2010-04-16T23:59:42.477+03:00</updated><title type='text'>Web sitelerimiz şimdi standart yapıda...</title><content type='html'>İnternet ile ilk kez 1995 yılında tanıştım. O tarihte "www" ile başlayan adresler henüz kullanımda değildi. Gopher olarak bilinen bir sistem ile bazı adreslere bağlanıp haber ve bilimsel yazı gibi metinler bilgisayar ortamında okunabiliyordu. e-Posta hesabının ne olduğunu, nasıl kullanıldığını da Gopher ile tanıştığım bu dönemde öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığı olarak ilk İnternet sitemizi aynı yılın sonlarında hazırladık. İntenetin kullanımı hızla yaygınlaşmaya başlayınca bu çalışmaları yürütmek amacıyla bakanlıkta ayrı bir birim kurduk. Hazırladığımız web sitesi üzerinden ülkemizin tanıtımını da yapmayı planladığımız için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü de bize destek verdi. Teknik desteği ise Tübitak'tan aldık. Sanırım bakanlıkta başlattığımız bu çalışma, kamu kurumları içinde de ilk web uygulamasıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bu çalışmaları yaparken web teknolojisi de kısa sürede gelişti; hem daha hızlı, hem de görselliği ağır basan sayfalar kullanıma sunuldu. Web uygulamalarının yaygınlaşması ile birlikte sonraki dönemde dış temsilciliklerimiz de kendileri için ayrı sayfalar hazırlayarak bulundukları ülkelerde web üzerinden de bilgi sunmaya başladılar. Nitekim bu çalışmalardan birini 1997 yılında Almanya'da &lt;em&gt;Sanal Konsolosluk&lt;/em&gt; adıyla Bonn Büyükelçiliğimiz adına Mainz Başkonsolosluğumuzdaki teknik ekibimiz gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8dkyLJK62I/AAAAAAAAACI/bi5kW12ir3A/s1600/sanal.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 239px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8dkyLJK62I/AAAAAAAAACI/bi5kW12ir3A/s320/sanal.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460443886357506914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O tarihlerde dış temsilciliklerimiz web sayfalarının bir merkezden geliştirilmesi öngörülmediği için zaman içerisinde maalesef bir birlerinden farklı uygulamalar ortaya çıktı. Hem içerik, hem de tasarım yönünden farklı olan bu sayfaların web adreslerinde de bir benzerlik yoktu. Bazı büyükelçiliklerimiz bulunulan ülkedeki dilden web adresleri aldılar, kimileri com, kimileri org ve net uzantılı farklı adreslerle siteleri kullanıma sundular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür çalışmalarda eşgüdümü bir kere başta sağlayamayınca daha sonraları çalışmayı kontrol altına almak da zorlaşıyor. Nitekim bu konuda da öyle oldu. Yıllar boyu dış temsilciliklerimizin web sayfaları değişik adreslerde, değişik içerik ve görünümde hizmet vermeye devam etti. Bu durum bir yandan temsilciliklerimizin bu çalışmalar için çok zaman ayırmasına neden oluyor, diğer yandan da her bir web sitesi için ayrı tasarım ve bulundurma bedeli ödememiz gerekiyordu. Sayfaların standart olmaması ise belki bunlardan da önemli bir sıkıntıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Riyad Büyükelçiliğimizde görevliyken bu konuyla gönüllü olarak ilgilendim. Çok fazla bir harcama yapmadan mevcut dağınık yapıdan daha güçlü ve standart bir yapıya geçilebileceğini düşünüyordum. Büyükelçilikteki mesai arkadaşlarımın da desteği ile öncelikle mevcut durumu ortaya çıkartan bir çalışma yaptık. Web sitesi olan dış temsilciliklerimizin o andaki uygulamalarını bir Power Point Sunum dosyasında derledik. Ortaya çıkan manzara hiç de iç açıcı değildi. &lt;a href="http://www.mfa.gov.tr/data/misc/disweb_sayfalari.pdf"&gt;Bu linki&lt;/a&gt; tıklayarak o zamanki durumumuzu sizler de görebilirsiniz. İçerik ve tasarım yönünden bir an önce bir düzenleme yapıp sayfalarımıza çeki düzen vermemiz gerekiyordu. Tabii bu çalışmayı yaparken tüm dış temsilciliklerimizin birörnek e-Posta adresi ve web adresi kullanmaları da çalışmamızın bir parçası olmalı diye düşünüyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevcut durumun fotoğrafını çıkardıktan sonra sıra çözüm yöntemini bulmaya gelmişti. Diğer ülke dışişleri bakanlıklarının dış temsilciliklerindeki uygulamaları araştırdık. Aslında çok sayıda ülkenin web siteleri bizimkinden farklı değildi. Buna karşılık Danimarka, İngiltere gibi bazı ülkeler standart yapıda web siteleri kullanıyorlardı. Biz de yaptığımız çalışmada, sitelerimize İngiltere, Almanya, Japonya ve Suudi Arabistan gibi farklı ülkelerden bağlanıldığında nasıl bir büyükelçilik ve başkonsolosluk sayfası görüntülenmesini istediğimizi düşündük ve buna göre sayfa içeriklerini ve sitenin genel yapısını tasarladık. Kısa bir süre içerisinde dış temsilciliklerimiz web sayfalarının çatısı ortaya çıkmıştı. Bu çerçevede web ve e-Posta adreslerini de tüm temsilciliklerimiz için birörnek olarak belirledik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benzer çalışmalar yapacak kuruluşlar için standart formatta hazırladığımız dış temsilcilik web sayfalarımızın iyi bir örnek olacağını düşünüyoum. Yeni sayfalarımız bir yılı aşkın süredir başarıyla kullanılıyor. Büyükelçilik ve başkonsolosluklarımızın tümü artık bu alt yapıyla sitelerini hazırlıyorlar. Daha doğrusu site hazırlamıyorlar, yalnız kendi temsilcilikleri için girilmesi gereken verileri sisteme kaydediyorlar. Bunun dışında, sitelerin genel tasarımının geliştirilmesi, dış politikamızla ilgili temel bilgiler başta gelmek üzere genel içerikli metinlerin girilmesi de bakanlığımız merkez birimleri tarafından üstleniliyor. Temsilcilik web sitelerine internet kullanıcıları tarafından girilen yorumların yönetimi ve iletilen bilgi taleplerinin cevaplandırılması ise ilgili temsilciliklerimiz tarafından yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımın başlarında, önceki web yapılanmamız hakkında bilgi verirken eski sayfalarımızın örneklerini bir Power Point dosyası halinde bilginize sunmuştum. Yeni yapılanmadan sonraki sitelerimizden de bir kaç örnek adresi aşağıda incelemenize sunmak istiyorum. Bu adreslerdeki temsilcilik isimlerini değiştirerek yüzden fazla büyükelçilik ve başkonsolosluğumuz sayfalarına pratik bir şekilde erişmeniz mümkün olabilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İncelemeniz için bazı büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımızın adresleri şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.cidde.bk.mfa.gov.tr"&gt;www.cidde.bk.mfa.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bregenz.bk.mfa.gov.tr"&gt;www.bregenz.bk.mfa.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.berlin.be.mfa.gov.tr"&gt;www.berlin.be.mfa.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.roma.be.mfa.gov.tr"&gt;www.roma.be.mfa.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mainz.bk.mfa.gov.tr"&gt;www.mainz.bk.mfa.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sikago.bk.mfa.gov.tr"&gt;www.sikago.bk.mfa.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.riyad.be.mfa.gov.tr"&gt;www.riyad.be.mfa.gov.tr&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış temsilciliklerimizin web sayfalarının standardizasyonundan sonra şimdi sıra, bakanlığımız web sitesi ile kurum içinde kullandığımız bilgi bankasının da tamamen merkezi veritabanı ile entegre çalışacak şekilde düzenlenmesine geldi. Yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığımız Dışişleri.Net ile bu amacımıza yaklaşabileceğimizi düşünüyorum. Bu hedefe ulaşmamız durumunda, kamu kurumları bilişim alt yapılarının eşgüdümü konusunu yeniden ilgili makamlarımız nezdinde gündeme getirmeyi planlıyoruz.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-2095564268423775622?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/2095564268423775622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/tum-web-sitelerimiz-simdi-standart.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/2095564268423775622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/2095564268423775622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/tum-web-sitelerimiz-simdi-standart.html' title='Web sitelerimiz şimdi standart yapıda...'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8dkyLJK62I/AAAAAAAAACI/bi5kW12ir3A/s72-c/sanal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-3582982975002821974</id><published>2010-04-14T23:35:00.014+03:00</published><updated>2010-04-15T23:25:17.859+03:00</updated><title type='text'>Konsolosluk Çağrı Merkezi</title><content type='html'>1990’lı yılların sonunda Mainz’da başkonsolos olarak görevliydim. Vatandaşlarımıza İnternet üzerinden hizmet sunulmasıyla ilgili ilk deneme çalışmalarımızı da bu görevim sırasında başlatmıştık. Sanal Konsolosluk başlığı ile açtığımız sayfalarda konsolosluk işlemleri ile ilgili konularda bilgi sunuyorduk. İnternet bugünkü güçlü konumuna henüz gelmediği için işlem başvurularının elektronik ortamda alınması ve ödemelerin kredi kartıyla yapılması gibi kolaylıkları hayata geçirmeyi o tarihte ne yazık ki hayal bile edemiyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8Y3tFqos8I/AAAAAAAAAB4/szE7GTzJf0U/s1600/resim.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 146px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8Y3tFqos8I/AAAAAAAAAB4/szE7GTzJf0U/s200/resim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5460112845987951554" /&gt;&lt;/a&gt;1997 yılında zamanın dışişleri bakanı rahmetli İsmail Cem tarafından Bonn'da açılan Sanal Konsolosluk sayfalarımız vatandaşlarımızdan büyük ilgi gördü. Bonn Büyükelçimiz Volkan Vural da projemize her zaman destek verdi. Köln’deki dört genç bilgisayarcımızın desteği ile geliştirdiğimiz Sanal Konsolosluk sayfalarını açtıktan sonra Almanya’nın dört bir yanından olumlu tepkiler aldık. Bu da bizi bu yönde yapacağımız çalışmalar konusunda umutlandırdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanal Konsolosluk’tan hemen sonra Çağrı Merkezi projesi üzerinde çalışma başlattık. O yıllarda vatandaşlarımızın konsolosluklarımıza telefonla yaptıkları başvurulara gereğince karşılık veremediğimizi düşünür ve bu konuda çözüm yöntemleri üzerinde araştırmalar yapardım. Başkonsolosluğumuz görevlileri zaten gün boyunca yüzlerce vatandaş başvurusu ile ilgileniyordu. Bunun sonucunda konsolosluğu telefonla arayan vatandaşlarımızın taleplerini cevaplamada sorunlar yaşanıyordu. Ayrıca çoğu zaman vatandaşlarımızın konsolosluk santraline bağlanabilmeleri, bir memur ile görüşmeleri dahi mümkün olamıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptığımız görüşmeler sonucunda bu sorunun çözümü için bir Çağrı Merkezi kurmanın gerekli olduğunu anladık. Çağrı Merkezleri o tarihlerde diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi Almanya’da da yeni yeni kullanıma sunuluyordu. Hiç unutmam bir gün, Hannover’de yaşayan bir dostumun telefon numarasını öğrenmek için “bilinmeyen telefonlar” numarasını aramıştım. Aradığım numara Almanya’daki Türk vatandaşlarına hizmet veren Telekon’un bir alt servisine aitti. Numara düşer düşmez karşımda bir Türk bayan, kibar bir ses tonuyla nasıl yardımcı olabileceğini sordu. Diğer bir çok kişi gibi, ben de bu tür bilgi taleplerinde böyle yakın ilgiye pek alışkın olmadığım için bir şaşkınlık süresi geçirdim. Arkasından da arkadaşımın adını ve soyadını söyledim. Birkaç saniye içerisinde Çağrı Merkezi görevlisi, Almanya’da aradığım isimde üç Türkün kaydı olduğunu belirtti ve bu isimlerin hangi şehirlerde yaşadığını saydı. Şaşkınlığım her geçen saniye daha da artıyordu. "&lt;em&gt;Hannover’deki numarayı öğrenmek istiyorum&lt;/em&gt;" dedim. Görevli hemen numarayı söyledi ve arkasından ekledi: "&lt;em&gt;Numarayı sizin için arayıp bağlamamı ister misiniz?&lt;/em&gt;" İnanın, orada düşüp bayılacağımı hissettim. "&lt;em&gt;Teşekkür ederim hanımefendi, ben ararım&lt;/em&gt;" deyip telefonu kapattım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonradan öğrendim ki, aradığım servis ücretliymiş. Her bir görüşme için o zamanın parasıyla 2.5 Alman Markı tutarındaki bir bedel telefon faturamıza ekleniyormuş. Helal olsun dedim kendi kendime. Bu görüşmeyi yakın çevremde herkese anlattım. Aslında vatandaşlarımıza telefonla sunulacak hizmet kalitesi böyle olmalıydı. Ancak bu hizmeti konsoloslukların sınırlı kadrosu ile yapmak mümkün değildi. Zaten diğer benzer kuruluşlar da Çağrı Merkezi hizmetini dışarıdan alıyorlardı. Başkonsolosluk olarak bir proje hazırladık ve Bakanlığımıza sunduk. Ancak bütçe bulmakta sorun yaşadığımız için Almanya görevim sırasında Çağrı Merkezi’ni hayata geçirmemiz mümkün olamadı. E-Konsolosluk gibi Çağrı Merkezi için de Şikago'da yıllarını beklemek gerekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya’da hissedilen bu ihtiyaç aynı derecede Amerika için de geçerliydi. New York’ta düzenlenen bir başkonsoloslar toplantısında büyükelçim Faruk Loğoğlu’nun yönlendirmesiyle Çağrı Merkezi projemizi dışişleri bakanımıza sundum. Neden böyle bir çalışma yapılmasına ihtiyaç duyduğumuzu anlatmamızdan sonra Çağrı Merkezi’nin hemen kurulup hizmete açılması kararlaştırıldı. Bunun için gerekli bütçe de süratle başkonsolosluğumuza gönderildi. Biz de hemen teknik alt yapıyı kurup beş yeni personel alarak merkezi hizmete açtık. Hepimiz için heyecanlı bir çalışma başlıyordu. Bakanlığımızın geçici süreyle görevlendirdiği bir programcımız da, çağrı merkezi hizmeti sunduğumuz vatandaşlarımızın bu hizmetle ilgili görüşlerini iletebildiği ve çağrı merkezi görevlisinin performansını değerlendirebildiği bir program yazdı. Bu şekilde bu çalışmanın vatandaşlarımızın beğenisini kazanıp kazanmadığını izleyebiliyor ve hizmeti iyileştirmek için neler yapabileceğimiz konusunda bilgi sahibi oluyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız Şikago ve çevresine değil, Amerika ve Kanada’daki tüm vatandaşlarımıza hizmet sunan Çağrı Merkezimize mesai saatleri içerisinde &lt;strong&gt;1-888-KONSOLOSLUK&lt;/strong&gt; veya &lt;strong&gt;1-888-566 7656&lt;/strong&gt; numaralı telefonlardan ulaşılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşkusuz, bu hizmetin Amerika’daki vatandaşlarımız için kullanıma sunulması yeterli değildi. Nitekim bakanlığımız bu çalışmadan hemen sonra Ankara’da daha büyük bir Çağrı Merkezi kurdu. Bu çağrı merkezinin hizmet alanı ise Avrupa’daki vatandaşlarımızdı. Ankara’daki çağrı merkezimiz de kısa sürede tüm dünyadaki vatandaşlarımız tarafından kullanılan bir bilgilendirme merkezi haline geldi. Şikago’dan farklı olarak, daha gelişmiş bir alt yapıyla hizmet sunan Ankara’daki çağrı merkezimizde bütün çağrıları da kayda alıyorduk. Riyad’da görev yaptığım dönemde, Konsolosluk Çağrı Merkezi’ne gelen çağrılardan bir bölümü örnek olarak bana da gönderiliyordu. Vatandaşımızın memnuniyetini duydukça bizler de mutlu oluyorduk. Aşağıya eklediğim birkaç dakikalık konuşma dosyasını dinlerseniz bu çalışmanın bizi neden bu kadar heyecanlandırdığını daha iyi anlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object type="application/x-shockwave-flash" data="http://www.mfa.gov.tr/media/audio/misc/player.swf" width="240" height="20" id="d" name="d"&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.mfa.gov.tr/media/audio/misc/player.swf" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;param name="flashvars" value="mp3=http://www.mfa.gov.tr/media/audio/misc/ses01.mp3" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Konsolosluk Çağrı Merkezimizi şimdi daha da geliştiriyoruz. Çağrı Merkezine ulaşılabilecek telefon numaramız &lt;strong&gt;(312) 292 2929&lt;/strong&gt;'dur. Mayıs ayından itibaren profesyonel destek de alarak 7 gün 24 saat hizmet vermeyi planlıyoruz. Yeni görevlilerimizi, dünyanın dört bir yanından, değişik dillerde de gelebilecek çağrıları karşılayabilecek şekilde farklı yabancı dilleri bilenler arasından seçtik. Yeni dönemde, sistemin iyice çalışır duruma gelmesinden sonra Şikago’daki çağrı merkezimizi de Ankara’ya bağlayacağız ve bu hizmeti tek bir merkezden sunacağız.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak işin henüz başında olduğumuzu da biliyoruz. 7x24 hizmet döneminde sorunlarla karşılaşabileceğimizin de farkındayız. Fakat konsolosluk işlemlerinin kolaylaştırılması ve vatandaşlarımıza sunulan hizmetlerin kalitesinin arttırılması yolunda çağrı merkezi büyük bir görev üstleniyor. Bu nedenle, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın değerlendirmeleri bizim için önem taşıyor. Bu konuda olabilecek görüşlerinizi bu yazının yorumlar bölümüne yazabileceğiniz gibi, &lt;a href="http://www.konsolosluk.gov.tr"&gt;www.konsolosluk.gov.tr&lt;/a&gt; sitesi Yorumlar başlığı altına da kaydedebilirsiniz.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-3582982975002821974?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/3582982975002821974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/alo-konsolosluk-konsolosluk-cagr.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/3582982975002821974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/3582982975002821974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/alo-konsolosluk-konsolosluk-cagr.html' title='Konsolosluk Çağrı Merkezi'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8Y3tFqos8I/AAAAAAAAAB4/szE7GTzJf0U/s72-c/resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-3916431575671853987</id><published>2010-04-14T14:38:00.011+03:00</published><updated>2010-04-15T09:57:59.297+03:00</updated><title type='text'>e-Dışişleri bir hayal mi?</title><content type='html'>Bakanlığa girdiğim yıllar ile kıyasladığımda şimdi dış politikada ülkemizin ne kadar ilerleme kaydettiğini daha iyi görebiliyorum. Sayın Bakanımız dış politikada hedeflerimizi açıklarken “&lt;em&gt;komşularla sıfır sorun&lt;/em&gt;”a özel bir önem verdiğimizi vurgulamıştı. Nitekim bu hedef kısa sürede meyvelerini vermeye başladı ve ülkemizi çeviren komşularımızla ilişkilerimiz, yıllar önce düşünülemeyecek bir düzeye yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı muhataplarımızla yaptığımız ikili temaslarda çoğu zaman komşularla sıfır sorun hedefinin rasyonel olup olmadığı soruluyor. Aslında tabiatıyla hiçbir konuda sorunu tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Zira, özellikle ülkeler arasındaki ikili ilişkilerde böyle bir amaca ulaşabilmeniz için iki tarafının da benzer olumlu niyeti sergilemeleri ve bu yönde çaba göstermeleri şarttır. Ama siz amacınızı bu şekilde ortaya koyduğunuzda karşınızdakilere de önemli bir mesaj vermiş, karşılık bulduğu takdirde sorunları çözme yönünde iradeniz bulunduğunu göstermiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış politika gibi önemli bir konuda bu çalışmaları yaparken teknolojik olarak da bakanlığımız alt yapısını geliştirmeye önem veriyoruz. Bu çerçevede, teknoloji alanında hedefimizi e-Dışişleri’ni hayata geçirmek olarak belirledik. Ülke genelinde e-Devlet çalışmalarına hız verildiği, yalnız bankacılık sektöründe değil, kamu kuruluşlarında da bazı vatandaşlık hizmetlerinin e-Devlet Kapısı üzerinden sunulması için çalışmalar yapıldığı bir dönemde bizim de Dışişleri Bakanlığı olarak bilişim alt yapısının güçlendirilmesine özel bir önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında dünyadaki teknolojik gelişmeleri bugüne kadar hep yakından izlediğimizi ve bilişim uygulamalarında özellikle son yirmi yıl içerisinde önemli mesafeler katettiğimizi belirtmek isterim. “Mainframe” olarak bilinen karmaşık yapıdaki sistemlerin kullanıldığı bir dönemde biz dışişleri bakanlığı olarak Türkiye’de ilk kez kişisel bilgisayar ağları kurarak çalışmalarımızda daha işlevsel ve pratik bir yöntem seçmiştik. Daha sonraki yıllarda teknoloji bizi nereye yönlendirdiyse biz de o yöne gittik. Kamu kurumları arasında tanıtım amaçlı ilk web sitesini de biz kurduk. Bilişim alt yapısı donanım ihtiyaçlarının karşılanmasının maliyetleri düştükçe, çalışma alanımızı yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza sunulan hizmetlerin otomasyonunu da kapsayacak şekilde genişlettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi e-Dışişleri olarak tanımladığımız yeni hedefimiz tüm bu çalışmaların birörnek yapıda ve daha kapsayıcı boyutlarda geliştirilmesini amaçlıyor. Bir yandan ülkemizdeki kamu kurumları arasında bilişim alt yapısında gerçek bir entegrasyonu sağlamaya yönelik çalışmalar yaparken, diğer taraftan da dışişleri bakanlığını, geleneksel yöntemlerle yapılan tüm işlemlerin elektronik ortamda da gerçekleştirilebileceği bir kuruma dönüştürmeyi planlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belge Yönetim Sistemimiz BelgeArşiv,  dışişleri bakanlığının en etkin kullandığı ve belki de Türkiye’de benzeri olmayan bir yazışma otomasyonudur. Bu sistemi ayrı bir yazımla bilişimcilerin bilgisine ve değerlendirmesine sunmayı planlıyorum. Yaklaşık 10 yıldır başarıyla kullanmakta olduğumuz belge yönetim sistemimiz üzerinde şu anda 10 milyondan fazla belge var. Kağıtsız ofis uygulamasının güzel bir örneği olduğunu düşündüğüm bu uygulamanın veya benzerlerinin diğer kamu kurumlarında da kısa bir süre içerisinde kullanıma sunulmasının önemli olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;e-Dışişleri çalışmaları kapsamında bizim son zamanlarda üzerinde çalıştığımız bir diğer konu, bakanlığımız görevlilerinin bakanlık yönetimi ile yaptığı tüm resmi iletişimin elektronik ortama taşınması çalışmasıdır. Adres ve kişisel bilgilerdeki değişikliklerden, bilgi ve donanım taleplerinin bildirilmesine kadar tüm işlemleri artık Dışişleri.Net üzerinden yapabilecekleri bir alt yapı kuruyoruz. Böylece, görevlilerimiz çocukları dünyaya geldiğinde aile bildirimini, bir yurt dışı seyahatinden döndüklerinde yolluk bildirimini elektronik ortamda gönderebilecekler. Yurt dışı atama dönemlerinde görevlilerimizin tayin yerleri ile ilgili seçimlerini de bu yıldan itibaren yine bilgisayar üzerinden işleme koyacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şikago'da görev yaparken çocuklarımın üniversite başvuruları ile yakından ilgilenmiştim. Amerika’da hiçbir üniversiteye form doldurularak başvuruda bulunulmuyor. Başvuru süreci başından sonuna kadar elektronik ortamda yapılıyor. Üniversiteler başvuran kişilerin fotoğraflarını bile görmeden başvuruları sonuçlandırıyorlar. Oysa biz Türkiye’de hemen her iş başvurusu için şahsen gelinmesini talep ediyoruz. Geçen yıl ilk kez bakanlığımıza giriş sınavlarında teknik personel başvurularını elektronik ortamda da kabul ettik. Benim beklentim, başvuruların yüzde 10 ile 20 arasındaki bölümünün İnternet üzerinden yapılacağı yönündeydi. Ancak hepimizin tahminlerinin üzerinde bir oranda, başvuruların yaklaşık yüzde yetmişi elektronik ortamda yapıldı. Bu yıl yalnız teknik personel sınav başvurularının değil, başta meslek memurluğu olmak üzere, tüm sınav başvurularının tamamen elektronik ortamda gönderilmesini isteyeceğiz. Bu uygulamanın binlerce gencimizi Noterlerde onay işlemi yapmaktan, gereksiz harç ödemekten ve bol sayıda fotokopi çektirmekten kurtaracağını düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bilişim alanında yapılacak çalışmalarda bir sınır bulunmuyor. Önceleri bu tür uygulamalar için güçlü mali kaynaklarınızın olması gerekiyordu. Oysa şimdi önemli olan hayal etmek ve yapılacakları iyi tasarlamak. Biz dışişleri bakanlığı olarak bilişimde çıtayı mümkün olduğunca yukarılarda tutmayı arzu ediyoruz. Önce hayal edip, ondan sonra hayallerimizi gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ancak bir kamu kurumunun bilişim alanında hedeflenen noktaya gelebilmesi için diğer kamu kurumları ile iletişimi ve eşgüdümü büyük önem taşıyor. Bu açıdan bakıldığında, ülkemizde gerçek anlamda bir e-Devlet yapılanmasını gerçekleştirebilmek için güçlü bir işbirliğinin sağlanmasını arzu ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Komşularla sıfır sorun"&lt;/em&gt; hedefi bizi dış politikada prestijli bir konuma getirdi; umarım e-Dışişleri yolunda başlattığımız çalışmalardan da kısa sürede olumlu sonuçlar alırız.&lt;br /&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-3916431575671853987?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/3916431575671853987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/e-dsisleri-bir-hayal-mi.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/3916431575671853987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/3916431575671853987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/e-dsisleri-bir-hayal-mi.html' title='e-Dışişleri bir hayal mi?'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-8275701648008719480</id><published>2010-04-13T14:38:00.006+03:00</published><updated>2010-04-14T12:29:37.707+03:00</updated><title type='text'>Sonunda bizim de biyometrik pasaportumuz olacak</title><content type='html'>Ülkemizde uzun yıllardır kullandığımız pasaportlarımızın güvenlik yönünden pek iyi not almadığını hepimiz biliyoruz. Onun için de yıllardır yeni tip pasaportlarımız bir an önce kullanıma sunulsun ve diğer ülkelerin olduğu gibi, bizim de “çipli pasaport”umuz olsun diye bekliyorduk. Bugüne kadar bu amaçla açılan ihalelerden sonuç alınamayıp yeni pasaport basımı işi her defasında bir sonraki bahara kalınca zaman içinde hepimizin ümidi de azalmaya başlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak artık işin sonuna gelinmiş gibi görünüyor. Önceleri ülkemizde her ilde ve yurt dışında her büyükelçilik ve başkonsoloslukta verilebilen pasaportlar bundan böyle yalnız bir merkezde düzenlenecek. Aslına bakılırsa, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünyanın pek çok ülkesinde de uygulama bu yönde. Çünkü çok sayıda merkezde pasaport düzenlenmesi bir anlamda pasaportun güvenliğinden taviz vermek anlamına da geliyor. Buna karşılık, kopyalanması neredeyse imkansız, ileri teknolojiler kullanarak pasaport tanzim etmek ise oldukça gelişmiş, sanayi tipi cihazlar kullanmayı gerektiriyor. Bunun için de iyi araştırma yapıp ülke ihtiyaçlarını iyi belirlemek ve kararı da buna göre vermek önem kazanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ocak ayı başında, bu yönde bir çalışma yapıp yeni sistemi kurmak üzere ilgili bakanlarımızın talimatıyla, Dışişleri ve İçişleri Bakanlığı görevlilerinden oluşan bir “çalışma grubu” oluşturuldu. Bu gruptaki arkadaşlarımızla birlikte kısa bir süre içerisinde dünyadaki ePasaport uygulamalarını inceledik, bazı ülkeleri ziyaret edip çözüm önerilerini bizzat yerinde gördük. Bu arada, geçen yılların pasaport başvuru sayılarını çıkartıp yeni uygulamaya geçtiğimizde emniyet müdürlüklerimiz ve konsolosluklarımızın önlerinde yığılma olmaması için ne gibi önlemler alınabileceğini de değerlendirdik. Gruptaki görevlilerimiz gece gündüz demeden çok verimli bir çalışma gerçekleştirdiler; bunun sonucunda da 1 Haziran tarihinde yeni pasaportlarımızı elimize alabilecek alt yapımız da kurulmuş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceki ihalelerden farklı olarak yeni ePasaportlarımızın hazırlanma görevi yalnız bir firmaya verilmedi. Projenin genel çerçevesini Dışişleri ve İçişleri Bakanlıkları görevlilerinden oluşturduğumuz çalışma grubu belirledi. Darphane tarafından bir süre önce basımı yapılan çipli pasaportlarımız, bu alanda deneyim kazanmış değişik firmaların baskı cihazları kullanılarak hazırlanacak. Başvuru yazılımları ise tamamen kendi mühendislerimiz tarafından yazıldı. Önceleri en az 15-20 dakika süren pasaport başvuruları yeni yazılım ile birkaç dakika içerisinde alınabilecek. Bu şekilde il, ilçe ve konsolosluklarımızda beklemelere meydan vermeden başvuru verilerini merkezi sisteme kaydetmek mümkün olabilecek. Güvenlikli hatlar üzerinden saniyeler içerisinde pasaport merkezine iletilecek veriler de, Ankara'daki tanzim merkezinde görev yapacak olan Emniyet Genel Müdürlüğümüzün deneyimli elemanları tarafından çipli pasaportlara aktarılmış olacak. Türkiye’deki dağıtım görevini üstlenecek olan PTT, ülkemizin dört bir yanına yeni pasaportları birkaç gün içerisinde teslim edebilecek alt yapıya sahip olduğunu belirtti. Böylece yeni pasaportlarımızı almak için uzun bir zaman beklememize de gerek kalmayacak.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8RgOC_zUHI/AAAAAAAAABw/p84WkDO4R-s/s1600/pasaport.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 135px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8RgOC_zUHI/AAAAAAAAABw/p84WkDO4R-s/s200/pasaport.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459594442718793842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yeni pasaport uygulamasına geçişte önemli sorunlarla karşılaşmamak için bir dizi ek önlemler de alındı. Öncelikle bir web sitesi hazırlayarak bu sitede ePasaport, çipli pasaport veya biyometrik pasaport olarak değişik adlarla tanımlanan yeni pasaportlarımızla ilgili ayrıntılı bilgileri yurt içi ve yurt dışındaki vatandaşlarımızla paylaşmak istedik. ePasaport web sitesi 3 Mayıs Pazartesi günü kullanıma sunulacak. Bu sayfalar üzerinden, yeni uygulama ile ilgili her türlü bilgiye erişim mümkün olabileceği gibi, İnternet kullanıcıları Online Bilgi Talebi başlığını tıklayarak her türlü sorularını da görevlilere İnternet üzerinden aktarabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önemli uygulama da, olası beklemeleri enaza indirebilmek için, yeni pasaport başvurularını randevu sistemi ile karşılamak olacak. Böylece önceden epasaport.gov.tr sayfaları üzerinden ilgili emniyet müdürlüğü veya konsolosluk için randevu alan vatandaşlarımız, belirlenen gün ve saatte başvurduklarında işlemlerini dakikalar içinde tamamlayabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ePasaport başvurularını kolaylaştırmak için geliştirdiğimiz bir diğer uygulama da bu amaçla bir Çağrı Merkezi kurulması oldu. ePasaport Çağrı Merkezimiz, Online Randevu Başvuru sistemi ile birlikte 23 Mayıs Salı günü devreye girecek. Yalnız Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanında yaşayan vatandaşlarımız Çağrı Merkezi’ne yedi gün yirmi dört saat bağlanıp ePasaport ile ilgili sorularını iletebilecekler, ayrıca randevu başvurularını da Çağrı Merkezi görevlileri aracılığıyla yapabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyometrik pasaportlar daha kullanıma sunulmadan, yeni sistemin kurulma masraflarının vatandaşın sırtına yükleneceği yönünde bazı yayın organlarında haberler yayınlanmaya başlandı. Oysa bu çalışmalar sırasında harçla ilgili yeni bir düzenleme yapılmadı. Yurt içinde ve yurt dışında bugüne kadar pasaport harcı ne kadar ise yeni pasaportların bedeli de o kadar olacak. Dolayısıyla pasaport bedelinin arttırılmasının sözkonusu olmadığını da özellikle belirtmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ePasaport uygulaması ile ilgili bir önemli notu daha burada kaydetmek yararlı olacak. Her ne kadar 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren yeni pasaportlarımızı almaya başlayacak olsak da, eğer geçerlik süresi henüz gelmediyse önceki pasaportlarımızı yenileriyle hemen değiştirmemiz de gerekmeyecek. Pasaport kullanımı ile düzenlemeleri yapan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ICAO kararlarına göre, biyometrik olmayan eski pasaportlar 2015 yılı Kasım ayına kadar geçerli kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz diplomatlar hep kırmızı pasaportlarımızla bilinirdik. Şimdi pasaport renkleri de değişiyor. 1 Hazirandan itibaren herkes kırmızı pasaportlu olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yorumlarda yer alan bazı sorulara cevaplar:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1. Önceden olduğu gibi bundan sonra da dört tip pasaportumuz olacak. Vatandaşlarımızın kullanacağı, Kanunda "umuma mahsus" olarak tanımlanan pasaportlar kırmızı (bordo), özel pasaportlar yeşil, hizmet pasaportları gri, diplomatik pasaportlar ise siyah olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Pasaport Kanunu yenilenecek. Bu amaçla başlatılan çalışmalar sonuçlanmak üzere. Yeni kanunun bir kaç ay içerisinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. Yeni Kanun ile pasaport geçerlik sürelerinin 10 yıla çıkarılması öngörülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Pasaport cüzdan bedelinin arttırılmasına yönelik olarak her hangi bir çalışma yapılmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Yeni uygulama ile, geçerlik süresi bulunan pasaportların mutlaka yenileri ile değiştirilmesi gerekmemektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-8275701648008719480?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/8275701648008719480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/sonunda-bizim-de-biyometrik.html#comment-form' title='30 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/8275701648008719480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/8275701648008719480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/sonunda-bizim-de-biyometrik.html' title='Sonunda bizim de biyometrik pasaportumuz olacak'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8RgOC_zUHI/AAAAAAAAABw/p84WkDO4R-s/s72-c/pasaport.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3293169357417777967.post-6922258604091914076</id><published>2010-04-12T14:45:00.001+03:00</published><updated>2010-04-13T17:47:45.082+03:00</updated><title type='text'>Hariciyeciden bilişim yazıları</title><content type='html'>Bilgisayarla ilk kez 1984 yılında Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde tanıştım. Çiçeği burnunda bir hariciyeci olarak Cidde Büyükelçiliğimizin konsolosluk şubesinden sorumluydum. O yıllarda teknolojik gelişmeleri ülkemiz bir kaç sene gecikmeli izlerdi. Dolayısıyla yeni çıkan teknoloji ürünlerini elde etmenin en pratik yolu da bunları yurt dışından almaktı. İzmir’den bir okul arkadaşım Sinclair marka bir bilgisayar isteyince hemen Kral Abdülaziz üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan bir dostumdan yardım talep ettim. Bir kaç gün sonra da bilgisayar elimdeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bilgisayar dediğime bakmayın. Yaklaşık 10 santime 15 santim boyutlarındaki bu cihazı bugün anladığımız manada bilgisayar olarak tanımlamak oldukça zordur. Hiç unutmam, Sinclair’i almak için eşim ile birlikte bir akşam dostlarımızın Cidde’nin biraz dışındaki evlerine gittiğimizde, cihazı nasıl kullanacağımızı öğrenmiş, hemen sonrasında da çaylarımızın bitmesini bile beklemeden evimizin yolunu tutmuştuk. Bir an önce dönüp bu şirin aletle daha yakından tanışmayı arzu ediyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasada portatif bilgisayar olarak satışa sunulan bu küçük cihazlara program yüklenmesi müzik kasetleri benzeri kasetlerin bir kablo ile cihaza bağlanmasıyla mümkün olurdu. Ancak kasetten bilgisayara program aktarımı sırasında kulakları tırmalayan bir ses duyulurdu. Teknoloji ile ilgili konularda sabırsız bir yapım olduğundan, Sinclair ile birlikte eve döndüğümüz ilk gece yatmadan önce ilk denemelerimi de yapmak istiyordum. Ama program yükleme işlemi sırasında evde öyle bir gürültü oluyordu ki, komşularımızın rahatsız olmaması için sesi perdelemek amacıyla bilgisayarın üzerini evdeki koltuklarla kapatmıştım. Eşyaların üst üste bindiği salondaki manzara bugün bile gözümün önündedir. Gecenin ilerleyen saatlerinde, dünya ülkelerinin isimlerini, nüfuslarını, bayraklarını gösteren, bu verilere göre ülkeleri sıralayan ilk bilgisayar programını ne kadar büyük bir hevesle kullandığımı hiç unutamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek anlamda kişisel bilgisayarlarla tanışmak için ise bir yıl daha beklemem gerekti. Cidde belediye başkanı, zamanın İstanbul belediye başkanının oğluna bir bilgisayar hediye etmek isteyince bilgisayarı göndermek için büyükelçiliğimizin yardımını talep etmişti. Ama hediye bilgisayarın yanında ikinci bir bilgisayar da büyükelçiliğimiz kullanımı için gönderilmişti. Bir bilgisayarı İstanbul’a yolladık; ikincinin kutusunu da “Selamsız Bandosu” filmindekine benzer bir törenle büyükelçilikte açtık. Karşımızdaki cihazları sanırım tüm büyükelçilik mensupları hayatlarında ilk kez görüyorlardı. Bilgisayarın harddiski yoktu. Beş çeyrek olarak bilinen iki disket sürücüsü vardı, belleği de yanılmıyorsam 192 KB idi. Bilmem söylememe gerek var mı, monitörü de tabiatıyla tek renkli idi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kulaktan dolma bilgilerime göre, bilgisayarların bir çok şeye kadir olduğunu düşünürdüm. Oysa kutular açılıp esrarengiz makina ile karşı karşıya kalınca bu işin bilimini öğrenmiş olmanın gerekliliğini anladım. Yardım almaksızın kendi başıma bu cihazı keşfetmem mümkün olamayacaktı. Hemen büyükelçimin yanına gidip, Türk firmalarından destek almayı önerdim. Önerim kabul edilince, Enka’nın Cidde ofisi ile temasa geçtik. Büyükeçiliğe Riyad’dan bir bilgisayar mühendisi geldi. Aradan geçen uzun yıllara rağmen hala kendisi ile temas halinde olduğum Orhan Karadoğan ile hafta sonlarında bir araya gelip büyükelçilik ihtiyaçlarına göre bilgisayardan nasıl yararlanabileceğimiz konusunda çalışmalar yaptık. Orhan bey zamanın yaygın kullanılan programlama dili Basic ile bizim için bir kaç program yazdı. Bu şekilde ilk olarak Suudi Arabistan’daki belli başlı Türk firmaları hakkındaki verileri derledik ve bir veritabanına aktadık. Bilgisayar ile bu ilk çalışmamızın sonuçlarını da 1984 yılı sonlarına doğru Cidde’ye resmi bir ziyaret yapan zamanın başbakanı Turgut Özal’a sunduk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8QbMKNATZI/AAAAAAAAAA4/5VWJgSv7pF0/s1600/Cidde+3+-0014.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 134px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8QbMKNATZI/AAAAAAAAAA4/5VWJgSv7pF0/s200/Cidde+3+-0014.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459518543991164306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Veritabanımızda Suudi Arabistan’da iş yapan tüm firmalara ilişkin bilgilerin olduğundan emindim. Büyükelçim, bir örneğini yazıcıdan aldığımız listeyi sayın başbakana benim sunmamı istemişti. Ben de fotoğrafta görüldüğü üzere, listeyi bir dosya halinde göstererek yaptığımız çalışmayı gururla kendisine anlattım. Sayın başbakan listeye şöyle bir göz attıktan sonra, “haydi o zaman bana Garanti Holgding ile ilgili bilgileri göster bakalım” dedi.  Heyecanla sayfaları çevirmeye başladım. Ama bir kaç kere kontrol ettiğim halde, uzun listede Garanti Holding’i bulamadım. Böylece ilk bilgisayar sunumum maalesef pek başarılı bir sonuç vermedi . Neyse ki bu başarısızlık beni ve Orhan beyi yıldırmadı. Cidde’den ayrılana kadar bilgisayar mühendisi dostum Orhan bey ile çalışmalarımızı sürdürdük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan yıllar geçti. Cidde’den sonra Avusturya, Almanya, İtalya, Amerika ve sonunda bir kez daha Suudi Arabistan’da büyükelçilik ve başkonsolosluklarımızda görev yaptım. Her görevimden sonra da Ankara’da iki yıllık merkez dönemlerim oldu. Dışişleri bakanlığında siyasi, ekonomik ve kültürel birimlerde görevler üstlendim. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza hizmet sunan konsolosluklarımızda çalıştım. Bakanlıkta göreve başladığım günden bu yana geçen yaklaşık otuz yıl içerisinde dünyadaki teknolojik gelişmeleri de yakından izleme fırsatı buldum ve öğrendiklerimi bakanlık çalışmalarına uyarlamak için çaba gösterdim. Teknik eğitim görmediğim, Türkiye’de ve yurt dışında hiç bir kursa devam etmediğim halde hobi olarak bilgisayarları öğrenmeye ve bu cihazlardan günlük çalışmamda daha etkin yararlanmayı amaçladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hariciyeci için teknoloji  ile bu kadar içli dışlı olmak, bilgisayar başında bu kadar uzun vakit geçirmek iyi midir, bilemem. Bregenz’deki başkonsolosum Kamuran bey, “aman, Naci beyin yanında b harfi ile başlayan kelime kullanmayın; hemen bilgisayarlar üzerine konuşmaya başlar ve bir daha onu susturamazsınız” derdi. Teknolojiyle ilgilenmek adeta vücuda giren virüs gibi bir şey. Bir kere bulaştı mı, artık bir daha ondan uzaklaşamıyorsunuz. Sanırım bende de böyle oldu. Artık neredeyse emekliliği düşüneceğim yaşlara geleceğim halde, hala günlük gelişmelere, hatta dış politika konularına bile bir bilgisayarcı, bir matematikçi gözüyle bakmaya devam ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yılın Ocak ayında, bakanlığımızdaki bilişim çalışmaları konusunda Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı ile bir görüşme yaptık. Zeynep hanım sohbetimiz sonrasında hurriyet.com.tr'ye bilişim yazıları yazmamı önerdi. Bu öneriye olumlu cevap vermeyi çok isterdim. Ama doğrusunu söylemek gerekirse, bir kamu görevlisinin düzenli olarak köşe yazısı yazması düşüncesi bana pek uygun gelmedi. Oysa özellikle ülkemizdeki bilişim çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerimi İnternet üzerinden başkalarıyla paylaşma düşüncesi oldukça cazipti. Bunun üzerine, "&lt;em&gt;başka bir siteye yazacağıma, acaba bir blog oluşturarak bilişim yazılarımı kendi sitemde yayınlayamaz mıyım&lt;/em&gt;?" diye sordum kendime. Google hesabımla böyle bir sayfayı dakikalar içinde hazırlayabileceğimi anlayınca da, "haydi o zaman, başlayayım bakalım" dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım devamını getiririm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3293169357417777967-6922258604091914076?l=nkoru.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nkoru.blogspot.com/feeds/6922258604091914076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/bilgisayarla-ilk-tansma.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6922258604091914076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3293169357417777967/posts/default/6922258604091914076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nkoru.blogspot.com/2010/04/bilgisayarla-ilk-tansma.html' title='Hariciyeciden bilişim yazıları'/><author><name>Naci Koru</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15935262601834013482</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='28' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/-RrmoItyTMnM/Tue6QxPi_hI/AAAAAAAAAHw/tstI4Y4aj4Q/s220/blog.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_pomyyeLIkMc/S8QbMKNATZI/AAAAAAAAAA4/5VWJgSv7pF0/s72-c/Cidde+3+-0014.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry></feed>
